Son Dakika

DPÜ’de ’Günümüzde aile kavramı’ konulu konferans

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi tarafından İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin konuşmacı olduğu “Günümüzde Aile Kavramı, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu çevrim içi konferans düzenlendi.

KÜTAHYA 20.01.2021, 11:10
DPÜ’de ’Günümüzde aile kavramı’ konulu konferans

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi tarafından İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin konuşmacı olduğu “Günümüzde Aile Kavramı, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu çevrim içi konferans düzenlendi.

Konferansa Dumlupınar Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Çelik ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Söylev’in yanı sıra çok sayıda akademik ve idari personel de katıldı.

Konferansta aile kavramı üzerinde konuşan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, bütün dünyada aile ile sorunlar bulunduğunu söyledi.

Rektör Saffet Köse, “ Evlenmelerin azaldığı, evlenme yaşının yükseldiği, boşanmaların arttığı bir dünyada yaşıyoruz. Buna rağmen bizim en sağlam kurumumuz aile. Bizim ülkemizde aile halen değerini koruyor. Dünya istatistiklerine bakıldığında bazı dünya ülkelerinde yaşanmış aile problemlerini yaşamıyoruz. Bu konuda şanslı olduğumuzu söyleyebilirim. Modern dünya kendisini din karşıtlığı üzerine konumlandırdı. Aile bir sistemdir. Anne, baba, çocuk, dayı, amca, yeğen gibi. Bunların hepsi değer yüklü kavramdır. Sistem içerisinde bu değerlerle birbirine bağlıdır. Evlenecek olan gençler, kendi tercihlerini kendileri yapabilmeliler. Bir ömür boyu kim biriyle beraber olacaksa elbette onun tercihine saygı duymak gerekiyor. Bu idareye saygı göstermekle birlikte, duygusal bir atmosfer içerisinde karar verirken bazı riskleri göremedikleri durumlar söz konusu. Bunlar evlilik öncesinde telafi edilebilecek, o risklerin giderilebileceği bir ortam oluşturulabilir. Bu da büyüklerin tecrübesiyle gerçekleşecektir. Gençlerin duygusallığı ile büyüklerin tecrübeleri birleştiğinde daha mutlu ve daha kalıcı bir aile yapısı oluşturulacaktır” dedi.

“Kopmayan bir bağ vardır, o da güzel ahlaktır”

Saffet Köse, “ Bir kıza, güzel olduğu için talip olunursa veya bir kız bir erkeğe daha yakışıklı olduğu için talip olursa o bağ çok zayıf bir bağdır. Yarın o güzellik, o yakışıklılık gider ve o bağ kopar. Zengin birisi diye evlenirse o zenginlik yarın gider yine o bağ kopar. Kopmayan bir bağ vardır o da güzel ahlaktır. Biz tercihlerimizi neye göre yapıyoruz. Kopmaz bağa göre mi yoksa geçici olan her an kopabilen bir bağa göre mi. İnsanlar buna karar versinler. Kıskançlık güzel bir şey, kıskançlık sevgiden doğan bir şey ama onu iyi yönetemezseniz ve kıvamında yönetemezseniz tam bir felaket. Her şey kıvamında olursa güzeldir. Her şeyin fazlası da azı da zarar. Balık sudan çıkıyor ve oksijende boğuluyor. Sudaki oksijen ona göre ayarlanmış. Karı koca arasında merhamet derken birinci unsuru nezaket ve zarafetle muamele etmektir. Baba saba olmamaktır, rencide etmemektir, kırıp dökmemektir. İkinci unsur ise ihsandır. İhsan güzellikle muamele etmek, iyilik etmek, iyi davranmak demektir” diye konuştu.

“Aile içindeki uyuşmazlıkları aile içerisinde halletmek gerekir”

Aile içindeki uyuşmazlıkları aile içerisinde halletmek gerekliliğine dikkat çeken Köse,” Bir problemi alıp aile dışına taşırırsanız, her gittiğiniz ve konuştuğunuz yerde ona bir boyut eklenir ve çözülemez hale gelir. Peygamber efendimizin sünnetinde olan aile içindeki problemler aile içerisinde çözülmelidir. Kol kırılır yen içinde kalır sözünün ifadesi budur. Sabırlı olmak ve öfkeyi kontrol etmek gerekiyor. Taraflar biri öfkelirse üzerine gitmemek gerekiyor. Bırakın öfkesini yaşasın. Öfkesi geçtikten sonra oturup konuşacağız. Öfkeyi tetiklersek orada başka şeyler olabilir. Bazen insan kontrolden çıkabiliyor. Kontrolden çıkan insan freni patlamış araç gibidir, nereye çarpacağı belli olmaz. Öfke geçtikten sonra konuşulabilirse problemler halledilebilir. Onun için öfkeyi kontrol etmemiz gerekiyor. Atalarımız öfkeyle kalkan zararla oturur ve sabrın sonu selamettir diye boşuna dememişler. Ön yargıdan uzak olmak, iyi niyetli olmak, yapıcı olmak gerekiyor. Ön yargılar insanların kafasında oluşmuş olan problemli duygulardır. İnsanlar mahcup olabilirler. Buna dikkat etmek gerekiyor. Alınganlık göstermemek gerekiyor. Hata veya kötülüğü iyilerle onarmak gerekiyor. Aile büyüklerini eleştirmekten kaçınmak gerekiyor. Hata yapılmışsa bazı hataları affedebilmek gerekiyor. Özür dileyebilmek ve özrü kabul etmek gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar (0)
banner547
-1
parçalı bulutlu

Gelişmelerden Haberdar Olun

@