HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilen İstanbul’un, dünden bugüne cazibe merkezi ve pek çok kültürün bir arada yaşadığı bir medeniyet şehri olduğunu anımsatarak, “Tarihe iz bırakan, çağ açıp çağ kapayan önemli isimleri günlük siyaset malzemesi yapmanın, geçmişin şanlı isimlerini küçük düşürücü ifadeler kullanmanın kimseye bir faydası yoktur. Türkiye, tarihinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir” dedi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilen İstanbul’un, dünden bugüne cazibe merkezi ve pek çok kültürün bir arada yaşadığı bir medeniyet şehri olduğunu anımsatarak, “Tarihe iz bırakan, çağ açıp çağ kapayan önemli isimleri günlük siyaset malzemesi yapmanın, geçmişin şanlı isimlerini küçük düşürücü ifadeler kullanmanın kimseye bir faydası yoktur. Türkiye, tarihinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir” dedi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, İstanbul’un fethinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Fransız gazeteleri ülkeyi saran yangınları manşetlerine 'kabus' ifadesiyle taşıdı Fransız gazeteleri ülkeyi saran yangınları manşetlerine 'kabus' ifadesiyle taşıdı

“Tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul, 29 Mayıs 1453’te, Fatih Sultan Mehmet Han ve şanlı Osmanlı ordusunun mücadelesi sonucunda fethedilmiştir. İstanbul’un fethi, hem ülkemiz açısından hem de dünya tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. İstanbul’un fethedilmesiyle, Osmanlı Devleti üç kıtaya yayılan büyük bir imparatorluk haline gelmiştir. Yıkılmaz denilen Bizans surlarının Fatih Sultan Mehmet Han’ın önderliğindeki kahraman Osmanlı ordusu tarafından, yıkılmasıyla birlikte Osmanlı ordusu Bizans Surlarını yıkan ilk devlet olarak tarihe geçmiştir. İstanbul’un fethiyle birlikte dünya tarihinin akışı değiştirilmiş, Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ açılmıştır. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) övgüsüne de mazhar olunan İstanbul’un fethiyle sadece bir şehrin yönetimi ele geçirilmemiş, aynı zamanda birçok kültürün barış ve kardeşlik içerisinde huzurla bir arada yaşayabileceği de tüm dünyaya bir kez daha ilan edilmiştir. Şair Nedim’in de dediği gibi ‘Bir taşına bütün dünyanın feda edileceği şehri İstanbul’ Fatih Sultan Mehmet’in hoşgörüsü ve adalet anlayışıyla farklı inanç ve kültürlerin bir arada barış ve mutluluk içerisinde yaşadığı bir medeniyet merkezi, örnek bir şehir haline gelmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in asıl olanın şehirleri değil gönülleri fethetmek anlayışı, İstanbul şehrinin ruhuna en güzel şekilde yansımıştır. Bugün de kaosların ve huzursuzlukların arttığı bir dünyada, 1453 yılında Fatih tarafından ortaya konulan, temelinde barış ve kardeşlik yer alan “Fetih” ruhunun, bireyi, kardeşliği, kucaklaşmayı ve barışı esas alan yönetim ve yönetişim anlayışının yaygınlaşarak devam etmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Zaman geçmişi karalamak, kötülemek zamanı değil, geçmişe sahip çıkarak, şanlı tarihimizden örnek alarak ülkemizi daha da ileriye taşıma zamanıdır. Tarihe iz bırakan, çağ açıp çağ kapayan önemli isimleri günlük siyaset malzemesi ve bir hesaplaşma aracı yapmanın, geçmişin şanlı isimlerini küçük düşürücü ifadeler kullanmanın kimseye bir faydası yoktur. Ecdadına sahip çıkan Türkiye, tarihinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir. Fethin askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda nasıl bir değişime neden olduğunun bu günün gençleri tarafında iyi bilinmesi, geleceğimiz açısından çok önemlidir. Yirmibirinci yüzyılın gençliğinin, önce zihinlerinde Fethin ihtişamını yaşamalarını, dibe vurmuş insanlığın 1453 fetih ruhu ile yeniden canlanıp dünyayı karanlıktan aydınlığa çıkarmasını sağlamak bize düşen büyük sorumluluktur İstanbul’un Fethi’nin 569. yıldönümü vesilesiyle, dünya şehri İstanbul’u bizlere miras olarak bırakan Fatih Sultan Mehmet’i ve bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.”