Gurbet kuşları..

Dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan çoğu gönüllü elçi Osmanlı’daki akıncı birliği gibi görev yapan gurbetçilerin Sıla hasretini gidermek adına yurduna dönen göçmen kuşlar gibi vatana döndükleri vakittir bu vakit.

Gurbetçilerden size biraz bahsedeyim, o sizin gördüğün mercedesle gelip şapkasına tüy takanlar bakın şimdi ne haldeler.

Dün bir kaç ailenin bir evde yaşayıp beraberlik içinde tasarruf ederek en zor çalışma şartlarında çalışıp yurda para gönderenlerin nesilleri yaşadıkları yerlere entegre olmaları nedeni ekonomik güçlerini yitirdiler çoğu ancak geçinebiliyor.

Varlıklarını ötekileştirilmeye rağmen sürdürüyorlar, kitlesel mobbinge maruz kalmalarına rağmen sürdürüyorlar.

Dertleri ne ? bir tane Türk ortamı bulamazsınız bir araya gelip Almanya’yı veya başka bir ülkeyi konuşsun tüm sohbet Türkiye dir.

Türkiye’de iç siyaset yapılır Avrupa hedef olur bedeli gurbetçi öder, ekonomik zorluk olur gurbetçi elinde avucunda ne varsa Türkiye ye gönderir, kampanya düzenlenir Avrupa’da destek olsun diye tl alır.

Aklı neyi keser gücü neye yeterse onu yapar.

Şimdi yeni kanunlar çıktı gurbetçiye sanki senin verdiklerin yetmedi birde ceza olarak öde, arabaları bağlanır, telefonları kısıtlanır sanki artık gelmeyin der gibi, bedelli askerlik 5.400€ yani burada yetişmiş Türkiye de anısı olmayanları yaşadıkları ve tabi oldukları yerler ile ilgili seçime zorluyorlar biz kaybederiz, kimsenin kimseyi vatanından soğutmaya hakkı yok, Gürcistan’daki tacire benim gurbetçimi kurban etmeyin yolu elbette vardır.

Peki gerçekte nasıl olmalı?

Türkiye Almanya ile ilgili siyaset yapmalı mı? Yapmalı elbette yapacak, Almanya’da Almanlardan sonra ikinci en büyük etnik milletiz ülkenin % 8 i Türk ama bu müdahillik bize zorluk değil kolaylık getirmeli..

Birde Japonların Avrupa’nın teknolojik transferini bizde yapsaydık her şey daha farklı olabilirdi. Olmadı nasip.

Şuan hala geç değil şu yapılabilir ve yapılmalı, Avrupa’da yetişmiş oradaki ticari disiplin ve ahlakı almış çoğu işlerinde uzmanlaşmış evlatlarımızı bir şekilde teşvik ederek Bilgi ve birikimlerini ülke ekonomisine katmalıyız eğer bunu başarabilirsek inanın verilen nakdi destekten çok daha fazla karımız kalıcı olarak olur.

İnsanları kaybetmek kolay kazanmak zordur.

Lütfen şehrinize gelen gurbetçiyi para kaynağı olarak değil yuvasına kavuşan kuş olarak görün ona göre davranın el an elinize düşen bir kaç kuruş fazla para almak için uğraştığınız insanın sizin her dar anınız da yanınızda olan olduğunu unutmayın.

Saygı ile..

YORUM EKLE