banner417

Hedef gözeterek sivillere ateş açan darbeci de inkar etti

Darbe girişimi sırasında, hedef gözeterek birçok vatandaşı yaralayan darbeci eski Yüzbaşı Sinan Canlı, kamera görüntüleri, tanık, müşteki ve sanık beyanlarına rağmen FETÖ'nün talimatına uyarak inkar politikasına gitti.

Hedef gözeterek sivillere ateş açan darbeci de inkar etti

İSTANBUL (AA) - Sultanbeyli ve Mehmetçik Vakfı civarında hedef gözeterek ateş etmesi sonucu birçok vatandaşı yaralayan darbeci eski yüzbaşı Sinan Canlı, kamera görüntüleri, tanık, müşteki ve sanık beyanlarına rağmen FETÖ'nün talimatı doğrultusunda inkar stratejisini izledi.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında aktif rol alarak birçok vatandaşın şehit olması veya yaralanmasında talimatları bulunan darbeci sanıklar, yargılandıkları davalarda, elde edilen görüntü, ses kayıtları ile tanıkların teşhis ve anlatımlarına rağmen savunmalarını "inkar politikası" üzerine kurmayı sürdürüyor.

Sultanbeyli ve Mehmet Vakfı civarında darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşlara hedef gözeterek ateş açan darbeci eski yüzbaşı Sinan Canlı da cezaevine girdikten sonra örgüt talimatı çerçevesinde inkar yolunu seçen sanıklardan biri.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yalova Hava Meydan Komutanlığında kamp yapmakta olan 178'i hava harp okulu öğrencisi 184 asker, Sabiha Gökçen Havalimanı'na takviye ve İstanbul'da bulunan bir medya kuruluşunu kontrol almakla görevlendirildi.

Darbeci eski kurmay yüzbaşı Sinan Canlı, darbeci üsteğmenler Ali Apaydın ve Aydın Gülşan ile 3 er ve 116 askeri öğrenciyle MAN otobüslerine binerek İstanbul'a intikal etmek üzere Yalova Meydan Komutanlığı'ndan yola çıktı.

Hedef gözeterek ateş açtı

Sultanbeyli ve Mehmetçik Vakfında alınan tedbirler, birçok aracın yolda bekletilmesi ve darbe kalkışmasına tepki gösteren vatandaşların bu noktada toplanmaya başlaması nedeniyle Yalova'dan yola çıkan darbeciler burada durmak zorunda kaldı. Kolluk görevlileri tarafından trafik akışının kesilmesi ve bölgede çok sayıda vatandaşın toplanmış olmasından dolayı daha fazla ilerleyemeyen darbecilere, bölgede toplanan vatandaşlar tepki gösterdi.

Sinan Canlı, yolu açmamakta ısrarcı olmaları ve darbecilere tepki göstermeye devam etmeleri üzerine hedef gözeterek vatandaşlara ateş açmaya başladı. Açılan ateş sonucu Osman Nuri Esen ve Aydoğan Onmaz yaralandı.

Darbeciler Sinan Canlı, Aydın Gülşan ve Ali Apaydın, sivil vatandaşların bulunduğu yere doğru, etkili mesafeden, uzun namlulu silahlarla öldürme kastıyla ve hedef gözeterek ateş etmeye devam etti. Açılan bu ateş sonucu müşteki Sedat Özoğul da yaralandı. Özoğul'un "Parabellum" tipi bir merminin isabet etmesi sonucu yaralandığı, bu merminin MP-5 marka A3 model makineli tabancalara ait olduğu, bu silahların da rütbeli darbeciler Sinan Canlı, Aydın Gülşan ve Ali Apaydın'a verildiği, olaylar esnasında da bu kişiler tarafından kullanıldığı tespit edildi.

Darbeci Canlı, telefonuyla çekim yapan müşteki Yakup Udun'u da hedef gözetip bacağından vurarak yaraladı.

Yaralanan müştekilerin beyanları

Darbeci Sinan Canlı'nın ayağından vurduğu müşteki Osman Nuri Esen, "Telefonumu almak için araca yöneldiğimde arkamdan ateş etmeye başladılar. Bu sırada arkamdan ateş eden askerler 'Aracından uzak dur' diye bağırarak, benim araçtan uzaklaşmamı istediler. Ancak ben aracımdan cep telefonumu alarak video kaydı yapmaya başladım. Bu sırada yüzbaşı üniformalı asker şahıs (Sinan Canlı) benim sağ ayağıma diz üstünden, elindeki tabancayla ateş etmeye başladı. Bir kaç el ateş ettikten sonra sağ ayağıma direk olarak ateş etti. Ben yaralanıp yere düşünce elimde bulunan ve o sırada halen video kaydı yapmakta olduğum cep telefonumu alarak otobandan dışarı doğru uzağa attı." şeklinde beyanda bulundu.

Müşteki Yakup Udun, "Yüzbaşı olduğunu öğrendiğim Sinan Canlı kendilerinin Harp Okulundan geldiklerini, göreve gittiklerini, derhal yolun açılmasını istediğini söyledi. Bu sırada Canlı, başka bir vatandaşla tartışırken ben tartışan vatandaşın ve askerin fotoğrafını çektim. Bunu gören Yüzbaşı Sinan Canlı isimli asker aniden bana tabancayla ateş etti. Kurşun sağ bacağımın diz kısmına isabet etti. Yaralanınca kendimi yol kenarına attım. Bir ara arkamdan geldiğini gördüm. Ancak daha sonra panik ortamı oluşunca beni takip etmeyi bıraktı." dedi.

Müşteki Aydoğan Onmaz ise vatandaşlara, "Korkmayın bunlar size ateş edemez." diye seslendiğini aktararak, "Bu sırada Sinan Canlı ile karşılaştık. Bu asker bana aracıma binmemi ve insanları etkilemememi söyledi. Beylik tabancasını çıkararak benim kafama dayadı ve küfrederek 'Şimdi seni burada vururum kimse bana bir şey yapamaz.' diye söyledi." ifadelerini kullandı. Canlı'nın kendisini öldürmekle tehdit ettiğini ve birkaç metre geriye giderek mevzilendiğini aktaran Onmaz, "Bu sırada bir başka asker beni hedef gösterdi. Bunun üzerine benim yanımdan uzaklaşan Sinan Canlı bana doğru tüfeğiyle ateş etti. Bu şahsın beni hedef alarak ateş etmesi sonucu sağ bacağımdan yaralandım." diye konuştu.

Bir vatandaşı vurduğunu kabul eden darbeci, diğerlerini inkar etti

Mahkemede, yaralanma olaylarına ilişkin savunma yapan darbeci Sinan Canlı, 3 kişiyi kasten yaraladığını kabul etmeyerek FETÖ'nün inkar stratejisini izledi.

Tuzla Mehmetçik Vakfı yanında araçların durduğunu söyleyen darbeci asker, sadece bir vatandaşı ayağından vurduğunu kabul etti. Darbeci yüzbaşı, o anları şöyle anlattı:

"Üzerime bir kişi geliyordu ve elinde bir şey vardı. Arkasında da 10-15 kişi vardı. Şakağına silah dayadım. Arka tarafı uyarmak için ve elindeki telefonu başka bir şey olarak gördüğüm için vatandaşı ayağından vurdum. Tedirgindim ve bunu yaptım. O gece hep tedirgindim, otobüse taşlar gelince de ateş ettim."

Darbeci askerden "kafalarına sıkın" talimatı

Sultanbeyli Mehmetçik Vakfı bölgesine takviye olarak görevlendirilen 6 polis memuru, "Yapmayın, bu yaptığınız suçtur, hepimiz bu vatanın evlatlarıyız, birbirimizi mi vuracağız? " sözleriyle darbecileri eylemlerinden vazgeçirmeye çalıştı.

Bölgeye takviye güç olarak intikal eden müşteki polis memurları ile silahlı çatışmaya giren Sinan Canlı önderliğindeki darbeciler hedef gözeterek ve öldürme kastıyla ateş etmeye başladı. Darbeci Canlı, kolluk görevlisi olan müşteki Murat Ellibeş'i (meslekten ihraç), yanına yaklaşarak uzun namlulu silahıyla karın bölgesine, öldürme kastıyla yakın mesafeden ateş ederek yaraladı.

Diğer polisleri derdest ederek yere yatıran darbeciler, silahlara da el koydu. Darbeci Canlı, yere yatırdığı polis memurlarından Mehmet Biliç'i MP-5 dipçiği ile darbetti.

Polisleri yere yatıran ve darbeden sanık Canlı, emrindeki darbecilere de "Kafalarını kaldırdıkları an, kafalarına sıkın" talimatını verdi.

Dosyada yer alan bazı polis ifadeleriyle de olay anlatıldı. Buna göre, Apdil Özcan ifadesinde, "Önde bulunan otobüsün sağ yan kısmındaki 5-6 kişilik asker grubunun içinden açılan ateş sonucu komiser yardımcısı Murat Ellibeş vurularak yere düştü. Bu asker şahısların polis merkezi içerisinde adli işlemleri yapılırken bana olay yerinde ilk müdahale eden ve emrinde bulunan askerlerine talimat veren, teçhizatlarımızı aldıran ve belirttiğim tüm olayları koordine eden ve Mehmet Biliç'i darbeden asker şahsı tanıdım. Bu kişinin rütbesinin Yüzbaşı Sinan Canlı olduğunu öğrendim." dedi.

Erdal Yıldırım ise "Olayları koordine eden şahsı tanıdım. Rütbesinin yüzbaşı, isminin Sinan Canlı olduğunu öğrendim. Beni yere yatırarak belimden zorla silahımı alan da Sinan Canlı idi." beyanında bulundu.

Mehmet Biliç de "Yaklaşık 7-8 asker biz görevli polislerin kafalarına silah dayadıktan sonra yere yatırdı. Başlarımıza silah dayamak suretiyle arkadaşlarımın ve benim belimde bulunan tabancamı ve diğer arkadaşlarımın bellerinde bulunan zati demirbaş tabancalarımızı, cep telefonlarımızı, telsizlerimizi, çelik yeleklerimizi silah zoruyla aldılar. Yatarken, 'Neden etrafa bakıyorsun.' diye uzun namlulu silah dipçiğiyle kafama ve vücudumun çeşitli yerlerine vurdular. Tekmeleyerek beni darbettiler. Beni darbeden asker yüzbaşı Sinan Canlı'dır." ifadesini kullandı.

Murat Ellibeş, "Rütbeli personel 'Sizlerle işimiz yok, bizim işimiz yönetimle.' dedi. Bu esnada ellerimi göstererek 'Silahım yok, konuşalım' dedim. Bu esnada bir el silah sesi duydum ve bir aracın lastiğinin patladığını gördüm. İkinci silah sesini duyduğumda karnımda bir sızı hissettim. Baktığımda vurulduğumu anladığım. İki dizimin üstüne çöktüm ve yerde yuvarlandım. Bu esnada Sinan Canlı beylik tabancasını başıma dayadı, 'Silahını ver.'dedi. Daha sonra ayağıyla beni çevirerek belimdeki silahımı aldı." dedi.

"Kafalarına sıkın" talimatını tedirginlikten verdim yalanı

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinde polislerin derdest edilmesine ilişkin savunma yapan darbeci Sinan Canlı, "Yolda polis olduklarını gösteren hiçbir şey yoktu. Silahlarını aldım ve yere yatmalarını söyledim. Bunların hepsini tedirginlikten yaptım." yalanına sarıldı.

Darbe girişimi esnasında tedirginlik dolayısıyla ağzından istemediği kelimelerin çıktığını iddia eden sanık Canlı, "Kafanıza sıkarım" talimatını istemsizce verdiğini savunarak, darbe eylemlerine bilinçli olarak katıldığını inkar etti.

"Üç kişiyi hakladım cümlesini öğrencileri rahatlatmak için kullandım"

Dosya kapsamında ifade veren 36 öğrenci sanık, Sinan Canlı'nın darbe girişimi boyunca ateş açtığını ve otobüse bindiğinde "3 tane haini vurdum." şeklinde beyanda bulunduğunu söyledi.

Mahkemedeki savunmasında bu cümleyi kullandığını kabul eden Canlı, kendisi gibi öğrencilerin de panik olduğunu hissettiğini, öğrencilerin tedirginliklerinin geçmesi için böyle bir cümle kurduğunu öne sürdü. Canlı bu ifadeleri kullanarak vatandaşları yaraladığını bir kez daha inkar etti.

Sosyal medyaya, şoföre bakmaktan bakamamış

Mahkemedeki savunmasında darbe girişiminden haberdar olduğunu inkar eden ve terör saldırısı nedeniyle destek olarak Yalova'dan ayrıldıkları yalanını söyleyen Sinan Canlı, darbe girişiminden de sabah haberdar olduğunu söyledi.

Gece boyunca telefonu yanında olan ve HTS kayıtlarında birçok araması bulunan Canlı, haberlere ve açıklamalara bakamamasını ise şu yalanla açıkladı:

"Şoför öndeki otobüsü kaçırdı. Öndeki aracı kaçırdığımız için şoföre çok kızdım. Komutanımı aradım, güzergahı öğrendim. Şoföre kızgındım ve tedirgindim, gözüm hep şoförün üzerinde olduğundan dolayı sosyal medyaya hiç bakamadım. Bu nedenle haberlere ve açıklamalara bakamadım."

FETÖ'cü olduğunu inkar etti

Darbeci yüzbaşı Sinan Canlı mahkeme huzurunda verdiği savunmalarda sürekli olarak FETÖ'cü olmadığını iddia etti.

FETÖ'cü olduğunu inkar eden Canlı'nın, kurmaylığa örgüt üyeliği sayesinde geçtiği gizli tanık beyanıyla ortaya çıktı. Gizli tanık "SEL" ifadesinde, "Ben Bursa Işıklar Askeri Lisesinde ... yılları arasında görev yapmıştım. Burası daha önce 2008 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığından Hava Kuvvetleri Komutanlığına geçmişti. Hava Kuvvetleri Komutanlığına geçtiğimde ilk kurucu ekipte görev alan beş kişilik kurucu tim komutanlarından görev yaptığım süre boyunca çok iyi bir şekilde bahsediliyordu. 'Beşi bir yerde' diye anılıyordu. Şakirt oldukları yani cemaat mensubu oldukları ima ediliyordu. Zaten bunların hepsi de sonradan kurmay oldu. Bunların isimleri (M. K. E), (Sinan Canlı) , (T.T. ), ( H. A. ),(Y. K.) ve ( E. Ö.) dir." beyanında bulundu.

Vatandaşları yaraladığı anın görüntüleri ortaya çıktı

Darbeci Canlı'nın kendisini engelleyen bir vatandaşı yaraladığı an cep telefonu kamerası tarafından görüntülendi. Görüntüler Canlı'nın yargılandığı dava dosyasına da girdi.

Kayıtlarda Canlı'nın, toplanan vatandaşlara, "Ayrılın vururum." şeklinde ifadeler kullandığı ve elindeki tabancayla havaya defalarca ateş ettiği, silahını vatandaşlara doğrultarak üzerilerine yürüdüğü, vatandaşların "Ayıp ya, yediğiniz lokmalar haram." demesi üzerine küfretmesi görülüyor.

Vatandaşların birbirlerini "Asker silah çekiyor." diyerek uyardıkları, aniden yön değiştiren Canlı'nın bir vatandaşa yaklaşarak ateş ettiği, bacağından vurularak yere düşen vatandaşın acı içinde bağırması da görüntü de yer alıyor.

Canlı'nın eylemlerini sürdürerek toplanan vatandaşlara hitaben sürekli "Çabuk çekilin." diye bağırması, silahını doğrultarak vatandaşlara, "Vururum bak" şeklinde sözler söylemesi de cep telefonu kamerasından görülebiliyor.

Darbeci Sinan Canlı, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "kasten yaralama" ve "kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 64 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER