banner335

Bahçeli: "Rusya ve Suriye Türkiye’nin sabrını daha fazla zorlamamalıdır"

Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "şehitler Tepesi Boş Kalmayacak Sözünü Beceriksizliğin Kılıfı Olarak Görecek Kadar Küçülen, Küçüldükçe Milli Ve Manevi Değerlerimizle Arasını Kapanmayacak Ölçüde Açan Müfsit Chp Zihniyeti Karşımızdadır" Dedi.

Bahçeli: "Rusya ve Suriye Türkiye’nin sabrını daha fazla zorlamamalıdır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şehitler tepesi boş kalmayacak sözünü beceriksizliğin kılıfı olarak görecek kadar küçülen, küçüldükçe milli ve manevi değerlerimizle arasını kapanmayacak ölçüde açan müfsit CHP zihniyeti karşımızdadır" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki (TBMM) grup toplantısında konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın, Türk askerlerinin olmaması gereken bir yerde olduklarını, Soçi sınırlarının dışında radikal gruplarla yakın temas halinde bulunduklarını açıklamasının ve tek yanlı suçlamaların yalan, küstah bir uydurma ve tepeden tırnağa hezeyan olduğunu aktaran Bahçeli, "Türkiye ılımlı muhalefet unsurlarıyla teröristleri tefrik edecek dirayet ve basirete fazlasıyla sahiptir. Soçi Mutabakatıyla İdlib Çatışmasızlık Bölgesi’nin sınırları çizilmiş ve belirlenmiştir. Türkiye bu sınırlara uymuş ve sadık kalmıştır. Uymayan Rusya, İran ve rejimdir. Elbette ve sağduyulu şekilde Türkiye-Rusya arasında akl-ı selimin hakim olması temel dileğimizdir. İki ülke heyetleri arasında yapılan üç ayrı görüşmenin sonunda tansiyonun düşürülmesi hususunda gevşek ve geçici bir mutabakat temin edilmiştir. Rusya’nın, Türkiye’nin asla kabul etmeyeceği şekilde değişen şartlara göre sınır belirleme çabası bize göre dayatmadır, masayı dinamitlemektir. Bu kapsamda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yaşanan İdlib gerginliğiyle ilgili görüş ve önerileri sırasıyla şu şekildedir: Rusya zorba politikalarını gözden geçirmeli, Astana ve Soçi ilkelerine kesinlikle bağlı kalmalıdır. Türkiye’nin 30-35 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge oluşturmasına destek verilmelidir. 27 Şubat katliamından dolayı Türkiye’ye özür ve tazminat konusu gündeme getirilmelidir. Esad unsurları gözlem noktalarımızın gerisine derhal ve önşartsız çekilmelidir. M-4 ve M-5 karayollarının kontrolü müştereken sağlanmalıdır. Ülkemiz sınırlarına yığılan sığınmacılarla ilgili alınacak tedbirlerde her ülke destek vermeli, katkı sunmalı, külfet eşit şekilde ve hakkaniyetle paylaşılmalıdır. Doğru bir kararla sınır kapılarımız açılınca akınlar halinde yollara düşen sığınmacılara insan hakları ve özgürlük ezberini tekrarlayan Avrupa ülkelerinin çirkin muameleleri, tedirgin duruşları, çelişkili durumları, insani felaketlere duyarsız kalmaları acıklı bir tablodur" ifadelerini kullandı.

"Rusya ve Suriye Türkiye’nin sabrını daha fazla zorlamamalıdır"

Avrupa Birliği’nin insani dramlar karşısında sınıfta kaldığını söyleyen Bahçeli, "Biz sığınmacı olsun, göçmen olsun, mülteci olsun, hepsine kucak açmıştık, şimdi ise mesela Yunanistan biber gazı, sis bombası ve polis zoruyla bu insanların girişlerini engellemektedir. İnsanlar denizlerde botların içinde ölüme terk edilmekte, özellikle Yunan Sahil Güvenliği acımasızca şiddet kullanmaktadır. Nerede medeniyet, nerede gelişmişlik, nereye gitti insani değerler? Türkiye’nin haklı mücadelesinden tavizi asla düşünülmemelidir. Rusya ve İran’ın Suriye’deki varlığı gayri meşrudur. Aynı zamanda uluslararası hukuka tamamıyla aykırıdır. Birleşmiş Milletler ve NATO havanda su dövmüş, söz ve beyanatları kuvveden fiile dönmemiştir. Uyarıyorum, Türkiye’nin şakası falan yoktur. İdlib meselesi bir beka müdafaasına, bir vatan muhafazasına sabitlenmiştir. Rusya ve Suriye Türkiye’nin sabrını daha fazla zorlamamalıdır. Türk milleti; hakkını, hukukunu ve milli haysiyetini sonuçları ne olursa olsun kahramanlık duruşuyla, Kızılelma şuuruyla savunacaktır. Bizim damarlarımızda dolaşan kan zaferi müjdelemektedir. Bu uğurda mükafatımız yeri gelirse şehadet, muradımız da her zeminde şirretin kalelerini teker teker devirmek ve yıkmaktır. Siyaset ve diplomasi başardı başardı, aksi halde Türk ordusu soluğu Şam’da almalı, zalim ve canavar Esad’ın kafasına çuvalı geçirmeli, kanlı ve kirli rejime son darbeyi indirmelidir" diye konuştu.

"Şehitler tepesi boş kalmayacak sözünü beceriksizliğin kılıfı olarak görecek kadar küçülen, küçüldükçe milli ve manevi değerlerimizle arasını kapanmayacak ölçüde açan müfsit CHP zihniyeti karşımızdadır"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve yeminli Esad sözcülerinin İdlib’deki mücadeleden rahatsız ve memnuniyetsiz olduğunu aktaran Bahçeli, şunları aktardı:

"Bre vicdansızlar, bir kez olsun şehitlerimizin katillerine tepki gösterin. Bre kalpsizler, bir kez olsun milli itirazınızı seslendirin. Baasçı oldunuz, Esadçı oldunuz, şunu oldunuz bunu oldunuz, korkmayın düşmana düşman derseniz sadece ve sadece adam olursunuz. Bizim duruşumuz Türk milletinin duruşudur. Sözümüz Türklüğün senedi ve sedasıdır. Her şart altında dik dururuz, hiçbir karanlık surete de eyvallah etmeyiz. Anlaşılan şehitlerimizin acısı bile CHP yönetimini ıslah ve terbiye etmemiştir. Türkiye adeta varlık yokluk mücadelesi verirken, CHP’li sözcüler siyasi sorumlu peşine düşecek kadar çürümüşler, siyasi rant ve istismara heveslenmişlerdir. Bu edepsizliktir, erdemsizliktir, gayri milliliktir. Şehitler tepesi boş kalmayacak sözünü beceriksizliğin kılıfı olarak görecek kadar küçülen, küçüldükçe milli ve manevi değerlerimizle arasını kapanmayacak ölçüde açan müfsit CHP zihniyeti karşımızdadır. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu diyor ki, ’Millet İttifakı’nın iktidarında şehitler tepesi boş kalacaktır’ Şehidi bilmez, tepeden anlamaz, vatanı bilmez, milleti tanımaz. Vay gafil vay. Demek şehitler tepesini boş tutacaksın öyle mi? Şehitler tepesini boş tutan Türkiye’yi boşa düşürür, Türk düşmanlarına meydanı boşaltarak teslim eder. Bize göre bunun adı vatana ihanet, şühedaya hakarettir. Sayın Kılıçdaroğlu, bu sözü söylerken hiç mi gocunmadın, Hiç mi pişmanlık duymadın, Şehitler tepesi boş tutulunca hainler tepemize üşüşür, zalimler yurdumuzun tepelerine musallat olur, bunu da mı kavrayamadın?"

"Ne işimiz var İdlib’de, orada ne için mücadele ediyor Mehmetçik sorularını soranlar, kem konuşmayın, kötü konuşmayın, kifayetsiz konuşmayın, yüzünüz kızarmıyorsa bari milletten utanın, olmadı Allah’tan korkun"

Suriye’nin Afrin Bölgesi’nde icra edilen Zeytindalı Harekatı’nda 9 Mehmetçiğin şehit düştüğü yer olan Kel Tepe’nin isminin ’Şehitler Tepesi’ olarak değiştirildiğini, şehitlerin manevi anılarına 9 Türk bayrağının Hassa Belediyesi tarafından dikildiğini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Kılıçdaroğlu bunu da mı inkar edeceksin, buna da mı kara çalacaksın, bu tepeyi de mi yok sayacaksın? Zannedersem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, 30 Ağustos 1924’de Dumlupınar’da yaptığı konuşmayı Kılıçdaroğlu hiç duymamıştır. Ne diyordu aziz Atatürk, ’Bu sahada akan Türk kanları, bu gökyüzünde uçan şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin sonsuz koruyucularıdır. Burada gerçeklerini söylediğimiz ’Şehit Asker’ âbidesi işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, özverili ve kahraman Türk milletini temsil edecektir’ Sayın Kılıçdaroğlu, senin gibilere rağmen şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmadı, boş da kalmayacak. Çünkü, aziz şehitlerimiz vatanın ve milletin ebedi manevi muhafızlarıdır. Kılıçdaroğlu sen Suriye’nin muhalefet partisi değilsin. Esad’ın yancısı, rejimin kuklası değilsin. Esad’ın kan kardeşi, Mehmetçik katillerinin yoldaşı olamazsın. CHP’ye oy vermiş kardeşlerimize ihanet etme, yazık etme, haksızlık etme. Esad ile görüşelim diyen maskaralar yaşadığınız ülke Türkiye’dir. Ne işimiz var İdlib’de, orada ne için mücadele ediyor Mehmetçik sorularını soranlar, kem konuşmayın, kötü konuşmayın, kifayetsiz konuşmayın, yüzünüz kızarmıyorsa bari milletten utanın, olmadı Allah’tan korkun. Bugün yaşadıklarımız son bin yılın özetidir, hiç olmazsa sözde aydın kesilip savaşa hayır diyen reziller, objektif olarak geçmişimizi okuyun. Türkiye’nin çıkarlarına namusluca sahip çıkın. Merhum Şairimiz Arif Nihat Asya ne kadar da anlamlı söylemiş: ’Kalk yiğidim, yine dağ başını duman aldı. Parçalandı bir kıtanın toprakları, Aslan payını aslan olmayan aldı. Kalk yiğidim, yine dağ başını duman aldı’ Biz kalktık, dağ başını saran dumanı gerekirse nefesimizle dağıtmaya karar verdik. Biz kalktık, kös kös oturan Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakını Türk milletinin iradesine teslim ettik, sefil akıbetlerini beklemeye bugünden koyulduk. Sözlerime son verirken beka mücadelemizde devletin, hükümetin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dağ gibi, çelik gibi, fedakarca arkalarında olduğumuzu inançla paylaşıyor, İdlib’de görev yapan evlatlarımızın gözlerinden öpüyorum. Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum. Gazamız mübarek olsun, kılıcımız keskin olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER