İl Göç İdaresi’nin Uyum Projesi Ödülü bu yıl Keşkül-ü Fukara Gönüllüleri’ne verildi. 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nde düzenlenen törenle ödülü alan Keşkül-ü Fukara Gönüllülük Hareketi’nin kurucusu Zekiye Doğan, projede emeği geçenlere teşekkür etti.

Ödüle layık görüldükleri için duyduğu mutluluğu ifade eden Doğan, “Ben samimiyetle Eskişehir Valisi Erol Ayyıldız’a çok teşekkür etmek istiyorum. Her zaman ve her yerde her işimizde bizim yanımızda olduğu için. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Yaptığımız her işimizde yanımızda oldukları için, bu iş de dâhil olmak üzere onlar olmasa gerçekleştiremezdik. Rektörümüzün nezdinde Anadolu Üniversitesi’nde bize destek veren bütün gönül dostlarımıza çok teşekkür etmek istiyorum. Güvenlik kuvvetlerimize her işimizde bize destek verdikleri için çok teşekkür etmek istiyorum. Eskişehir İl Göç İdaresi’ne, yeni müdürümüz Hande Hanım nezdinde ve eski müdürümüz Gökhan Bey nezdinde bütün ekibe, bugün buradaki bu organizasyonun olmasını sağlayan ve diğer bütün işlerimizin olmasını sağlayan bütün ekibe gönül dolusu sevgiler sunmak istiyorum.” dedi.

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Bölümü öğretim elemanı olan Doğan, öğrencilerin bu projenin gerçek sahipleri olduğunu belirterek, “Yazımından uygulamasına kadar Sena, İbrahim, Gonca, Nazik, Sümeyra ve İhsan ve bölümdeki birçok arkadaşları. Ve tabi şu an salonda yerlerini alan ve evlerinde bizleri gönülden desteklemeye devam eden Keşkül-ü Fukara’nın şahane gönüllüleri” ifadelerini kullandı.

“Tanısanız siz de seversiniz”

Çocuklar atölyelerde hem eğleniyor hem öğreniyor Çocuklar atölyelerde hem eğleniyor hem öğreniyor

Proje hakkında da bilgi veren Zekiye Doğan, şunları kaydetti:

“Projemizde 30’a kadar çocuk; Kongolu, Türkmen, Afganlı, Suriyeli, Türk ve anneleri yani anlayacağınız gerçek bir Birleşmiş Milletler bir arada olacak şekilde geçtiğimiz yaz döneminde 5 hafta boyunca her hafta sonu bir aradaydık. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kadın Sağlığı Merkezi’nden Figen Çalışkan hocam da ebe ve hemşire ile destek verdiler. Biz çocuklarla aşağıda eğlenirken, onlar da yukarıda gönderdikleri ebe ve hemşirelerle annelerimize eğitimler verdiler. Bizler binlerce yıldır farklı kültürlerle farklı milletlerle bir arada yaşayan bir milletin evlatlarıyız. Biz böyle bir irfan havzasından gelen insanların torunlarıyız. Biz bununla yaşadık binlerce yıl, aynı mahallede, aynı sokakta, aynı apartmanda. Şu an içinde bulunduğumuz kampüsün ismini veren Yunus Emre hazretlerinin heykeli kapıda süs olsun diye konulmuş değil."