Her Sayfa Açan Gazeteci Değildir

Gazeteci Selçuk Özdemir’in kaleminden..

Abone Ol

Kimse kusura bakmasın gazetecilik çocuk oyuncağı değildir.

Bugün sosyal medyada bir sayfa açan, birkaç paylaşım yapan, sağdan soldan duyduğu bilgiyi “haber” diye servis eden, iki reklam alınca da kendini gazeteci sanan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu iş bu kadar ucuz değil. Bu meslek bu kadar sahipsiz değil. Her önüne gelenin elinde oyuncak olacak kadar da değersiz değil.

Gazetecilik takipçi sayısıyla, beğeniyle, reklamla, kulaktan dolma bilgilerle yapılmaz. Gazetecilik emekle yapılır, alın teriyle yapılır, bedel ödeyerek yapılır, sorumluluk alarak yapılır.

Bir tarafta yıllardır bu mesleğin yükünü çeken insanlar var. Gazete kurmuş, haber sitesi kurmuş, vergi levhasını almış, oda kaydını yaptırmış, muhasebecisini tutmuş, kirasını ödemiş, personeline maaş vermiş, devletine karşı yükümlülüğünü yerine getirmiş insanlar var.

Bir de diğer tarafta hiçbir resmi kaydı olmadan, hiçbir sorumluluk üstlenmeden, hiçbir mali yükümlülüğe girmeden sosyal medya sayfaları üzerinden reklam alıp para kazananlar var.

Vergi levhası yok.

Oda kaydı yok.

Muhasebeci yok.

Kira yok.

Personel gideri yok.

Devlete ödenen bir kuruş vergi yok.

Ama reklam almaya gelince en öndeler. Para istemeye gelince en öndeler. Kendilerini “haberci” diye pazarlamaya gelince en öndeler. İş resmiyete, vergiye, hukuka, sorumluluğa gelince ortada yoklar.

Sonra da utanmadan haktan bahsediyorlar.

Hukuktan bahsediyorlar.

Adaletten bahsediyorlar.

Müslümanlıktan bahsediyorlar.

O zaman açıkça soruyorum

Devlete bir kuruş vergi vermeden kazandığınız o para gerçekten helal mi?

Kayıt dışı reklam geliri elde ederken, resmi hiçbir sorumluluğu yerine getirmezken, bu şehrin gerçek esnafıyla, gerçek gazetecisiyle, vergisini ödeyen insanıyla aynı sofraya oturmayı kendinize nasıl yakıştırıyorsunuz?

Bu sadece bir vergi meselesi değildir. Bu açıkça haksız rekabettir. Bu emeğe saygısızlıktır. Bu alın teriyle ayakta duran insanların hakkına girmektir. Bu mesleğin adını kullanarak, mesleğin yükünü taşımadan kazanç elde etmektir.

Gazetecilik, sosyal medyada sayfa açıp reklam pazarlamak değildir.

Gazetecilik, başkasının emeğini kopyalayıp kendi haberi gibi paylaşmak değildir.

Gazetecilik, duyduğunu doğrulamadan servis etmek değildir.

Gazetecilik, takipçi sayısının arkasına saklanıp kendini basın mensubu gibi göstermek hiç değildir.

Bu mesleğin bir namusu var.

Bu mesleğin bir ahlakı var.

Bu mesleğin bir bedeli var.

Ve en önemlisi, bu mesleğin gerçek emekçileri var.

Gecenin bir yarısı olay yerine koşan, soğukta bekleyen, yağmurda çalışan, haberin peşinde ter döken, resmi yükümlülüğünü yerine getiren, vergisini ödeyen insanların emeği kayıt dışı kazanç sağlayanların gölgesinde bırakılacak kadar değersiz değildir.

Buradan Erzincan Defterdarlığına ve Vergi Dairesine açıkça sesleniyorum:

Sosyal medya sayfaları üzerinden reklam alan, tanıtım yapan, haber sitesi veya sayfa adı altında ticari gelir elde eden herkes denetlenmelidir. Kim gelir elde ediyorsa kayıt altına alınmalıdır. Kim reklam alıyorsa bunun vergisini ödemelidir. Kim ticari faaliyet yürütüyorsa bunun hesabını devlete vermelidir.

Bu şehirde vergisini ödeyenle ödemeyen aynı kefeye konulmamalıdır.

Bu şehirde resmi yükümlülüğünü yerine getirenle, hiçbir kaydı olmadan para kazanan aynı görülmemelidir.

Bu şehirde alın teriyle ayakta duran insanların hakkı, kayıt dışı kazanç sağlayanların keyfine bırakılmamalıdır.

Kimse kusura bakmasın bu işin artık denetlenmesi gerekiyor.

Çünkü mesele sadece gazetecilik meselesi değil.

Mesele hak meselesi.

Mesele hukuk meselesi.

Mesele adalet meselesi.

Mesele helal kazanç meselesi.

Kim rahatsız olursa olsun, kim alınırsa alınsın, kim üstüne alınırsa alınsın.

Çünkü bazı gerçekler söylenmediği zaman, bazıları kendini gerçekten gazeteci sanmaya devam ediyor.

Ama buradan açıkça söylüyorum:

Her sayfa basın kuruluşu değildir.

Her paylaşım haber değildir.

Her reklam alan gazeteci değildir.

Ve her kazanç da helal değildir.

Bu mesleğin adını kullanıp, yükünü taşımayanlar önce aynaya baksın.

Sonra da kazandıkları paranın hesabını vicdanlarına versin.

Buradan ayrıca Erzincan Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Sayın Zeki Demirbaş’a da teşekkür etmek istiyorum. Gazetecilik mesleğinin itibarı, emeğin korunması ve kayıt dışı faaliyetlerin gündeme taşınması noktasında ortaya koyduğu duyarlılık son derece kıymetlidir. Bu konuyu gündeme alarak mesleğimiz adına önemli bir sorumluluk üstlenen Sayın Demirbaş’a şahsım adına teşekkür ediyorum.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }