banner417

TBMM'de 23 Nisan özel oturumu

TBMM Genel Kurulu, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

TBMM'de 23 Nisan özel oturumu

 TBMM Genel Kurulu, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

Genel Kurul, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlığında açıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Şentop konuşmasına başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlediği Genel Kurul'a, liderlerden ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi.

Erdoğan'ı locaya gelişinde AK Parti Grubu ayakta alkışlarken, MHP Grubu da ayakta karşıladı.

"İhanete geçit vermediler"

Şentop, özel gündemle toplanan Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, çatısı altında gururla bulundukları bu yapının, yalnızca bir bina olmadığına işaret ederek bu çatının altında yankılanan, işgal teşebbüsüne karşı istiklal iradesinin, istilacılara karşı hürriyet mücadelesinin ve bütün bunları milletle birlikte yapma ısrarının gür sesi olduğunu söyledi.

Çatısı altında gururla bulundukları bu yapının, yalnızca bir bina olmadığına işaret eden Şentop, bu çatının altında yankılanan, işgal teşebbüsüne karşı istiklal iradesinin, istilacılara karşı hürriyet mücadelesinin ve bütün bunları milletle birlikte yapma ısrarının gür sesi olduğunu söyledi.

Şentop, bu Meclisin, mirası istiklal, mizacı hürriyet, temeli milli irade olan bir yüce abide olduğunu ifade ederek, "Zira, milletin ve vatanın en zor günlerinde teşekkül etmiş, Türkiye’yi istiklale taşıyan milli mücadele iradesinin merkezi olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihi önderliğinde milletimiz, o güne kadarki kahramanlıklarının özeti, o günden sonraki cesaretinin önsözü sayılacak bir dirençle kurtuluşunu elde etmiştir. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, mesai ve silah arkadaşlarını, Birinci Meclis'in her biri şeref numunesi üyelerini ve kurtuluşa yüreklerini koyan aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyorum." diye konuştu.

Şentop, bu Meclis yüce ve mukaddes olduğu için 15 Temmuz gecesi, milleti bizar ve demokrasiyi tarumar etmek isteyen hain darbe girişimine, milli iradenin tecelli ettiği TBMM'yi bombalayacak kadar alçalmış darbecilere karşı milletin ve Meclisin kahraman üyelerinin direndiğini, o ihanete geçit vermediğini anımsattı.

15 Temmuz'da girişilen darbe teşebbüsüne karşı eşine az rastlanır bir liderlik sergileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sunan Şentop, o gece şehit olan vatan evlatlarını rahmet, gazileri minnetle andı.

"Türkiye'nin gittikçe artan bir etkinliğe sahip olması tesadüfi değildir"

TBMM Başkanı Şentop, dünyanın büyük dönüşümler yaşadığı, köklü değişimlere şahit olduğu bir dönemden geçtiğine işaret ederek, bu büyük dönüşüm ve değişimin, hem tarihi mirası hem de coğrafi konumu sebebiyle Türkiye'ye büyük görevler yüklediğini vurguladı.

Dünyanın en çok komşuya sahip ülkelerinden birisi olarak Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada olup bitenlere geçmişte hiç rastlanmadığı ölçüde müdahil olduğunu, iddialarını ve iradesini her fırsatta, her zeminde ısrarlı bir biçimde dile getirdiğini anlatan Şentop, "Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada gittikçe artan bir etkinliğe sahip olması tesadüfi değildir. Türkiye bu güce, gayretli milleti, basiretli idaresi, yerli ve milli politikaları ve en önemlisi de köklü demokrasi geleneği sayesinde ulaşmıştır." dedi.

"Şiddetle arasına mesafe koyamayanlar bu ülkenin aleyhine çalışmaktadır"

Şentop, kuruluşunun 99. yıl dönümünü coşkuyla kutladıkları ve istiklal gayretiyle milli mücadeleyi yürüten Birinci Meclis'in, bugün olduğu gibi milletin bütün renklerini zenginlik olarak bünyesinde barındıran bir yapıya sahip olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Farklı kökenlere ve kimliklere sahip birçok isim, memleketin bir kısmı işgal edilmişken Ankara'da bir araya gelmişti. Hepsinin ortak idealiyse, esaret altında değil, bu cennet vatanın üstünde bağımsız bir şekilde yaşamaktı. Birinci Meclisten devraldığımız mirasın önemli bir parçası da işte bu istek ve iradedir. Bu vesileyle bir daha tekrar etmekte fayda görüyorum ki Türkiye ancak farklılıklarını çatışma bahanesi değil, zenginleşme imkanı olarak gören bir anlayışla ilerleyebilir. Dar ve daraltıcı bir bakış açısıyla bu ülkeye bakmak, geçmişte acısını çektiğimiz bir illettir. 1920 ruhundan bize miras kalan anlayış, farklılıklarımıza rağmen Türkiye'den yana olmayı, aynı bayrak altında eşit vatandaşlar olarak yaşama iradesini zorunlu kılmaktadır.

Köklü bir seçim ve parlamento geleneğine sahip bir ülke olarak Türkiye için sivil siyasetin dışında zemin, demokrasiden başka çare, diyalog içermeyen bir söylem arayışında olmak, bu ülkenin geleceğini baltalamaktır. Bu sebeple, hangi düzeyde olursa olsun, neyi amaçlarsa amaçlasın, ne tür bir kisveye bürünürse bürünsün fikirlerini hakim kılmak veya rakiplerini zayıf düşürmek için şiddeti bir yöntem olarak benimseyenler, şiddet ile arasına mesafe koyamayanlar, bu ülkenin ve milletin aleyhine çalışmaktadırlar."

"Türkiye ile sağlıklı ve verimli ilişki kurmanın tek yolu..."

TBMM Başkanı Şentop, yüce Meclisin Türkiye'nin zor günlerden çıkışına rehberlik etmiş bir kurum olduğunu dile getirdi.

Milli mücadele döneminde top sesleri Polatlı'dan duyulurken ya da işgalin karanlığı her ufku bürümüşken "Ya İstiklal, ya ölüm" şiarını yükselten, Mehmet Akif'in "Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal" mısrasıyla tamamlanan İstiklal Marşı'nı defalarca ayakta alkışlayan Gazi Meclisin ruhu neyse, şu an kendilerini bir araya getiren Meclisin ruhunun da o olduğunu vurgulayan Şentop, bu ruhun, bu istiklal arzusunun, en büyük iftihar tabloları olduğunu, bu sebeple Türkiye'nin büyük bir ülke ve milletin yeryüzünün en mümtaz topluluklarından olduğunu söyledi.

En zor şartlar altında bile harici müdahalelere boyun eğmeyen Türkiye'nin bugün eriştiği güç görmezden gelinerek dayatmacı politikalara mecbur bırakılmak istenmesi, bu ülkenin ruhunu ve önemini kavrama eksikliğinden kaynaklanmaktadır ve büyük bir hatadır. Hele de Türkiye'ye yönelik dayatmaların bir parçası olmak üzere terörün ve teröre müzahir yapıların desteklenmesi, başarılı olmak bir yana, Türkiye'nin haklı öfkesini celbetmektedir. Türkiye, haritaları cetvelle çizilmiş, anayasaları cebren yapılmış, idarecileri özel olarak yetiştirilmiş, köksüz ve hedefsiz nev-zuhur devletlere benzemez. Bu yüzden, Türkiye ile sağlıklı ve verimli ilişki kurmanın tek yolu, bu ülkenin ve milletimizin hassasiyetlerini kavramaktan, samimi bir yaklaşım geliştirmekten geçer."

"Çocuklara yönelik suçlarda katı, tavizsiz ve hızlı süreçler yürütülmeli"

Mustafa Şentop, bugünün sadece Milli Egemenlik Bayramı değil, aynı zamanda çocukların bayramı olduğuna işaret ederek, milletin ve vatanın istikbali olan çocukları daima bir kıymet olarak hayatlarının, gelecek planlarının en hayati kısmına yerleştirmeleri gerektiğini bildirdi.

Çocuklarına ve gençlerine önem vermeyen bir milletin, yok olmanın eşiğinde olduğunu ifade eden Şentop, bu yüzden çocukları ve gençleri milli ve manevi değerlerlerle donatıp, kendi ayakları üzerinde duran, istiklal ve hürriyet aşığı, çağın gerektirdiği donanıma ve niteliklere sahip fertler olarak yetiştirmeleri gerektiğini söyledi.

Şentop, çocuklarla ilgili çabalarını, modern hayatın ve dijital dönüşümlerin doğurduğu yeni sonuçları göz önüne alarak güncellemeleri gerektiğini dile getirerek, "Ayrıca çocuk suçluluğunda ve çocukları hedef alan suçlarda bir artış görülmektedir. Bu hususlarda, özellikle çocuklara yönelik suçlarda TBMM başta olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlarımız daha etkin bir çalışma yapmalıdır. Çocuklara yönelik suçlarda katı, tavizsiz ve hızlı süreçler yürütülmelidir. Çünkü çocuklar bize geleceğin ve Allah’ın emanetleridir." dedi.

"Bugünümüzü istiklal için gayret gösterenlere borçluyuz"

"Bugün bu vatanda ve bu bayrağın altında yaşayan hür bir millet, bölgesel ve küresel anlamda sözüne kulak verilen güçlü bir devlet isek, bunu istiklal, hürriyet ve aziz milletimiz için gayret göstermiş kimselere borçluyuz." diyen Şentop, başta ilk Meclis Başkanı, milli mücadelenin lideri ve Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal ve Birinci Meclis'te kurtuluş mücadelesine omuz veren bütün milletvekilleri olmak üzere Meclis çatısı altında görev yapan, vatan, millet, bayrak ve devlet uğruna şehit düşen, gazi olan, 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimine karşı dururken makamların en yücesine ulaşan her bir vatan evladını rahmetle, minnetle, şükranla andığını ifade etti.

Halkın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayan Şentop, her geçen yılın demokrasinin kökleşmesine, milletin refah ve selametine, devletin kudretine, yeniden büyük Türkiye davasının muzafferiyetine katkı yapması temennisinde bulundu.

"Şiddet yoluyla siyasi netice elde etmeye çalışmak..."

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanvekili Levent Gök ve bazı milletvekillerine yönelik Ankara'nın Çubuk ilçesinde müessif bir saldırı gerçekleştiğini belirterek, bu saldırıyı kınadı, geçmiş olsun dileklerini iletti. Şentop, bir daha bu tür olayların yaşanmamasının en büyük temennileri olduğunu söyledi.

Şiddet yoluyla siyasi netice elde etmeye çalışmanın, şiddeti meşrulaştırmak veya desteklemenin kabul edilemeyecek bir tavır olduğunu vurgulayan Şentop, bunun Türkiye'ye yakışmadığını kaydetti.

Şentop'un konuşmasından sonra söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da Kılıçdaroğlu'na linç girişiminde bulunulduğunu belirterek, ellerindeki görüntüler ve tanık ifadelerinin bu gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu söyledi. Özkoç, şöyle dedi:

"Bugün siyasetin ortak olması, lincin hesabının sorulması gereken gündür. İtidal çağrısı yapılıyorsa, Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinin gördüğü en itidalli, en soğukkanlı, barış ve kardeşlikten yana iradesini en açık şekilde ortaya koyan liderdir. Şehidimiz bir parti, bir hane için değil vatanımız için canını ortaya koymuş evladımızdır, hepimizin evladıdır. Bir şehidimizin acısında ortak olamayacaksak, millet olarak hiçbir noktada yan yana gelemeyiz. Biz şehit cenazelerine böyle bakıyoruz. Şehit, bizim şehidimizdir, hepimizin şehididir. Evladını bayrağımıza sarılı tabutuyla kucaklayan her ailenin yanında olacağız. Bu linç girişimini, şehit aileleriyle, bir toplumsal tepkiyle ilişkilendirmeye çalışanları kınıyor, vicdan ve sağduyuya davet ediyoruz. Linç girişimiyle ilgili hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER