19 Haziran 2017 Pazartesi 15:49
THY Yönetim Kurulu Başkanı Aycı, AA Finans Masası'nda

İSTANBUL (AA) - Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, dönüşümünü tamamlayacakları Anadolu Jet'in sadece yurt içi değil yurt dışına da uçan bir şirket olacağını bildirdi.

Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'na konuk olan Aycı, artık dünyada yatırım yapmanın ve yeni destinasyon açmanın maliyetlerinin, dünyada korumacı politikaların ve yaşanan dalgalanmaların da etkisiyle daha çok arttığını söyledi.

Aycı, 337 uçaklık filolarını en doğru noktalarda kullanmayı amaçladıklarını belirterek, burada hedefin sadece nicelik olarak büyümek olmadığını, THY'nin büyümenin kalitesine, niteliğine, içeriğine, geri dönüşüne önem verdiğini kaydetti.

THY'nin performansının sektör ve dünya ile kıyaslandığına işaret eden Aycı, "Analistler ve yatırımcılar THY'nin performansı üzerinden sadece havacılık sektörünün performansını değil, ülkedeki 10 büyük şirkete bakıp Türkiye'nin de performansını okumaya çalışıyor. Bu açıdan bir sorumluluğumuz var." ifadelerini kullandı.

"Benim gönlüm uçulmayan nokta kalmamasından, her yere uçmaktan yana" diyen Aycı, şöyle konuştu:

"Bir müjde daha vereyim; Anadolu Jet'i dönüştürüyoruz. Geçen yılki yaşanan olaylar olmasaydı Anadolu Jet, dönüşümünü tamamlamış olacaktı. Her şeyiyle yenilenmiş bir Anadolu Jet, sadece yurt içiyle kalmayıp, yurt dışına da uçan bir şirket olacak. Ankara merkezli bir şirket. Kargo'da değişimin ayak sesleri adım adım performansa da rakamlara da yansıyor. Şimdi aynısını Anadolu Jet'te yapacağız. THY'de yapısal dönüşümleri ertelemeyeceğiz, geciktirmeyeceğiz. Onlardan bir tanesi Anadolu Jet olacağı için bu müjdeyi Anadolu Jet ile daha kolay verebileceğimizi düşünüyorum. Çok uzun olmayan bir süreçte bunu tamamlayacağız."


- "Graz'a uçalım diye defalarca THY'ye ziyarete geldiler"


Aycı, Avrupa'nın daha olgun bir pazar olduğuna dikkati çekerek, "Avrupa'da çok ciddi bir büyüme gerçekleştirdik. Almanya'da 14 destinasyona uçuyoruz. Zaten Lufthansa'nın kendisi 18 uluslararası uçuş yapıyor. Lufthansa kendi evinde 18 noktadan uçarken, biz 14 noktadan uçunca bölgede çok ciddi bir farklılığı oluşturuyoruz." diye konuştu.

Avrupa'da çeşitli alanlarda optimizasyon yaptıklarını ve kıtada 46 noktadan 113 noktaya uçuş gerçekleştirerek her yeri kuşattıklarını aktaran Aycı, "Avrupa'da bazı havayolu şirketleri gibi sadece ana merkez başkentlere uçmuyoruz. Kaldırdığı oranda o başkentlerin dışında kalan şehirlere de uçuyoruz. Zaten bu şekilde biz 113 noktaya ulaşmayı başardık. Bugün Avusturya'da Graz'a bile uçuyoruz. Ya da hiçbir transit bağ yok ama orada vatandaşlarımız yaşadığı için Almanya'da Friedrichshafen'a bile uçuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

İlker Aycı, şöyle devam etti:

"Avrupa ile siyasal entegrasyonumuz var ama bir türlü tamamlanamıyor. Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusunda Türkiye'nin başına sürekli çorap örüp veya topluluğun tarihçesinde var olmayan kriterleri kritermiş gibi sunma psikolojisinden dolayı Ankara ve Roma Antlaşmalarıyla ortaya konan perspektif ve ufuk defalarca Avrupalılar tarafından akamete uğratılmış durumda. Ancak Türkiye Avrupa ufkunu şu ya da bu şekilde hep korudu. Ekonomisini Avrupa ile entegre tuttu. İhracatımızın en önemli merkezi Avrupa. Ayrıca Avrupa'daki şirketlerimiz ve orada yaşayan vatandaşlarımız Avrupa ekonomisine çok büyük katkı veriyorlar. Graz'a uçalım diye defalarca THY'ye ziyarete geldiler, teşvikler sundular. 'Aman ne olur gelin, uçun. Siz uçunca istihdam olacak. Şehrimize insanlar gidip gelecek, ekonomisi hareketlenecek.' dediler."


- "Korumacı politikaların etkisindeki slot kısıtlamaları bizi çok yavaşlatıyor"


Avrupa'da ortaya çıkacak yeni fırsatları takip edip değerlendirmeyi düşündüklerini dile getiren Aycı, "Örneğin Antalya'yı Avrupa'ya bağlamak için, Ankara dahil olmak üzere belli turistik yörelerin gelecekte Avrupa ile daha iyi bağlanabilmesi için hem THY hem de Anadolu Jet olarak büyük bir misyon taşıyoruz. Zaten Sun Express ile Antalya'da Türk turizmine çok büyük bir hizmet veriyoruz. Geçen yıl yaşanan hadiselere rağmen uçuş sayımızı ve uçak sayımızı Antalya'da azaltmadık. Dimdik durduk. Çünkü Türkiye turizminin canlanacağına ve yeniden ayağa kalkarak geri döneceğimize yürekten ve kalpten inanıyorduk." şeklinde konuştu.

Aycı, turizmde yeniden bir canlanma bulunduğunu, güçlü olmasa da ılımlı bir canlanmanın bile geleceğin ayak sesleri olarak yorumlanması gerektiğini vurgulayarak, güven ve istikrarın rakamlara daha süratle yansıyacağını söyledi.

Sao Paolo ve Latin Amerika'nın kendileri için önemli bir merkez olduğuna işaret eden Aycı, "Latin Amerika'da eklediğimiz yeni destinasyonlar var. Bunlarla birlikte o bölgedeki varlığımız giderek artmaya başladı. Şimdilerde Amerika'da 17 noktaya geldik ve büyümeye de devam edeceğiz. Kargo'da özellikle dünya ticaretinin nereden nereye olduğunu ve hangi trendlerde bunun çalıştığını çok iyi gözlemleyen bir ekibimiz var. Afrika'yı çok ciddi tarıyoruz. Uzak Doğu'da özellikle Hong Kong ve Çin merkezli gücümüzü daha da artırmaya çalışıyoruz ama buralarda kısıtlar var. Özellikle korumacı politikaların etkisindeki slot kısıtlamaları bizi çok yavaşlatıyor. Yeni noktalar olacak Kargo'da. Yakında yeni müjdeler olduğunda paylaşacağız." ifadelerini kullandı.

Aycı, dünyada kabin içi yönlendirme ve güvenlik filmlerini eğlenceli yapmak gibi bir trendin başladığını dile getirerek, "Bu trendin öncülerinden biri de biz olduk. Zach King inanılmaz bir adam. Müthiş koreografi, animasyon ve tasarımlarla, ayrıca çok sempatik yüzüyle bu işe çok uygundu. İlk seyrettiğimizde hakikaten bayıldık ve inanılmaz bir iş çıkardıklarını gördük. Arkadaşlar Zach King ile yeni projeler yapmak üzere çalışıyorlar. Bu genç çalışanların enerjisinin yansıması." yorumunu yaptı.

Reklam bütçelerinin her yıl yolcu sayısı ile uçuş ağlarının artışına ve filonun büyümesine, bu anlamıyla da satış pazarlama politikalarındaki yeni perspektiflere uygun olarak belirlendiğini belirten Aycı, şunları kaydetti:

"Geçen yıl tasarruf yılımızdı. Dışarıdan nasıl görünüyor bilmiyorum ama tasarruf kalemlerimizin içerisinde reklam da vardı maalesef. Maalesef diyorum çünkü THY gibi 120 ülkede ve 302 destinasyona her gün operasyon yapan bir şirketin değişik alanlarda yolculara mesajını iletebilmesi gerekiyor. Bu hem genel marka imajını destekleyen reklamlar hem de ürünün daha detayına inerek ürünü de zaman zaman yolcuya tanıtan reklamlar. Ülkemizin turistik yörelerinin ve ana kültürel kodlarının içinde bulunduğu tanıtımlar da var. Bu anlamıyla reklam politikamız bununla birlikte belirlenerek gelişecek. Reklam politikamızı esnek tutuyoruz. İhtiyaç olduğu zaman artırıyoruz, tasarruf gerektiği zaman daha aşağıya çekebiliyoruz. Ama yine de akıllı bir yönetimle bunları ilerletiyoruz. Önemli sponsorluklarımızı, reklam mecralarımızı elimizde tutuyoruz."


- "Bu yıl 10,1 milyar dolar gelir hedefimiz var"


"THY maliyet ve finansal açıdan sıkıntılı dönemi atlattı mı? İkinci çeyrek ve sonrasına ilişkin beklentileriniz nelerdir?" sorusu üzerine Aycı, finansallar açısından bakıldığında geçen yıl son çeyrekte ciddi düzelmeler yaşandığına dikkati çekti.

Son çeyrekte elde ettikleri 400 milyon dolara yakın kar ve 250 milyon dolarlık tasarrufun çok etkili olduğunu anlatan Aycı, bu yıl sektörde giderler açısından yüzde 3-3,5 artış beklendiğini, kendilerinin ise yüzde 4-5 civarında giderleri azaltacaklarını ifade etti.

Aycı, şunları söyledi:

"Sadece yakıt giderlerindeki tasarruftan bahsetmiyorum. Yakıt dışı kalemlerdeki etkin gider yönetiminin yansımalarından söz ediyorum. Ayrıca iştirak şirketlerimizde de benzer politikaları sürdürüyoruz. Neticede bu 16 şirketlik bir ekosistem. Geçen yılın oluşturduğu tahribat, gelirlerimizde kaybettiğimiz 1,5 milyar dolardan başlamak gerekiyor. Gelirlerdeki bu kaybın bu yıl telafi edilmesini öngörüyoruz. Bu yıl gelirlerimizin artışını planlıyoruz. Ana şirkette bu yıl 10,1 milyar dolarlık gelir hedefimiz var. 69 milyon yolcu hedefimiz var. Kargoyu çift hane büyütme hedefimiz var. Yolcu sayımızda tek haneli büyüme hedefimiz var. Yolcuda dış hatlarda daha fazla büyüme olacağını öngörüyoruz... Dünyada 'beklenmeyenleri bekle' yıllarındayız. Dolayısıyla böyle yıllarda şirketimizi güvenli bölgelerde tutmak ve bilançomuzu, nakit akışımızı, kur riskimizi, yakıt riskimizi yönetirken daha akıllı ve daha dikkatli davranıyoruz."


- "Japonya'da frekans azaltmamız ekstrem bir durum"


İlker Aycı, Japon yeni nedeniyle oluşan finansal zararlara ilişkin soru üzerine esnekliğin yüksek olduğu yıllarda yapılan yen borçlanmasının, esneklik marjlarının kaybolmasıyla bir miktar yük gibi göründüğünü söyledi.

Yenin bu kadar göze batmasında ikinci unsurun da dolar/yen paritesindeki değişim ve Japon ekonomisinin beklenildiği kadar performans gösterememesi olduğuna dikkati çeken Aycı, "Üçüncü unsur ise Japonların Orta Doğu'daki gelişmelerden etkilenerek seyahat iştahlarını kaybetmeleri ve bizim Japonya'da frekans sayımızda azaltmaya gitmemiz oldu. Borçlanma politikalarımızı yaparken, son 2-2,5 yılda doğal hedge yapıyoruz. Bu bağlamda Japonya'da frekans azaltmamız ekstrem bir durumdur. Bu gelirleri bir miktar azalttı."

Aycı, kur etkilerinin nakit çıkışı gerektirmediğini, borçların uzun vadeli yaşlandırıldığını belirterek, "Kur, iki çeyrek lehte iki çeyrek de aleyhte çalışır ya da bir yıl lehte, bir yıl aleyhte çalışır." dedi.

"Hisse sahipleri için 'sadakat programı' düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Aycı, "Bizim böyle bir planımız yok. Öyle bir planı da düşünmüyoruz. Burada en önemli şey, şirketin büyümesi, finansallarının iyi performans göstermesidir. Yatırımcılar ciddi şekilde bunları gözlemliyor. Ekstra bir promosyona gerek yok. Borsa İstanbul, bu anlamda dünyadaki en iyi performansı gösteren borsalardan birisidir. En güzel teşvik istikrardır, büyümedir. Bunları dışında teşvik aramaya sıcak bakmıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

(bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.