Glikoz şurubunun nişastadan elde edilen endüstriyel bir çeşit tatlandırıcı olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, “Vücudumuzun şeker dengesini alt üst eden glikoz şurubu, bir sonraki aşamada hormonal sistemlerimizi bozar, uzun vadede tüketildiği takdirde ise kansere sebep olabilir” dedi.

Glikoz şurubunun nişastadan elde edilen endüstriyel bir çeşit tatlandırıcı olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, “Vücudumuzun şeker dengesini alt üst eden glikoz şurubu, bir sonraki aşamada hormonal sistemlerimizi bozar, uzun vadede tüketildiği takdirde ise kansere sebep olabilir” dedi.

Şeker Bayramı’na bu yıl uzunca bir tatil eşlik etmesinin beraberinde daha fazla ziyaret ve ikramlık getireceğini belirten Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Anıl Öztürk, bayramda tatlı ve çikolata seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri anlatarak glikoz şurubu uyarısında bulundu.

Böbrek taşı oluşumuna neden olabilir

Gözden kaçırmayın

Perde ameliyatı ile 9 yıllık evlat hasreti son buldu Perde ameliyatı ile 9 yıllık evlat hasreti son buldu

Dyt. Anıl Öztürk, nişastadan elde edilen endüstriyel bir çeşit tatlandırıcı olarak tanımladığı glikoz şurubunun zararları hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Glikoz şurubu bizim açlık-tokluk metabolizmamızı bozar. Biz açlığı midemiz boşaldığında değil, kan şekerimiz düştüğünde hissederiz. Glikoz şurubu içeren gıdaları tükettiğimizde insülin isimli hormon salgılanarak bizim kan şekerimizi düşürür ve biz açlık hissederiz. Bu nedenle daha fazla besin tüketip daha fazla yağ depolarız. Sonuç olarak ise obeziteye ve beraberinde şeker hastalığına davetiye çıkarmış oluruz. Vücudumuzun şeker dengesini alt üst eden glikoz şurubu; bir sonraki aşamada hormonal sistemlerimizi bozar (östrojen, testosteron vb. hormonların salgılanmasını artırabilir), uzun vadede tüketildiği takdirde ise kansere sebep olabilmektedir. Astım ve multipl-skleroz (bir sinir sistemi hastalığı) gibi hastalıklara neden olabileceği ve karaciğeri büyütücü etkisi olduğu saptanmıştır. Böbreklerde taş oluşumuna neden olabilir. Bakır eksikliği başta olmak üzere vücudun mineral dengesini bozabilmektedir.”

Kod okuma alışkanlığı kazanmalıyız

Bir ürünün içinde glikoz şurubu olup olmadığını tadına bakarak anlamanın mümkün olmadığını söyleyen Dyt. Anıl Öztürk, bunu anlamanın tek yolunun açık satılan ürünleri güvenilir yerlerden almak, paketli satılan ürünlerde ise etiket okuma alışkanlığı kazanmaktan geçtiğini söyledi. Dyt. Anıl Öztürk, etiket okurken yardımcı olabilecek kodların isimlerini şöyle sıraladı:

“G37 - glikoz şurubu (DE-37), G40 - glikoz şurubu (DE-40),G58 - glikoz şurubu (DE-60), G95 - glikoz şurubu (DE min 97), M50 - yüksek maltoz şurubu, M38 - maltoz şurubu, F85 - fruktoz şurubu, yüksek fruktozlu glikoz şurubu).”

Raftan bakılan gıda içerikleri okuyup alınmalı

Glikoz şurubunun normal bir şekerden çok daha tatlı olması ve gıda endüstrisinin sunduğu bazı teknolojik avantajlar sayesinde çok daha ucuza mal edilebilir olması dolayısıyla sıklıkla kullanıldığını vurgulayan Dyt. Anıl Öztürk, “Özellikle paketli ürünlerin içeriğini okuduğumuzda sık sık ‘glikoz şurubu içerir’ ibaresine rastlarız. Bunun dışında içerikte mutlaka vitamin, mineral, lif, antioksidan gibi sağlıklı besin bilişimleri de barındırabilir, ancak unutulmamalıdır ki bu bileşimler glikoz şurubunun zararlı etkisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle raftan alınan gıdaların içeriklerini okuyup böyle bir tatlandırıcı konduysa çocuklarımızı ve kendimizi uzak tutmamız gerekir” diyerek sözlerini sonlandırdı.