Son Dakika

Pakdemirli: "Lisanslı depoculuk sistemi çiftçimizin hırsızlık, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı mahsulünü koruma altına alıyor"

Lisanslı Depoculuk Değerlendirme Toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "2020 yılında toplam bitkisel üretimimiz bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı" dedi.

Genel 26.01.2021, 12:02
Pakdemirli: "Lisanslı depoculuk sistemi çiftçimizin hırsızlık, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı mahsulünü koruma altına alıyor"

Lisanslı Depoculuk Değerlendirme Toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "2020 yılında toplam bitkisel üretimimiz bir önceki yıla göre 7 milyon ton artışla 124 milyon tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı" dedi.

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü (TMO) koordinasyonuyla düzenlenen toplantıda lisanslı depoculuk sistemindeki gelişmeleri ve sorunları değerlendiren Bakan Pakdemirli, ülkemizde 2000’li yıllarda başlayan depolama sürecinin 2005 yılında çıkarılan Lisanslı Depoculuk Kanunu’yla hız kazandığını belirtti.

İlk lisanslı depo kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçtiğini ve lisanlı depoculukta Ticaret Bakanlığı ve TOBB ile ortak çalışmaların yürütüldüğünü ifade eden Bakan Pakdemirli, "Sağlanan destek ve teşviklerle bu sistem giderek büyümeye ve gelişmeye başladı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı imkanlar sayesinde son 3 yılda hem lisanslı depo şirketi sayısında, hem de kapasitede büyük artışlar oldu. Lisanslı depo şirketi sayısı 38’den 126’ya ulaşırken, depo kapasiteleri 1.8 milyon tondan 7 milyon tona ulaştı. Toplam kuruluş izni alan firma sayısı 232’ye yükselerek kapasite 15.7 milyon tonun üzerine çıktı. Lisanslı depoculukta ürün bazında hububat ile başlayan bu süreç, baklagiller ve yağlı tohumlar, pamuk, fındık, zeytin-zeytinyağı, kuru kayısı ve antepfıstığının dâhil olmasıyla giderek genişledi. Diğer ürünlerde ise 13 bin 250 tonu fındık, 36 bin tonu pamuk, 5 bin tonu kuru kayısı, 2 bin tonu antepfıstığı ve 13 bin 500 tonu zeytin veya zeytinyağı lisanslı deposu faaliyet göstermektedir. İnşallah bu kapasiteleri ihtiyaçlar doğrultusunda daha da artırmayı planlıyoruz. Ayrıca lisanslı depoculuk kapsamında Ticaret Bakanlığı ve TOBB ile ortak çalışmalar yürütüyoruz" şeklinde konuştu.

"Lisanslı depoculuk sistemi çiftçimizin hırsızlık, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı mahsulünü koruma altına alıyor"

Lisanslı depoculukla çiftçinin emeğini ve bereketini garanti altına alındığını ve kazancını arttıran bir sistem olduğunu söyleyen Pakdemirli, "Bu sistem sayesinde çiftçimiz depo masraflarından kurtularak, ürünleri güvenli, sigortalı ve sağlıklı şekilde modern depolarda muhafaza ederek saklıyor. Böylece hasat döneminde arz yığılması nedeniyle oluşan fiyat düşüşlerinden daha az etkileniyor. Tabi lisanslı depolardaki ürününü sonraki aylarda daha yüksek fiyattan satma imkânına kavuşuyor. Hırsızlık, yangın, sel gibi doğal afetlere karşı mahsulünü koruma altına alarak hiç endişe duymadan üretmeye devam ediyor. Lisanslı depo ile artık kamyonlar değil, kâğıtlar el değiştirerek ürünler pazarlanmakta. Yani; lisanslı depoya teslim ettiği ürün karşılığında aldığı ürün senedi ile ürün borsasında, elektronik ortamda mahsulünü daha geniş bir yelpazede çok sayıda alıcıya ulaştırabiliyor. Lisanslı depoya koyduğu ürünlerini teminat göstererek uygun koşullarda kredi kullanabiliyor. İşte lisanslı depoculuk bu emeği ve bereketi garanti altına alan, çiftçimizin kazancını ve gelirini daha da arttıran bir sistemdir" ifadelerini kullandı.

Üreticilerin ürününü lisanslı depoya teslim ettiğinde kendisine Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) belgesi verilerek, üreticinin bu belge ile ürünlerini istediği zaman satacağını ifade eden Bakan Pakdemirli, "Üretici ELÜS sayesinde Ziraat Bankası’ndan 5 milyon TL’ ye kadar sıfır faizli kredi kullanarak finansman ihtiyacını karşılayabiliyor. Borsalar sayesinde üreticiler mahsullerini sadece yerel piyasada değil ulusal ve uluslararası pazarlara da ulaştırabiliyor" dedi.

"Pandemi döneminde tarımsal üretimin kesintisiz devamını sağladık"

Pandemi döneminde tüm dünyanın gıda ve tarım ürünlerine erişim sıkıntısı yaşadığını, fakat Bakanlık olarak alınan tedbirler sayesinde bir sorun yaşanmadığını belirten Pakdemirli, "Pandemi döneminde tarım ve gıdaya erişim, tüm dünyada gündemin en başında yer aldı. Ülkelerin sınırlarını kapatması, tarım ve gıda ürünleri dış ticaretine getirilen sınırlamalar, gıda güvenliğini tehdit eden bir konu olarak karşımıza çıktı. Üretimde ve gıda tedarik zincirlerinde büyük aksamalar yaşandı. Bu yıl da birçok ülke, şimdiden tarım ürünleri ihracatına ek vergiler getirmeye, gıda tedarik yapısını yeniden şekillendirmeye başladı. Pandemi sürecini Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başarıyla yürüttük ve yürütmeye de devam ediyoruz. Bakanlık olarak aldığımız tam 101 tedbir sayesinde gıda arzı ile ilgili hiçbir sorunla karşılaşmadık. Gıda tedarik ve lojistik zincirlerini doğru yönlendirerek Avrupa’da, Amerika’da gördüğümüz market manzaraları ile karşılaşmadık. Tarımsal üretimin kesintisiz devamını sağladık. Tabi, ihracat kısıtlamaları, gıda temin ve tedarik sistemindeki yaşanan bu sorunlar, lisanslı depoculuğun önemini bir kat daha arttırmıştır. Lisanslı depoların, ihtiyaç olduğunda ürün arzı için hazır beklemeleri, hem fiziken, hem de psikolojik algı bakımından gıda güvenliğimizi sağlam kılan önemli faktörlerden birisidir" diye konuştu.

"Hedefimiz lisanslı depoculuk sistemini ülke geneline yaygınlaştırmak"

Üreticilerin ELÜS ile sattıklarından gelirlerinde artış olacağını kaydeden Bakan Pakdemirli şunları kaydetti: "Hedefimiz, lisanslı depoculuk sisteminin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte, TMO’nun üreticiden yaptığı alımların tamamını, lisanslı depolar üzerinden ELÜS yoluyla gerçekleştirmek. ELÜS yoluyla ürününü TMO’ya veya piyasaya satan üreticimiz daha fazla gelir elde ediyor. Bunu somut birkaç örnekle sizlere anlatayım. Çiftçimiz bir kamyon yani 20 ton buğdayını bu yıl açıkladığımız bin 650 Lira’dan TMO işyerine sattığında, vergi, SGK ve hizmet bedeli gibi kesintilerle eline net 31 bin 350 Lira geçti. Ama lisanslı depo üzerinde ELÜS olarak satarsa eline net 33 bin 400 Lira geçiyor. Yani geliri yüzde 7 artmış oluyor. Yine 20 ton nohudunu ELÜS üzerinden satarsa, net gelirinde yüzde 6 artış oluyor. Kuru kayısıda ise 5 ton üzerinden benzer sistemde ELÜS ile satış yaparsa net gelirinde yüzde 5 artış oluyor. Görüldüğü gibi sistem de, kazançta ortada. Buradan tüm üreticilerimize sesleniyorum; Ürünlerinizi ELÜS olarak satın, daha fazla kazanın. Tabi, lisanslı depoculuk sistemin kamu kaynaklarında önemli tasarruf sağladığını da özelikle belirtmek istiyorum. Bu depolar sayesinde TMO’nun depo yapım harcamaları azalırken, görev zararları da önlenmiş oluyor. Böylece ana amacına daha çok odaklanarak, üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyor."
Yorumlar (0)
banner547
-6
açık

Gelişmelerden Haberdar Olun

@