Son Dakika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda bu 104 kişinin içerisinde bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi olan, kendisi, karısı, yeğeni, oğlu, şusu busu olanlar var. Bunları da yakın zamanda yazılı ve görsel medyada göreceksiniz. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var" dedi.

Politika 05.04.2021, 19:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda bu 104 kişinin içerisinde bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi olan, kendisi, karısı, yeğeni, oğlu, şusu busu olanlar var. Bunları da yakın zamanda yazılı ve görsel medyada göreceksiniz. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde emekli amirallerin darbe imalı bildirisine ilişkin yapılan değerlendirme toplantısı sona erdi. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet partisini demokrasiden yana tutum almaya çağırıyoruz. Yapılan açıklamaya hak ettiği cevabı vererek milli iradeden yana tavır koyan tüm siyasi parti liderlerine, temsilcilerine, yargı kurumlarına, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına şükranlarımı sunuyorum. Her zamanki gibi bizim muhatabız doğduran milletimizdir. Milleti ve milletin seçtiği yönetimi tehdit etme cüretini gösterenlere hadlerini yine milletimizle göstereceğiz. Bazılarının yapılan işi ’bunda büyütülecek ne var’ diyerek küçümseme yoluna gittiklerini görüyoruz. Türkiye’de demokrasiye yönelik saldırılar bu tip bildirilerin ardından gelmiştir. 27 Mayıs’ta merhum Menderes’e böyle yapmışlardır. 12 Mart yönetimi bir bildiri ile müdahale etmişlerdir. 12 Eylül’den önceki hükümetleri aynı şekilde tehditle sindirmeye çalışmışlardır. 28 Şubat’ta ülkenin meşru yönetimine bu pervasızlıkla saldırmışlardır. Kendi hükümetlerimiz döneminde bu tarz girişimlere karşı en ağır tepkiyi ortaya koyduğumuz için gerisini getiremediler. 15 Temmuz gecesi silahlı darbe denediler ama milletimizin şanlı direnişi karşısında gün ağarırken kuyruklarını kıstırıp kaçmak mecburiyetinde kaldılar. Milli iradeye yönelik açık tehditler karşısında derhal ve en etkin şekilde tavır alınmadığı takdirde işin sonucunuN nereye varabileceğini milletimiz yakın tarihinden çok iyi biliyor" diye konuştu.

"Elbette bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacaktır"

Yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp gereken her tedbiri uygulama kararlığının ortaya konulduğunu ifade eden Erdoğan, "Elbette bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacaktır. Onlarla da sandıkta hesaplaşacağız. Milletimiz kimin demokrasinin ve hukuk devletinin yanında durduğunu, kimin darbecilerin ve vesayetçilerin koltuğunun altına girdiğini görüyor. İnşallah 2023 seçimlerinde tüm bu yaşananları milletimizin takdirine sunacak, istiklal ve istikbal yolunda verdiğimiz mücadelenin neticesini hep birlikte takip edeceğiz" diye konuştu.

Yapılan açıklamada iki temel iddianın ortaya konulduğunu söyleyen Erdoğan, "Birincisi Montrö Antlaşması’nın tartışmaya açılmasıdır. İkinci iddia ise basında ve sosyal medyada yer alan bazı görüntülerdir. Bilindiği gibi İstiklal Savaşımızın ardından kimi konularla birlikte boğazların statüsü ile ilgili sorunun çözümü de sonraki yıllara bırakılmıştır. Uzun görüşmelerin ardından 2. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, 1936 yılında bir kısmı da boğazlarla doğrudan ilgisi olmayan kimi devletlerle Montrö Sözleşmesi’ni imzaladık. Hiç şüphesiz boğazların kontrolünü uluslararası bir komisyon yerine pek çok sınırlama ile de olsa Türkiye’ye bırakan bu sözleşme dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır. İmzalandığı tarihten bugüne kadar boğazlarda bu sözleşmeye uygun olmayan pek çok tartışmalı hususla karşılaştığımız bir gerçektir. Boğazlardaki gemi trafiğinin yer yer seyir güvenliğini tehdit edecek veya ciddi vakit kayıplarına yol açacak düzeye ulaşmış olması meselenin ayrı bir boyutudur. Her şeye rağmen Montrö’nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor ve daha iyisi için imkan bulana kadar bu sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Şu anda konumuz olan Montrö tartışması nereden çıktı? Esasen imzaladığımız tarihten beri bu sözleşme ile ilgili akademi dünyasında, medyada, diplomaside, askeri cenahta pek çok görüş ortaya konmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışılmaya devam etmektedir. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı aldığı günlerde Meclis Başkanımıza bu çerçevede Montrö örneği verilerek bir soru yöneltilmiştir. Kendisi bir hukukçu olan Meclis Başkanımız tamamen teorik olduğunu belirtiği bir cevap vererek konuyu izah etmiş fakat Montrö’den çekilme diye bir durum olmadığını açıkça belirtmiştir. Eskiden beri süren bu tartışmanın akademik açıdan teorik bir yaklaşıma konu edilmesi, emekli amirallerin bir araya gelerek yayınladıkları bildirinin omurgası haline dönüştürülmüştür. Şayet amaç Montrö Sözleşmesi ile ilgili tartışmaya katkı sağlamaksa, bunun mecrası bildiri yayınlamak değil, akademik dünyada ve medyada görüş ifade etmektir. Nitekim bu zaten yapılmaktadır. Hiç kimse akademideki, medyadaki, siyası alandaki tartışmalar sebebiyle kimsenin yakasına yapışmamış, meseleyi başka mecralara çekmeye çalışmamıştır. Ancak, önceki gece yayınlanan bildiri, tamamen bu çerçevenin dışında bir eylemdir" açıklamasında bulundu.

Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağın temelden yanlış olduğunu ifade eden Erdoğan, ”Türkiye Kanal İstanbul sayesinde İstanbul Boğazı’ndaki ağır deniz yükü trafiğini hafifletirken Montrö sınırlamaları dışında tamamen kendi egemenliğinde bir alternatife kavuşmuş olacaktır. Bu bizim egemenlik mücadelemizdir. Biz şu anda İstanbul Boğazı’nda egemen miyiz maalesef. Bir başka ifadeyle Kanal İstanbul boğazdaki egemenlik haklarımızı güçlendirecek bir projedir. Atatürkçülük ve Cumhuriyetçilik adına Türkiye’nin milli egemenlik haklarını tahkim edecek böyle projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır. Cumhurbaşkanı ve ülkenin en büyük partisinin genel başkanı olarak vazifem Türkiye’nin ve Türk milletinin hak ve menfaatlerini neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır” dedi.

Montrö Sözleşmesi’nden çıkmayla ilgili halihazırda bir çalışma olmadığını kaydeden Erdoğan, ”Ama gelecekte bu ihtiyaç ortaya çıkarsa ülkemizi daha iyisine kavuşturmak üzere her sözleşmeyi gözden geçirmekten çekinmeyiz. Bunları uluslararası anlaşmaya veya tartışmaya açarız. Bildirideki ikinci mesele konusunda ise; biraz önceki toplantının açılış konuşmasında belirtiğim şu hususları buradan milletime duyurmak istiyorum. Biz geçmişte cübbeleriyle seçilmiş hükümete karşı düzenlenen mitinglerle katılan rektörlere, demokrasi ve hukuk adına karşı çıkmıştık. Geçmişte cübbeleriyle siyasi iktidarı hedef alan brifinglere iştirak eden yargı mensuplarını da demokrasi ve hukuk adına eleştirmiştik. Yine biz geçmişte üniformalarıyla milli iradeyi çiğneyen askerlerin yaptıklarını demokrasi ve hukuk adına doğru bulmadığımızı açıkça söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak fotoğraf veren askere de olumlu bakmadık, bakmayız. Bunun münferit bir hadise olduğu açıkça bellidir. Söz konusu görüntünün yayınladığı gün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendi içinde çok yönlü bir idari soruşturmayı hemen başlatmış ve sonuçlandırmıştır. Halen konu üzerinde çalışan Milli Savunma Bakanlığımız da kendi üzerine düşeni mutlaka yapacaktır. Bizim de yanlış bulduğumuz bu görüntünün ülkenin ve milletin topyekun huzursuzluğuna yol açacak bir bildirinin bahanesi olarak kullanılmasını kesinlikle art niyetli görüyoruz. Aynı şekilde tamamı da yalan veya yanlış olan bilgilerle Milli Savunma Üniversitemizi laiklik ve Atatürkçülük tartışmalarının içine çekmeye çalışanlar da sinsi gayeler taşıyor. Geçmişte darbe imalarını ‘genç subaylar rahatsız diyerek ifade edenlerin Milli Savunma Üniversitemiz sayesinde artık bu imkandan mahrum kalınca işi emekli amirallere havale ettikleri ettikleri anlaşılıyor" dedi.

"Demokrasi ve hukuk içinde çözülecek meselelerin darbe imalı bildirilerin bahanesi haline dönüştürülmesi, siyasi otoriteye rağmen anayasaya bağlılık gösterisi değil tam tersine anayasaya yönelik açık tehdittir" diyen Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Sadece bu tartışma bile başlı başına Türkiye’nin darbe dönemlerinin ürünü bir anayasadan yeni ve sivil bir anayasaya geçiş ihtiyacını ispatlamaya yeterlidir. Türkiye’nin geleceğine umutla bakmaya en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde milletin ve özellikle gençlerin morallerini bozacak hiçbir hareketi masama ile karşılamayız. Ana muhalefet partisinin başını çektiği bir kesim bu tartışmanın ekonomik sıkıntıların üzerinin örtülmesi amacıyla kullanıldığını öne sürmektedir. Halbuki ekonomiye asıl zararı kendilerinin sürekli körüklediği bu tür tartışmalar vermektedir."

"Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var"

Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin salgın şartlarında hangi başarılarını ortaya koyduğunu ayrıntılı şekilde aktaracağını bildiren Erdoğan, "Kendi ülkelerinin ve milletinin felaketinden iktidar devşirme peşinde koşan muhterisleri milletimizin takdirine havale ediyoruz. Şu anda bu 104 kişinin içerisinde bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi olan, kendisi, karısı, yeğeni, oğlu, şusu busu olanlar var. Bunları da yakın zamanda yazılı ve görsel medyada göreceksiniz. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var. Biz ekonomide Türk ekonomisini yatırım, istihdam, üretim ve ihracat temellerinde büyütmeyi, çok daha iyi yerlere getirme mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz. İktidara geldiğimizden bu yana biz ülkemizi nereden aldık, bugün neredeyiz. Yatırımlar dahil bütün bunları çarşamba günü millete seslenişte açıklayacağım. Aynı şekilde demokrasimizi milli irade üstünlüğü temelinde darbelere, cuntalara, vesayete karşı gerektiğinde canımız pahasına mücadele ederek güçlendireceğiz, çok daha iyi yerlere getirme mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz” dedi.
Yorumlar (0)
6
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@