banner377

SUBÜ DAMER tarafından Elazığ depremi raporu açıklandı

Deprem Bölgesi Elazığ’da Yaptıkları İncelemeler Sonrası Hazırladıkları Deprem Raporu Hakkında Konuşan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (subü) Deprem Çalişmalari Ve Uygulama Merkezi (damer) Müdürü Dr. Osman Kırtel, “ortaya Çikan Tabloya Baktığımızda Malzeme Kalitesi, İşçilik Uygulamaları, Denetim Yetersizliğinden Kaynaklı Büyük Bir Yapı Hasarının Ve Can Kaybının Meydana Geldiğini Gördük. Hem Malatya Hem Elazığ İllerinde Yıkık, Yıkılacak, Ağır Hasarlı Ve Orta Hasarlı Toplamda 19 Bin Binanın Şuan Ki Tespitler İle Bulunduğunu Görmüş Olduk” Dedi.

SUBÜ DAMER tarafından Elazığ depremi raporu açıklandı

Deprem bölgesi Elazığ’da yaptıkları incelemeler sonrası hazırladıkları raporu açıklayan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Deprem Çalışmaları ve Uygulama Merkezi (DAMER) Müdürü Dr. Osman Kırtel, “Ortaya çıkan tabloya baktığımızda malzeme kalitesi, işçilik uygulamaları, denetim yetersizliğinden kaynaklı büyük bir yapı hasarının ve can kaybının meydana geldiğini gördük. Hem Malatya hem Elazığ illerinde yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı toplamda 19 bin binanın şu anki tespitlerle bulunduğunu görmüş olduk” dedi.

SUBÜ Deprem Çalışmaları ve Uygulama Merkezi tarafından Elazığ’da meydana gelen deprem sonrasında "Elazığ Deprem Raporu ve Sakarya Deprem Değerlendirmesi" toplantısı gerçekleşti. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Esentepe Kampüsü Spor Bilimleri Fakültesi Dekanlığı lokalinde düzenlenen toplantıya SUBÜ Rektör yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, DAMER Müdürü Dr. Osman Kırtel, Dr. İsa Vural, Dr. Yusuf Sümer ve Dr. Ali Sarıbıyık katıldı.

Hazırladıkları rapor hakkında bilgi veren Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi DAMER Müdürü Dr. Osman Kırtel, “Elazığ Sivrice merkezli meydana gelen deprem sonucu bölgede yapmış olduğumuz incelemeler sonucunda betonarme yapılar ve yığma yapılar ile ilgili görmüş olduğumuz hasarlar ve kusurları kısaca özetlersek eğer bölgedeki incelediğimiz yapı stoğunda beton kalitesinde ilgili standart ve yönetmeliklere uymayan beton karışımlarının yapıldığı, yerinde beton karışımlarının çoğunlukla yapıldığı, beton içerisinde doğal malzeme ve çok farklı çaplarda doğal malzemelerin kullanıldığını, yeterli seviyede paspayları bırakılmayarak donatıların korozyona uğratıldığını, beton basınç dayanımları testlerinden çıkan sonuçlarda ilgili yönetmeliklerin, 1975 Deprem Yönetmeliği’nin dahi koymuş olduğu sınıra yaklaşılamadığını görmüş olduk malzemeler ile ilgili. Kolonlarda özellikle kullanılması gereken etriye, donatısını incelediğimizde yer yer birçok kolonda sıklaştırma yapılarak kullanılma zorunluluğu olmasına rağmen sarılma, birleşim bölgelerinde etriyelerin kullanılmadığını, yönetmeliklerin öngördüğü kanca ve bağlamaların yeterli şekilde yapılmadığını, ayrıca kolon donatılarında kenetlenme ve bindirme boylarının yetersiz, hatta bazılarında hiç olmadığını gördük. Yığma yapı diye tabir edilen yapı stoğunu incelediğimizde birçoğunun hiçbir şekilde mühendislik hizmeti almadan alelade geleneksel yöntemler olan kerpiç, taş tuğla vs. gibi yapıldığını tespit ettik. O sebeple mühendislik hizmeti almış olsaydı belki yığma yapılar daha az hasarla atlatılabilirdi. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda malzeme kalitesi, işçilik uygulamaları, denetim yetersizliğinden kaynaklı büyük bir yapı hasarının ve can kaybının meydana geldiğini gördük. Hem Malatya hem Elazığ illerinde yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı toplamda 19 bin binanın şuan ki tespitler ile bulunduğunu görmüş olduk” dedi.

"Müdahale vakti geldi ve geçiyor"

SUBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar ise biran önce depreme hazır hale gelinmesi gerektiğini ifade ederek, “Biz maalesef her bir deprem sonrası benzer sorunları gözlemliyoruz, bu sorunları rapor ediyor ve bu raporu da yayınlıyoruz. Artık müdahale vakti geldi ve geçiyor aslında. Biran önce var olan mevcut yapılarımızın depreme güvenli hale getirilmesi gerekiyor. Riskin belirlenmesi ve riskin azaltılması gerekiyor. Yeni yapılacak binalarda da artık depreme, deprem yönetmeliğine uygun yapılması gerekiyor. Dolayısıyla Sakarya ölçeğinde baktığımızda, Sakarya tabii hem depremselliği hem de zemin yapısı dikkate alındığında özel bir şehre karşılık geliyor. Depremin yakın bölgelerde olması durumunda Yalova’da, Bolu’da veya İstanbul’da da olsa Sakarya muhtemelen çok büyük etkilenecek. Dolayısıyla Sakarya ilinin vakit kaybetmeden bu sorunları gidermesi gerekiyor, iyileştirme çalışmalarını biran önce tamamlaması gerekiyor. Depreme hazır hale gelmemiz gerekiyor” diye konuştu.

24 Ocak Cuma günü saat 20.55 sıralarında merkez üssü Elazığ Sivrice olan 6.8 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Deprem sonrasında SUBÜ Deprem Çalışmaları ve Araştırmaları Uygulama Merkezi (DAMER) öğretim üyelerinden oluşan deprem inceleme ve araştırma ekibi, oluşan yapı hasarlarını ve depremin etkilerini yerinde incelemek için bölgeye gitmişti. Heyet, Elazığ merkez ve Sivrice, Malatya Kale, Pötürge, Doğanyol ilçelerinde incelemelerde bulunarak, geniş kapsamlı bir deprem raporu hazırladı. Raporda, malzeme kalitesi, işçilik uygulamaları ve denetim yetersizliğinden kaynaklı büyük bir yapı hasarı ve can kaybının meydana geldiğinin altı çizildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER