banner417

"Açlığı önlemenin birinci adımı, gıda kayıp ve atıkları ile mücadele"

- TGDF Başkanı Şemsi Kopuz: - "Açlığı önlemenin birinci adımının gıda kayıp ve atıkları ile mücadele olduğunu biliyoruz. Bu amaçla gıda tedarik zincirinin tüm paydaşlarını kapsayan çalışmalar içerisindeyiz" - "Bugün dünyada 1 milyara yakın kişi, açlık ya da yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Çevresel, politik ve ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında, bu ateşin ülkemize de sıçramaması için gerekli önlemlerin hızla alınması lazım"

İSTANBUL (AA) - Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, açlığı önlemenin birinci adımının gıda kayıp ve atıkları ile mücadele olduğunu bildiklerini kaydetti.

TGDF'den yapılan açıklamaya göre, Dünya Gıda Günü, 16 Ekim’de kutlanacak. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından başlatılan ve her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması "2030’da #SıfırAçlık olan bir dünya mümkün" olarak belirlendi.

"Eylemlerimiz geleceğimizdir" sloganıyla düzenlenen etkinlikler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin ikincisi olan "Sıfır Açlık" konusuna dikkati çekmeyi amaçlıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, dünyada kronik açlığın yeniden yükselişe geçtiğini, bu durumun onlarca yılda elde edilen kazanımları tehdit etmeye başladığını belirtti.

Kopuz, savaşlar, iklim değişikliği, küresel ekonomide yaşanan sorunlar ve eşitsizlik nedeniyle dünya genelinde "Sıfır Açlık" hedefine ulaşmanın giderek zorlaştığını, bu konuda atılan adımların hızlandırılması gerektiğini kaydetti.

Sadece geçen yıl dünyanın, en büyük insani krizlerinden birini yaşadığını belirten Kopuz, Nijerya, Somali, Güney Sudan ve Yemen’de 20 milyon insanın yiyecek kıtlığı ile karşı karşıya kaldığını, her 12 saniyede bir çocuğun açlıktan öldüğünü bildirdi.

Kopuz, gıdanın nasıl üretildiği, depoladığı, taşındığı ve tüketildiğinin bu bağlamda her zamankinden çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, "Tarım, balıkçılık ve ormancılığa dayalı hayat süren kırsal kesimin kalkındırılması; gıda üretim sistemlerinin iyileştirilmesi, doğal kaynakların uzun vadede korunması, açlık ve dengesiz beslenmenin azaltılmasının birincil şartlarından biri." ifadesini kullandı.


- "Sıfır açlığa ulaşmak doğru adımlarla mümkün"


Şemsi Kopuz, sıfır açlığın iddialı bir hedef gibi dursa da doğru adımlarla ulaşılmasının mümkün olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bunun için toplumun tüm kesimlerinin, kamunun, özel sektörün, akademisyenlerin, tüketicilerin el ele vererek birlikte çalışması gerekiyor. Yeterli ve dengeli gıdaya erişimde en büyük sorunu yaşayan düşük gelirli kesimin kurtarılması; sosyal yardımlaşma, sürdürülebilir tarım, beslenme, sağlık ve eğitim politikaları arasında bağlantının kurulması büyük önem taşıyor. Dünyada açlığın sıfırlanması için öncelikle ülkemizde ayakları yere basan, sürdürülebilir bir program uygulamamız gerek. Bugün dünyada 1 milyara yakın kişi, açlık ya da yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Çevresel, politik ve ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında, bu ateşin ülkemize de sıçramaması için gerekli önlemlerin hızla alınması lazım. Kendine yeten bir tarım ülkesiyken, nüfus artışına karşın tarım arazilerinin giderek azalması endişe veriyor. Son çeyrek yüzyılda çeşitli nedenlerle Konya ilimiz büyüklüğünde tarım arazisinin kaybolduğu ifade ediliyor. Neyse ki Tarım ve Orman Bakanlığı, bu konuda girişimlere başlamış durumda. Biz sektör olarak üzerimize düşeni her zaman yapma gayreti içerisindeyiz.

Açlığı önlemenin birinci adımının gıda kayıp ve atıkları ile mücadele olduğunu biliyoruz. Bu amaçla gıda tedarik zincirinin tüm paydaşlarını kapsayan çalışmalar içerisindeyiz. Geçtiğimiz günlerde federasyonumuz öncülüğünde, İngiltere Kraliyet Mühendislik Akademisi iş birliğiyle toplanan; çiftçilerden lojistiğe, sanayiden akademiye birçok katılımcıyı bir araya getirerek iş birliği başlatan Sıfır Gıda Atığı Liderler Ağı bu girişimlerimizden en yenisi. Gerek sektör gerek gıda tedarik zincirinin tüm paydaşları olarak çok yakında bu girişimlerimizin meyvelerini toplayabileceğimizi umuyoruz."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER