Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken, öğrencilerin akademik başarısı kadar sosyal ilişkilerinde de duyarlılık göstermesi gerektiğini vurgulayan Rehber Öğretmen ve nehaber24 yazarı Saim Aybey, ailelere ve öğrencilere önemli uyarılarda bulundu.

Aybey, özellikle son yıllarda okullarda sıkça rastlanan akran zorbalığı konusunda velileri dikkatli olmaya davet ederek, “Zorbalık; yalnızca mağdura değil, zorbalığı yapan çocuğa da zarar verir. Çocuklarımızı bilinçlendirerek bu davranışların önüne geçebiliriz” dedi.

“İnsanın değeri cüzdanında değil, yüreğinde saklıdır”

Maddi farklılıkların çocuklar arasında zaman zaman dışlanma ya da alay konusu olabildiğine dikkat çeken Aybey, şu ifadeleri kullandı:

“Kimimiz daha varlıklı, kimimiz daha mütevazı koşullarda yaşıyoruz. Ama çocuklarımız şunu bilmelidir ki, insanın değeri cüzdanında değil, yüreğinde saklıdır. Maddi farklılık üzerinden kimseyi küçümsemek, bir çeşit zorbalıktır ve asla doğru değildir.”

Fiziksel farklılıklar alay konusu değil, zenginliktir

Fiziksel görünümler üzerinden yapılan zorbalıklara da değinen Aybey, “Her bireyin görünüşü, boyu, kilosu, yetenekleri farklı olabilir. Hiç kimse bir başkasının kopyası olmak zorunda değildir. Çocuklarımız bu farklılıkları alay konusu değil, zenginlik olarak görmelidir. Fiziksel farklılık üzerinden yapılan alay, akran zorbalığının en acı örneklerinden biridir” dedi.

İnançlara saygı, insana saygının en açık göstergesidir

Dini ve manevi değerlerin önemine işaret eden Rehber Öğretmen Aybey, şu çağrıda bulundu:

“İnançlar, insanın kimliğinin en derin parçasıdır. Çocuklarımız; arkadaşlarının ibadetleriyle, dualarıyla veya farklı inançlarıyla alay etmemeyi öğrenmelidir. İnançlara saygı, insana saygının en açık göstergesidir. İnanç üzerinden yapılan dışlama veya alay da akran zorbalığına girer.”

“Çocuklara bırakılacak en büyük miras: Saygı ve empati”

Öğrencilerin farklılıklar üzerinden birbirini kırmak yerine tamamlaması gerektiğini belirten Aybey, sözlerini şöyle tamamladı:

“Maddi, fiziksel, dini veya manevi farklılıklarımız bizi ayırmak için değil, birbirimizi tamamlamak için vardır. Çocuklarımıza bunu öğretebildiğimizde hem okullarımızda hem toplumumuzda barışın kapısını aralamış oluruz. Geleceğin dünyasını inşa edecek çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, farklılıklara saygı duydukları, empatiyle yaşadıkları ve zorbalığa asla izin vermedikleri bir dünyadır.”