Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay karantina günlerinin sosyal medyasını değerlendirdi. Kullanımın oldukça yaygınlaştığını belirten Doç. Dr. Akarçay her bilginin doğru bilgi olmadığı uyarısında bulunarak sorgulamanın önemine dikkati çekti.

Koronavirüs pandemisi ile birlikte hayatlarımızda büyük değişikliklerin meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Akarçay, “Artık hepimizin ortak bir kullanım mecrası var: Yeni medya. Bu süreçte sürekli çevrimiçi olma, bağlantıda kalma düşüncesi esir aldı bizi. Video konferanslar ile görüşmeler yapıyor, dijital yayın platformlarından canlı yayınları izliyor, uzaktan eğitim ile öğrenim hayatımızı sürdürüyor, sosyal medyadan koronavirüs ile ilgili haberleri okuyor, izliyoruz. Covid-19 hakkında sosyal medya kullanıcılarının dünya genelinde yaptığı paylaşımların 275 milyonun üzerine çıktığı söyleniyor. Bu inanılmaz bir sayı ve sosyal medya kullanımının ne kadar yaygınlaştığını gösteriyor.” dedi.

“Bilgi kirliliğine dikkat! Her gördüğünüze inanmayın”

Eğlenceli bulunan sosyal medyanın tehlikeli olabileceğini de vurgulayan Doç. Dr. Akarçay, “Sosyal medya bilgiyi hızla ve kontrolsüzce yayıyor. Buradaki en önemli tehlike internet denen büyük veri rezervinde bilginin çeşitli, yanlı, tutarsız bir çöpe dönüşmesi. Sosyal medya kullanıcıları doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmeli. İnternette dolaşan bilginin ne kadar doğru olduğu sorusu hep akılda tutulmalı ve muhakkak bu bilgi farklı kaynaklardan teyit edilmeli. Dünya Sağlık Örgütü, T.C. Sağlık Bakanlığı gibi resmi kuruluşların sosyal medya hesapları takip edilebilir. Uzman olduğunu öne sürerek açıklama yapan kişileri arama motorlarından araştırıp, dinlemeye değer olup olmadıklarına karar verebilmeliyiz.” dedi.

“Sosyal medyada sosyal mesafemizi korumalıyız”

Sıkıntılı bir süreçten geçtiğimizi belirten Doç. Dr. Akarçay, “Sizi olumsuz etkileyecek sosyal medya kullanıcılarından uzak durmalı, onları takipten çıkarmalısınız. Bu süreçte sosyal medyada da sosyal mesafeyi korumak zorundayız. Bilinçli bir sosyal medya kullanıcısı olmak aynı zamanda paylaşımlara da dikkat etmeyi gerektirir. Doğruluğu kanıtlanmamış, safsatadan ibaret, takipçilerde endişe ve panik oluşturacak içeriklerden kaçınmalı. Ülkemizde gerçekleşmemesine rağmen, sanki gerçekleşiyormuş gibi kurgulanan görüntülere inanmadan önce görüntüdeki mekâna, insanlara, yazılara bakmalı, görüntünün gerçek olup olmadığı sorgulanmalı. Görsel arama yaparak bu görüntülerin (fotoğrafların) gerçekliği teyit edilebilir. Bilinçli kullanıcı olmayı istemek, bilgiyi sorgulamak, kıyaslamak, bilginin kaynağına ulaşmak, her şeye inanmamak çok önemli” açıklamasında bulundu.