Elazığ’da üç yıl önce bir gezi sırasında gördüğü ve eline aldığı su kabağını bir daha bırakmayan Serdar Takuçin, bu süre zarfında hobisini geliştirerek sanat eserleri ortaya çıkarmaya başladı.

Elazığ’da üç yıl önce bir gezi sırasında gördüğü ve eline aldığı su kabağını bir daha bırakmayan Serdar Takuçin, bu süre zarfında hobisini geliştirerek sanat eserleri ortaya çıkarmaya başladı.

Elazığ’da yaşayan iki çocuk babası Serdar Takuçin’in (49), üç sene önce il dışına çıktığı bir gezi sırasında gördüğü su kabağından ürünler dikkatini çekti. Bu sanatı öğrenmek için eğitimler alarak su kabağından ürünler çıkarmaya başlayan Takuçin, zamanla dekoratif lamba, abajur ve süs eşyası gibi ürünler yapmaya başladı. İşinde ustalaşan ve Elazığ Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak görev yapan Takuçin, öğrenci yetiştirmeye devam ediyor. Hobisini geliştirerek meslek haline getiren Takuçin, su kabaklarından ürettiği sanat eserlerini Türkiye’nin 81 iline gönderiyor.

Su kabaklarının birçok aşamadan geçerek ürün haline geldiğini belirten Serdar Takuçin, "Üç yıl önce bir gezi sırasında elime geçen bir kabakla başladım bu işe. Sonra ise sanatsal olarak uğraşmak için şehir dışında bunu yapan ustalardan eğitimini almak için gittim öğrendikten sonra memleketime geldim. Gerek çevremden su kabağı ekenler gerekse başka yerlerden temin ederek uygun şekilleri alıyorum. Su kabakları şehrimizde ve ülkemizin birçok şehrinde aslında sadece bahçe süsü olarak kullanılıyor. Son yıllarda özelikle deniz kenarında olan şehirlerde sanatsal ürünlere dönüştürülmeye başlandı. Su kabakları doğal bir malzeme yani hatayı kaldırabilen bir malzeme” dedi.

Gözden kaçırmayın

Yılmaz Vural, ’Hemşirelik Haftası’ etkinliğinde hemşirelerle bir araya geldi Yılmaz Vural, ’Hemşirelik Haftası’ etkinliğinde hemşirelerle bir araya geldi

"Yaşadıkları şehirlerin motiflerini işliyoruz"

Atıl durumdaki malzemeleri değerlendirmek için bu işi öğrendiğini vurgulayan Takuçin, "Bunların üzerine dini, şehirlerin veya ülkemizin manevi ve maddi ile istenen motiflerinin şekillerini işliyoruz. Su kabaklarından önceden sadece düz lamba yapıyordum masa lambası tarzında. Daha sonra uzun boylu lambader yapmaya başladık. Şekli uygunsa hayvan motifleri işledim. Üstüne yapacağımız işleme göre kabağın büyüklüğü değil de kabağın üstüne harcayacağımız emeğe göre iki gün on beş gün arasında bitiriliyor. Bittikten sonra boyama ve boncukluma işlemini yapıyoruz son aşamada ise uzun yıllar çürümeden yaşasın diye nemden etkilenmesin diye vernikliyoruz. Yaşadıkları şehirlerin motiflerini işliyoruz Türkiye’nin birçok şehrine gönderdik en son uzak gönderdiğimiz yer ise Kıbrıs’tır” diye konuştu.