Erzincan’da Tarım Var, Hayvancılık Var; Peki "Gelecek" Nerede?

Yazılımcı & Bilgi Sistemleri UzmanI Murat Çetin'nin kaleminden..

Abone Ol

Bugün sizlere, memleketimiz Erzincan’ın ekonomik can damarlarından biri olan teşvikler ve gözden kaçırılan, hatta adeta "üvey evlat" muamelesi gören bir sektörden; teknolojiden bahsetmek istiyorum.

Son dönemde açıklanan verilere bakıyoruz; 2026 yılı tarım ve hayvancılık için müjdelerle dolu. Mazot-gübre desteği, yem bitkileri teşvikleri, KKYDP kapsamında sağlanan %50 hibeler ve modern çiftlikler için verilen %65’lik devasa destekler... Hele ki "Kırsalda Bereket" projesiyle 100 küçükbaş hayvan desteği, üreticimiz için can suyu niteliğinde. Bunlar bizi elbette mutlu ediyor, şehrimizin topraklarının boş kalmaması stratejik bir zorunluluktur.

Ancak sormadan edemiyorum: Bu toprakların sadece ekinlere mi ihtiyacı var? Genç beyinlerin filizleneceği dijital tarlalarımız neden hala nadasa bırakılmış durumda?

Bir Dönemin Gururu, Bugünün Kaybı: AssisTT ve Airties Örneği

Erzincan, teknoloji ve hizmet sektöründe aslında "başarabileceğini" kanıtlamış bir şehirdir. 2007’de kurulan AssisTT, 2009-2010 yıllarında binlerce hemşehrimize ekmek kapısı oldu. 30-45 yaş arasındaki birçok kardeşimizin ilk sigortası orada başladı, ilk maaşını oradan kazandı. Keza 2017’de Airties’ın İstanbul’da yazılımcı bulamayıp Erzincan’ın pırıl pırıl mühendislerine güvenerek açtığı Ar-Ge ofisi, bu şehrin potansiyelinin en somut belgesiydi.

Peki bugün ne durumdayız? Bu dev firmalar küçülmeye gidiyor, personelini başka illere kaydırıyor ya da deneyimli çalışanlarını tazminatla işten ayrılmaya zorluyor. Erzincanlı gençlerimiz, kendi memleketlerinde "teknoloji mültecisi" haline mi getiriliyor?

Milyonluk Ahırlar mı, Bin liralık Ofisler mi?

Tarım ve hayvancılık yatırımları bugün milyonlarca liralık sermaye gerektiriyor. Üstelik bu sektörde çalışacak genç nüfus bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Diğer yanda ise sadece bir laptop ve internet bağlantısıyla dünyaya iş yapabilecek, "Vibe Coding" çağını yakalamış binlerce gencimiz var.

Bir Teknopark’ın, bir ön kuluçka merkezinin kurulması, milyonluk çiftliklerden çok daha az maliyetliyken neden hala "yer sorunu" bahanesine sığınılıyor? AssisTT’in boşalttığı binalar neden birer teknoloji üssüne, sanal ofis merkezine dönüştürülmüyor?

Çevre İller Koşarken, Biz Neden İzliyoruz?

Burnumuzun dibindeki örneklere bakalım:

  • Erzurum (ATA Teknokent): Bölgenin lideri konumunda, Kudaka iş birliğiyle her gün yeni bir girişim doğuruyor.
  • Sivas (Cumhuriyet Teknokent): Yazılım ve savunma sanayiinde devleşiyor.
  • Elazığ (Fırat Teknokent): Bilişim alanında Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biri oldu.

Erzincanlı girişimci neden vergisini Elazığ’a, Erzurum’a ödemek zorunda kalsın? Neden bizim üniversitemiz bu ek gelirlerden mahrum kalsın?

Siyasetçilerimize ve Yöneticilerimize Çağrımdır!

Dünya artık "dijitalleşme" demiyor, "dijitalin içine doğuyoruz" diyor. Erzincan’ın sadece traktör sesine değil, klavye sesine de ihtiyacı var. Fabrikada çalışacak işçi bulmakta zorlanılan bir dönemde, çağrı merkezlerinde ve yazılım ofislerinde çalışmaya hazır, eğitimli bir ordumuz var.

Sayın yetkililer; Erzincan’ın teknoloji ekosistemini kurmak bir tercih değil, bu şehre olan borcunuzdur. Teknopark için yer bahanesini bir kenara bırakın; binalar hazır, beyinler hazır, sadece irade eksik. Gençlerin göç etmediği, yazılımın başkenti olan bir Erzincan hayal değil.

Tarlayı sürelim, hayvancılığı destekleyelim ama geleceği de ıskalamayalım. Çünkü teknolojiye yatırım yapmayan bir şehir, 2026 yılında sadece geçmişiyle övünmek zorunda kalır.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }