Osmaniye’de 5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Gökay Doğan Gök, küçüklüğünde annesinin aldığı oyuncak mikroskoptan ilham alarak araştırma yapmaya yöneldi. Otizmli olmasına rağmen önündeki bütün engelleri yıkarak araştırma yapmaya daha da merak salan Gök, küçüklüğünde hayalini kurduğu biyoloji bölümünü kazandı.

Osmaniye’de 5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Gökay Doğan Gök, küçüklüğünde annesinin aldığı oyuncak mikroskoptan ilham alarak araştırma yapmaya yöneldi. Otizmli olmasına rağmen önündeki bütün engelleri yıkarak araştırma yapmaya daha da merak salan Gök, küçüklüğünde hayalini kurduğu biyoloji bölümünü kazandı.

Osmaniye’de 5 yaşındayken doktorlar tarafından otizm teşhisi konulan 18 yaşındaki Gökay Doğan Gök, çocukluğunda annesinin aldığı oyuncak mikroskoptan ilham alarak araştırmaya merak saldı. Ailesinin de desteğiyle merakını derinleştiren Gök, çocukluk yıllarında biyoloji okumak istedi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimi başarıyla tamamlayan otizmli Gökay Doğan Gök, lise eğitiminin ardından üniversite sınavına girdi. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla tercih döneminde birinci sıraya biyoloji bölümünü yazan Gök, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nü kazandı. İstediği bölümü kazanmanın mutluluğunu yaşayan otizmli genç biyoloji bölümünü seçmesindeki en büyük etkenin araştırmayı sevmesi olduğunu söyledi.

“Biyoloji bölümünü seçmemdeki en büyük etken araştırmayı sevmem oldu”

Çocukken araştırmaya meraklı birisi olduğunu söyleyen Gökay Doğan Gök, “Çocukken araştırmaya meraklı birisiydim. Annem bana küçükken mikroskop almıştı. Orada çoğu şeyi inceliyordum. Bu da bende bir ilgi uyandırdı. Biyoloji bölümünü seçmemdeki en büyük etken de araştırmayı sevmem oldu. Fakülte iyi, ilk başlarda biraz yabancılık çektim. Arkadaşlarımı tanıyınca rahatladım. Derslerim iyi öğretmenlerim de iyi. Arkadaşlarım da sağ olsunlar benimle iyi anlaşıyorlar” dedi.

"Çocuklar kabullenilmezse tedavi her zaman sekteye uğrar"

Otizmin korkulacak bir şey olmadığını ifade eden Gök, “Öncelikle şunu söyleyeyim. Otizm korkulacak bir şey değil hastalık falan da değil. Tamamen özel insanlarız. Hiç korkulacak bir şey değil. Çocuklara her zaman güven kabul edilmesi lazım. Çocuklar eğer kabullenilmezse tedavi her zaman sekteye uğrar. Aileler çocuklarını da hiçbir zaman kısıtlamamalıdır. Onları dışarda dolaştırmalı parka götürmelidirler. Çocuk kendisini mutlu hissetsin ve diğer insanlarla kaynaşsın. Bunlar olmazsa otizm tedavisi bir şeye yaramaz” diye konuştu.

“Bu çocuklar hayatın içerisinde olmalılar”

Antalya’da damada bulaşık önlüğü, ayva ve salatalık taktılar Antalya’da damada bulaşık önlüğü, ayva ve salatalık taktılar

“Ailelere tavsiyem çocuklarına güvensinler yapamayacaklarına inanmasınlar” diyen anne Nuray Gök ise, “Gökay 2004 yılında doğdu. Otizm teşhisi 5 yaşında konuldu. İlkokul, ortaokul ve liseyi devlet okullarında okudu. Sadece doğru tanı ve doğru eğitimle biz bunu başardık. Bu şekilde doğru bir yol izledik. Bu güne kadar geldik. Sevdiği bölümde üniversiteyi kazandı. Üniversitede daha güzel günler olacağına inanıyorum. Ailelere tavsiyem çocuklarına güvensinler yapamayacaklarına inanmasınlar. Doğru tedavi, sevgi ve sabır. Çocuklarımızı sevelim ve bu çocuklar hayatın içerisinde olmalılar. Bilmediğimiz çok güzel özellikleri var. Bu özellikleri eğimle ortaya çıkıyor. Gökay da özel bir çocuk ve çok başarılı olacağına inanıyorum” dedi.