![]() |
|
Hüzün YÜCEL
|
| Uzunköprü’de çevre kirliliği sürüyor |
Biz insanoğlu kendimizi yok ettiğimiz yetmiyormuş gibi doğayı da katleder hale geldik. Bu yok oluş ve çevre kirliliğinden dolayı yaşanan doğa katliamları da ne yazık ki gözlerimizin önünde oluyor ve sesimizi bile çıkaramıyoruz. Öyle ya siyasi gündem, saçma sapan açılım saçılım projeleri, sahte belgeler, ıslak imzalar... İşte bu yapay gündemler uzaklaştırdı bizi öz sorunlarımızdan.. İşsiz gençlerimizden, iflas eden çiftçilerimizden, emeklilerin geçim sıkıntısından söz edemez hale geldik ülke olarak.
O nedenle ben sizlere Ergene Vadisi’nin nasıl yok edildiğinden söz etmek istiyorum.Gerçek ülke sorunlarından bahsetmek istiyorum...
Biliyorsunuz Türkiye’de her 50 saniyede bir çiftçi iflas eder duruma geldi. Özellikle hayvancılıkla ve tarım işiyle uğraşan köylülerimiz kendilerine sunulan imkansızlıklardan ötürü zor durumda. Ne yana dönse kredi borcu, geçim derdi derken burnunun ucunu bile göremez hale geldi.Gelelim anlatacağım hikayeye...
Ergene Ovası...
Burası Uzunköprü ve Meriç ilçe topraklarının bir bölümünü kaplar. Ergene ırmağı taştığı zaman ovaya mil taşır; bu nedenle ova toprakları çok verimli olup, her çeşit bitkisel üretime elverişlidir.
Yani “Bereket Ovası” olarak adlandırılan ve dünyanın en kaliteli pirincinin yetiştirildiği Ergene Ovası artık can çekişiyor. Nehirdeki kirlilik oranı yüzde 90’lara ulaştığı için tarım da durdu, duracak noktaya geldi.
Köylüler durumlarını, “Bizler ölümü bekliyoruz” sözleriyle anlattıyor.
Bu yok oluşa aç gözlü sanayiciler neden oluyor.
Çünkü İstanbul’daki ağır sanayi tesislerinin Çorlu, Çerkezköy ve Kapaklı’ya taşınmasıyla birlikte kirlenmeye başlayan Ergene Nehri’nde artık zehir akıyor. Ağır madenler, asit ve aşırı tuzlanma nedeniyle Ergene Nehri’nin suyu tarımda kullanılamaz hale geldi. Kirlenmeden en büyük zararı da Uzunköprü görmeye başladı.
Fabrikalar kilit vuruyor kapılarına…
Bir zamanlar 40’a yakın fabrikanın pirinç işlediği bölgede, bugün bu sayı 20’lere düştü. 80 bin dönümü bulan çeltik üretimi30 ila 40 dönüme geriledi.
Yani değerli okurlar, çevre kirliliği Trakya’nın büyük bölümünü sarmış durumda. Eğer acil önlemler alınmazsa kirlilik Enez Körfezi’nden başlayıp Ege Denizi’ne ve Akdeniz’e kadar ulaşacak.
O zaman da bu sorun sadece bizim değil, Avrupa’nın ve dünyanın sorunu haline gelecek. Uzmanların ifadelerine göre bu gün 50 bin ton çeltik zararımız var. Bu da, her yıl 50 milyon dolarımızın dışarı gitmesi demektir. İpsala Ovası da tehdit altında.
Bu yüzden atrıl şu açılım projeleri, islak imza, darbe paranoyaları ve asker üzerinden siyaseti bırakında ülke gerçeklerimize dönün ve bunun üzerinden siyaset yapın. Herşeyden önemlisi de şu aç gözlü sanayicileri durdurun artık.Çevremizi yeter katlettiler.

| Demokratik Açılımı Destekliyormusunuz? | |
|
|
Görsel Tasarım - Yazılım: selajans








.jpg)



