Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Koçkar Mahallesi’nde 1990’lı yıllardan şimdiye kadar çeşitli tarihlerde bölücü terör örgütü PKK mensuplarıyla girdikleri çatışmalarda şehit olan güvenlik korucuları ile katledilen sivil şehitler, düzenlenen törenle anıldı.

Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Koçkar Mahallesi’nde 1990’lı yıllardan şimdiye kadar çeşitli tarihlerde bölücü terör örgütü PKK mensuplarıyla girdikleri çatışmalarda şehit olan güvenlik korucuları ile katledilen sivil şehitler, düzenlenen törenle anıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kulp Kaymakamı Mustafa Gözlet, Kulp’un her karış toprağı şehit kanıyla sulanmış mübarek bir toprak olduğunu söyledi. Bu topraklarda, komşuları olan Batman’ın Sason ilçesinde Taşnaksütyun Ermeni cemiyeti döneminde başlayan hak batıl mücadelesi, Osmanlı- Rus savaşıyla da devam etmiş olduğunu anımsattı. Şenyayla bölgesinden en aşağıya kadar gelen bölgelerde yaşlıların bildiğini belirten Gözlet, “Osmanlı- Rus savaşı yaşandığında yaklaşık 200 Osmanlı askeri burada şehit olmuş ve burada Hamidiye sancağını dalgalandırarak, o bölgeye götürüp yerel vatandaşlarımız gitmişler ve vatanlarını hak davası yolunda burada savunmuşlar. Kulp ilçe merkezinde onlar şehitlikte yatıyorlar. Bizlerin emaneti onlara, her sene sahip çıkıyoruz” dedi.

“Kulp sınırlarında 266 şehit bırakmışız”

Evlat nöbetindeki anneden HDP’lilere çağrı: “Orayı tercih ediyorlarsa kendi çocuklarını göndersinler” Evlat nöbetindeki anneden HDP’lilere çağrı: “Orayı tercih ediyorlarsa kendi çocuklarını göndersinler”

Hak batıl savaşının terörle mücadele döneminde de devam ettiğini aktaran Kaymamak Gözlet, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kulp sınırlarında 266 şehit bırakmışız. Jandarma, emniyet personeli, hakimi, savcısı, doktoru, öğretmeni, güvenlik korucusu, sivil vatandaş, orman işçisi 266 şehit ve bunların içinde 143 tane Kulplu vatandaşımız var. Bu topraklar, vatan savunmak için vatandaşı, her daim kendini feda eden gözünü karartmış. Bu anlamda vatanın birliğini, beraberliğini onlarla göstermiş. Burada 31 tane şehidimiz var. 31 şehidimizden 10 şehidimiz Aygünlü, 9 şehidimiz Koçkarlı, 8 şehidimiz Akçasırli,2 şehidimiz Saltuklu, 1 şehidimiz Kayacık, 1 şehidimiz Tuzla’dan isimleri buradalar. Onlar abide yapmışlar burayı, nişanelerini dikmişler. Bu vatan toprağının bizim vatanımız olduğunu burada simgeliyor ve ilelebet simgeleyecekler. Bu vesileyle bütün şehitlerimizi, başta dün şehit olan üsteğmen Ömer Delibaş olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”

“Atalarımız, dünyanın en güzel ve bereketli topraklarını vatan olarak seçmişler”

Şehit oğlu Ümit Yatçi ise, atalarından geriye kalan olduğunu, 19 Nisan 2011’de şehit Hanifi Yatçi’nin oğlu, şehit Hasan Yatçi’nin torunu olduğunu ifade etti. Bu topraklar için şehit olmuş, binlerce kınalı kuzunun ardından kalan yadigar olduğunu aktaran Yatçi, “Onlar ki, kanıyla toprağı sulayanlardır. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Vatan olmaksızın millet, millet olmaksızın da devlet olmaz. Bir milletin varlığı vatanın varlığına, aynı zamanda hür ve bağımsız olmasına bağlıdır. Atalarımız, dünyanın en güzel ve bereketli topraklarını vatan olarak seçmişler ve bize emanet etmişlerdir. Bu cennet vatanı yüzlerce yıl ecdadımız canları ve kanları pahasına korumuş ve binlerce abide dikerek üzerinde bir medeniyet kurmuşlardır. Her yanı, her köşesi cennet kokan bu coğrafyayı kana bulamak isteyenlere, geçmişte atalarımız nasıl fırsat vermediyse bugün biz, yarın bizden sonrakiler, fırsat vermeyecektir” şeklinde konuştu.

İlçe Müftüsü Hakan çağıran tarafından şehitler için dua okundu. Katılımcılar tarafından şehitliğe karanfillerin bırakılmasının ardından anma töreni sona erdi.

Törene, Kulp Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Mustafa Gözlet, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan Çiloğlu, Lice Alay Komutanı Adem Sakrak, daire amirleri, STK temsilcileri, şehit ve gazi yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.