Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerin ardından Alanya’ya gelerek ailesiyle birlikte yaşayan emekli elektrik teknikeri Mehmet Durak, depremlerde 46 yakınını kaybetti. Durak ve ailesi Alanya’da yeni bir hayata tutunmaya çalışıyor.

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve tüm Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda hayatını kaybedenler birinci yıl dönümünde anılıyor. 11 ilde büyük yıkıma neden olan depremlerin ardından binlerce depremzede başka illere yerleşti. Depremin vurduğu illerden olan Hatay Antakya’da yaşayan emekli elektrik teknikeri Mehmet Durak, depremden bir buçuk ay sonra Alanya’ya geldi. 52 yaşındaki Durak, depremin olduğu gece şans eseri uyanık olduklarını belirterek, gecenin gündüz gibi aydınlandığını ifade etti. Şiddetli sarsıntı bitene kadar evin güvenli yerinden ayrılmadıklarını dile getiren Durak, dışarı çıktıklarında karşılaştıkları manzara karşısında çok etkilendiklerini söyledi. O dönem Hatay’da bir hastanede elektrik teknikeri olarak çalıştığını belirten Mehmet Durak, ailesini güvenli bölgeye aldıktan sonra görev yeri olan hastaneye giderek depremzedelere yardım ettiğini anlattı. Depremden bir buçuk ay sonra ailesiyle Alanya’ya gelerek yaşamlarını idame ettirdiğini söyleyen Durak, memleketleri Hatay Antakya’nın eski görünümüne kavuşması için mücadelelerine devam ettirdiklerinden bahsetti.

“Yakın dediğim çekirdek aileden 46 kişiyi kaybettik”

Çocuk oyun parkında ölü bulundu Çocuk oyun parkında ölü bulundu

Deprem sonucunda çekirdek ailesinden ve yakın arkadaşlarından 46 kişinin hayatını kaybettiğini ifade eden Mehmet Durak, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında birçok insan deprem veya asrın felaketi diye nitelendiriyor ama ben bunu küçük kıyamet olarak adlandırıyorum. O gece her zamanki gibi normal hayatımızı devam ettirirken uykuya daldık. Sabaha karşı aslında bizim en büyük şansımız uyanık olmamızdı. Ben dörde beş kala civarında uyanmıştım. Anlaşılmayacak şekilde bir sıcaklık hissettik. Gündüz gibi aydınlıktı. Deprem bitene kadar yerimizden çok ayrılmamaya çalıştık. Kendimizi emniyete almaya çalıştık ama o kadar büyük bir sarsıntı bizi çok etkiledi. Etrafımızdaki binaların yakılmaya başlaması da bizi çok etkiledi. Sonrasında deprem bitince alabildiğimiz kadar eşya aldık ve dışarıya çıktık. Oradaki manzara da bizi çok etkiledi. Yakın dediğim yani çekirdek aileden 46 kişiyi kaybettik. Bunun yanı sıra komşular, arkadaşları da kaybettik.”

“Sağlık hizmetlerinin aksamaması için arkadaşlarımla birlikte çalıştık”

Depremlerin ardından çalıştığı hastanedeki depremzedelere yardım etmek için oraya gittiğini dile getiren Mehmet Durak, hastane personeli arkadaşlarıyla birlikte özverili bir şekilde çalıştıklarını aktararak, “Deprem sırasında Mustafa Kemal Araştırma Hastanesi’nde teknik birim personeliydim. Deprem sonrasında ilk başta kendi etrafımızdaki yakınlarımızı kurtarmaya çalıştık. Depremden sonraki ilk sabah görev yerim olan hastaneye geçtim. Bize hastanede ihtiyaç olduğunu biliyordum. Ailemi, yakın akrabalarımı güvenli yere aldıktan sonra hemen hastaneye gittim. Başhekim yardımcısına, rektöre, bütün hastane çalışanlarına teşekkür ediyorum. Çünkü onlar da kendi acılarını kalplerine gömüp mücadele ettiler. Depremden sonraki süreçte ben ailemi Alanya’daki ailemi annem babam ve kardeşlerimin yanın gönderdim. Tekrar hastaneye görevimin başına döndüm. Yaklaşık bir buçuk ay mücadele ettik. Sağlık hizmetlerinin aksamaması için arkadaşlarımla birlikte çalıştık. Dışardan gelen ekipler bir buçuk, iki gün sonra organize olup şehre doğru geldiler” diye konuştu.

“Alanya halkı bizi tüm sıcaklığıyla karşıladı”

Alanya’ya depremlerden bir buçuk ay sonra geldiğini belirten Mehmet Durak, burada yeni bir hayata tutunmaya çalıştıklarını söyledi. Hatay Antakya’dan hiçbir zaman vazgeçmediklerini de dile getiren Durak, şunları söyledi:

“Ben zaten teknik personeldim. Burada günü birlik işler yapıyorum. Yaklaşık 3 ay önce de emekli oldum. Emekliliğim gelmişti. Bu şekilde hayatımı idame ediyorum. Ailem burada yaşıyor. Oğlumu depremden sonra askere gönderdim. Oğlum da kızım da çalışıyor. Burada yeni bir hayata tutunmaya çalışıyoruz. Sağ olsun Alanya halkı bizi tüm sıcaklığıyla karşıladı. Manevi olarak bize çok sıcak davrandılar. Hatay bizim kendi memleketimiz. Biz zaten oraya düzenli gidiyoruz, orada akrabalarımız var. Onların bize olduğu kadar bizim de onlara ihtiyacımız var. Biz Hatay Antakya’dan hiçbir zaman vazgeçmedik. Biz bütün özverimizle Antakya için mücadelemizi devam ettiriyoruz.”