<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Nehaber24 - Haberler, En Son Güncel Haberler</title>
    <link>https://www.nehaber24.com</link>
    <description>Nehaber24.com dünya genelinden son dakika haberleri ve en yeni gelişmeleri tarafsız, hızlı ve detaylı bir şekilde bulabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.nehaber24.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2008 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 00:20:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Söz Sırası Bizde’de Bu Sözler Çok Tartışılacak! | 5. Bölüm]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizdede-bu-sozler-cok-tartisilacak-5-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizdede-bu-sozler-cok-tartisilacak-5-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nehaber24 ekranlarında yayınlanan “Söz Sırası Bizde” programının 5’inci bölümünde gündemine ilişkin önemli konular masaya yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ne Haber 24 ekranlarında yayınlanan “Söz Sırası Bizde” programının 5’inci bölümünde Erzincan’ın ve Türkiye’nin toplumsal gündemine ilişkin önemli konular masaya yatırıldı.</p>

<p>Selçuk Özdemir ile eğitimci Ecem Öztürk’ün değerlendirmelerde bulunduğu programda ilk olarak Liselere Geçiş Sistemi sınavında Türkiye birincisi olan Erzincanlı öğrenciler gündeme geldi. Ardından meslek liseleri ve istihdam konusu ele alınırken, sanayide yaşanan usta ve çırak eksikliğine dikkat çekildi.</p>

<p>Programın ilerleyen bölümünde “özgürlük ve ölçüsüzlük” başlığı altında giyim tarzları, sosyal medya aracılığıyla görünür olma isteği, kadının toplumdaki yeri ve gençlerin davranışları değerlendirildi. Y ve Z kuşakları arasındaki farklılıkların da konuşulduğu programda ailelerin çocuk yetiştirirken sorumluluk vermesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Aile büyüklerinin ziyaret edilmesi, bayram gelenekleri, komşuluk ilişkileri, huzurevlerinde yaşayan yaşlılar ve toplumsal değerlerde yaşanan değişim de programın öne çıkan konuları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Erzincan’ın LGS Türkiye birincileri tebrik edildi</strong></h2>

<p>Programın başlangıcında LGS sınavında Erzincan’dan üç öğrencinin Türkiye birincisi olması değerlendirildi. Türkiye birincisi olan Ahmet Kaan Kılıç, Gül Çelebi ve Defne Deniz Altınbaş tebrik edilirken, öğrencilerin başarılarında emeği bulunan ailelere ve öğretmenlere de teşekkür edildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, uzun ve zorlu bir sınav maratonunun ardından önemli bir başarı elde eden öğrencilerin yollarının ve bahtlarının açık olmasını dileyerek, çocukların yetişmesinde büyük emek veren ailelerin ve öğretmenlerin unutulmaması gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Herkes Anadolu ya da fen lisesi istiyor ama kimse usta olmak istemiyor”</strong></h2>

<p>LGS başarısının ardından meslek liseleri ve istihdam konusu ele alındı. Günümüzde birçok ailenin çocuğunu Anadolu lisesine veya fen lisesine göndermek istediği ancak sanayide usta, kalfa ya da çırak olmanın yeterince tercih edilmediği ifade edildi.</p>

<p>Mesleki eğitim merkezleri ve meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin “ara eleman” değil, “aranan eleman” olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Selçuk Özdemir, ülkede ve Erzincan’da geçmişten günümüze devam eden çırak, kalfa ve usta yetiştirme sürecinin ciddi şekilde zayıfladığını söyledi. Sanayide yetişmiş eleman eksikliğinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini belirten Özdemir, bazı işletmelerin Afgan ve Suriyeli işçiler üzerinden ucuz iş gücüyle bu ihtiyacı karşılamaya çalıştığını dile getirdi.</p>

<p>Özdemir, özellikle Erzincan’da çeşitli alanlarda yetişmiş ustalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, araçlarıyla ilgili teknik bir sorun yaşayan bazı vatandaşların çözüm bulmak amacıyla Trabzon, Erzurum veya Sivas gibi çevre illere gitmek zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Mesleki eğitime daha fazla önem verilmesi gerektiğini kaydeden Özdemir, her çocuğun üniversite mezunu olmak zorunda olmadığını, bazı gençlerin yeteneklerine uygun mesleklere yönlendirilmesinin hem kendileri hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Meslek liselerinin geçmişi Osmanlı dönemine dayanıyor</strong></h2>

<p>Ecem Öztürk ise meslek liselerinin geçmişinin Osmanlı dönemine, Mithat Paşa tarafından kurulan sanayi mekteplerine kadar uzandığını hatırlattı.</p>

<p>Mesleki eğitim kurumlarının 1926 yılında bütünüyle Millî Eğitim Bakanlığı bünyesine katıldığını belirten Öztürk, meslek liselerinin Türkiye’nin çağdaşlaşma ve sanayileşme sürecinin lokomotiflerinden biri olarak görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Mesleki eğitimde yalnızca teorik bilginin yeterli olmadığını vurgulayan Öztürk, öğrencilerin staj, çıraklık ve iş başında eğitim yoluyla mesleğin içinde bulunması gerektiğini kaydetti. Programda aktarılan verilere göre teorik eğitim ile staj veya çıraklık eğitimini birlikte alan gençlerin iş bulma imkânının yüzde 68’e kadar çıkabildiği ifade edildi.</p>

<p>Mesleki eğitim merkezlerinde öğrencilerin haftanın dört günü işletmelerde çalıştığı, hem para kazandığı hem de mesleği uygulamalı olarak öğrendiği; haftanın bir günü ise okula giderek eğitim aldığı anlatıldı. Bu öğrencilerin eğitim sürecinin sonunda lise diploması alabildiği de hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>“Herkes üniversite okuyacak diye bir kural yok”</strong></h2>

<p>Programda her gencin üniversite okumak zorunda olmadığına dikkat çekildi. Toplumun yalnızca üniversite mezunlarına değil; işini iyi bilen ustalara, kalfalara ve çıraklara da ihtiyacı olduğu belirtildi.</p>

<p>Çocukların küçük yaşlardan itibaren yeteneklerinin gözlemlenmesi gerektiğini söyleyen Ecem Öztürk, bazı çocukların elektronik, elektrik, otomotiv, kaporta veya farklı teknik alanlara ilgi duyabileceğini ifade etti.</p>

<p>Çoklu zekâ yaklaşımının dikkate alınması gerektiğini belirten Öztürk, akademik derslerde istenilen başarıyı gösteremeyen bir çocuğun teknik ve uygulamalı alanlarda son derece başarılı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Selçuk Özdemir de günümüzde Erzincan’da çalışan elektrikçi, elektronikçi, oto tamircisi, kaportacı ve boyacıların önemli bölümünün kendi kuşaklarından yetişen ustalar olduğunu dile getirdi. Bu neslin mesleği bıraktıktan sonra yerini dolduracak yeni ustaların yetişmemesi durumunda ciddi sorunlar yaşanabileceğini belirtti.</p>

<p>Sanayide yaşadığı bir olayı da anlatan Özdemir, aracının cam mekanizmasında yaşanan sorun nedeniyle gittiği iş yerinde çalışan çırağın yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadığını gördüğünü ifade etti. Bu tür örneklerin mesleki eğitim ve usta-çırak ilişkisinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Özgürlük ve ölçüsüzlük</strong></h2>

<p>Programın ikinci bölümünde toplumdaki giyim anlayışı, sosyal medyanın etkileri ve görünür olma isteği ele alındı. Konunun “özgürlük ve ölçüsüzlük” başlığı altında konuşulması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, insanların giydiği kıyafetleri tek tek tanımlamanın ya da betimlemenin doğru olmadığını ancak tekstil dünyasının ve sosyal medyanın topluma neyi, neden servis ettiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Toplumları ayakta tutan geleneklerin, göreneklerin ve ortak değerlerin bulunduğunu kaydeden Öztürk, insanların sürekli görünür olmak ve beğeni almak istemesinin sosyologlar ve psikologlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Öztürk, özellikle kadınların yalnızca dış görünüşleri üzerinden gündeme getirilmesine karşı olduğunu belirterek, bir kadının ilmi, bilimi, zarafeti, duruşu, asaleti, başarıları ve fikirleriyle konuşulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kadının siyaset, medya, reklam, eğlence ve farklı alanlarda bir obje olarak kullanılmasına karşı olduğunu söyleyen Öztürk, kadınların da kendilerini çeşitli menfaatler için kullandırmaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Konuşmasında modacı Cemil İpekçi’nin açıklamalarına da değinen Öztürk, İpekçi’nin kıyafet tasarladığını, insanları soyma tasarımcısı olmadığını söylediğini aktardı. Dekoltenin son derece dikkatli kullanılması gerektiğini belirten Öztürk, bir kıyafetin her tarafının aynı anda açık bırakılmasının estetik ve tasarım açısından doğru bulunmadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Kadın kimliğinden vazgeçmeden ülkesini temsil edebilir”</strong></h2>

<p>Kadının bulunduğu ortamda kadın kimliğinden vazgeçmeden devletini ve milletini temsil edebileceği belirtildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, kadın liderlerin, bürokratların ve devlet yöneticilerinin kıyafetleri, takıları ve kadın kimlikleriyle var olurken aynı zamanda ülkelerini, bayraklarını, geleneklerini ve göreneklerini en üst düzeyde temsil edebildiğini söyledi.</p>

<p>Kadının kendisini ifade edebilmesi için bedenini ön plana çıkarmak zorunda olmadığını belirten Öztürk, bilgi, birikim, zarafet, asalet ve başarıların daha fazla konuşulması gerektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Okullardaki kıyafet serbestliği tartışıldı</strong></h2>

<p>Programda ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerin giyim tarzları da değerlendirildi. Özellikle ergenlik dönemindeki çocukların öğretmenlerini, ailelerini, sosyal medya fenomenlerini ve çevrelerindeki yetişkinleri örnek aldığına dikkat çekildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, geçmişte öğrencilerin okula üniformasız gidemediğini hatırlatarak, okullardaki kıyafet serbestliğinin beraberinde bazı sorunlar getirdiğini savundu. Öğretmenlerin de öğrencilere örnek olduğunu belirten Özdemir, eğitim kurumlarında kıyafet konusunda belirli bir ölçünün bulunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ecem Öztürk ise öğrencinin okula öncelikle eğitim almak, geleceğine hazırlanmak ve sınavlarına çalışmak için geldiğini ifade etti.</p>

<p>Okulların yalnızca öğretim değil, aynı zamanda eğitim kurumları olduğunu belirten Öztürk, öğrencilere bilgi verilmesinin yanında toplumsal değerlerin de kazandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Saç boyaları, yoğun makyaj ve okul ortamına uygun olmayan kıyafetlerin özgürlük olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Öztürk, bunların “özgürlükten çok ölçüsüzlük” kapsamında ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Kimsenin başörtüsüyle, eteğiyle veya şortuyla bir derdimiz yok”</strong></h2>

<p>Programda yapılan değerlendirmelerin insanların özel hayatlarına veya kıyafet tercihlerine müdahale etmek amacı taşımadığı özellikle vurgulandı.</p>

<p>Ecem Öztürk, kendisinin açık bir kadın ve Cumhuriyet kadını olduğunu belirterek, Atatürk’ün ilke ve inkılapları sayesinde özgürce konuşabilmenin ve düşüncelerini ifade edebilmenin kıymetini bildiğini söyledi.</p>

<p>Kimsenin başının açık ya da kapalı olmasıyla ilgili bir sorunu bulunmadığını ifade eden Öztürk, toplumun farklı kesimlerinden çarşaflı, tesettürlü veya şort giyen arkadaşları bulunduğunu ve aralarında hiçbir problem yaşanmadığını anlattı.</p>

<p>İnsanların kendi inançları, gelenekleri ve doğruları çerçevesinde hayatlarını sürdürebileceğini söyleyen Öztürk, esas sorunun başörtüsü, etek veya şort değil, her alanda ortaya çıkabilen ölçüsüzlük olduğunu vurguladı.</p>

<p>Tesettürlü kadınların da tesettür giyimindeki bazı uygulamalardan rahatsız olduğunu aktaran Öztürk, yalnızca başörtüsü kullanıp kıyafetin diğer bölümlerinde tesettür ölçülerine uyulmamasının da tartışıldığını dile getirdi.</p>

<p>“Benim hiç kimsenin eteğinin boyuyla, başörtüsünün tarzıyla, haşemasıyla ya da şortuyla bir derdim yok” diyen Öztürk, asıl itirazının kadının objeleştirilmesine ve bir meta hâline getirilmesine yönelik olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>“Kadın başarılarıyla konuşulmalı”</strong></h2>

<p>Ecem Öztürk, Atatürk’ün Türk kadınının yerlerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layık olduğuna ilişkin sözünü hatırlattı.</p>

<p>Türk kadınlarına birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı verildiğine dikkat çeken Öztürk, kadınların etek boylarının veya başörtülerinin değil; devlet yönetimindeki başarılarının, bilimsel çalışmalarının, buluşlarının ve spor alanında kazandıkları şampiyonlukların konuşulmasını istediğini söyledi.</p>

<p>Erzincan’da badminton başta olmak üzere farklı spor branşlarında önemli başarılar kazanan kız sporcuların bulunduğunu hatırlatan Öztürk, Erzincanlı gençlerin millî takım, Avrupa ve dünya şampiyonluklarıyla gündeme gelmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’de kadın voleybolcuların elde ettiği başarıların da daha fazla konuşulmasını isteyen Öztürk, genç kadınların bedenleri veya kıyafetleri üzerinden değil, yaptıkları çalışmalar ve kazandıkları başarılar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Her kıyafet kendi ortamında değerlendirilmeli”</strong></h2>

<p>Programda spor yapan insanların giydiği kıyafetlerle günlük hayatta kullanılan kıyafetlerin birbirinden ayrılması gerektiği de ifade edildi.</p>

<p>Yüzücü bir kadının mayo giymesinin, bisiklet kullanan bir sporcunun tayt ve kask kullanmasının veya tenisçinin kendi sporuna uygun kıyafet tercih etmesinin doğal olduğu belirtildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, Ardahan Valisi’nin bisiklet kullanırken tayt giymesi üzerinden yapılan eleştirileri hatırlattı. Ecem Öztürk ise bu eleştirileri doğru bulmadığını ifade ederek, bisiklet kullanan bir kişinin takım elbiseyle spor yapamayacağını söyledi.</p>

<p>Bol kıyafetlerin bisiklet kullanırken hava alarak paraşüt etkisi oluşturabileceğini belirten Öztürk, sporcuların güvenlik ve performans nedeniyle branşlarına uygun kıyafetler kullandığını kaydetti.</p>

<p>Spor salonunda, yüzme havuzunda veya bisiklet parkurunda normal karşılanan bir kıyafetin şehir merkezinde ve farklı bir sosyal ortamda aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiği savunuldu.</p>

<h2><strong>“Evrensel ahlak dine, dile ve mezhebe göre değişmez”</strong></h2>

<p>Ecem Öztürk, konunun yalnızca Erzincan, İstanbul, Ankara veya İzmir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “evrensel ahlak” kavramına dikkat çekti.</p>

<p>Evrensel ahlakın dine, dile, mezhebe veya ülkeye göre değişmeyen toplumsal kuralları kapsadığını ifade eden Öztürk, Almanya’da bir fitness eğitmeninin giydiği kıyafet nedeniyle uçağa alınmadığı yönündeki haberi örnek gösterdi.</p>

<p>Spor salonunda normal kabul edilen kıyafetin uçaktaki diğer yolcuların konforunu etkileyebileceği gerekçesiyle üzerine başka bir kıyafet giymesinin istendiğini aktaran Öztürk, özgürlüklerin kullanılırken başkalarının yaşam ve konfor alanlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Selçuk Özdemir de sosyal medya, televizyon ve dijital platformlarda kadın bedeninin yoğun şekilde ön plana çıkarılmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti.</p>

<p>Kadının anne, bilim insanı, sporcu, yönetici, sanatçı ve toplumun kıymetli bir bireyi olduğunu ifade eden Özdemir, kadınların yalnızca dış görünüşleri üzerinden tanımlanmasının yanlış olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Sosyal medyada görünür olma isteği</strong></h2>

<p>Programda sosyal medyanın insanların davranışları üzerindeki etkisi de konuşuldu. İnsanların neden sürekli görünür olmak, beğeni almak ve dikkat çekmek istediğinin araştırılması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Dövme, küpe, bileklik ve farklı görünme isteği üzerinden değerlendirmelerde bulunulurken, bunların doğrudan kötü veya yanlış olarak tanımlanamayacağı ancak insanların neden sürekli farklı görünme ve dikkat çekme ihtiyacı hissettiğinin sorgulanması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, bazı alışkanlıkların dışarıdan servis edildiği yönünde görüşler bulunduğunu ancak insanların kendi akıllarıyla karar vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ecem Öztürk ise dövme veya küpe kullanan herkese karşı bir yaklaşım sergilenemeyeceğini belirterek, asıl üzerinde durulması gereken konunun sürekli beğenilme ve görünür olma isteği olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Geçmişte insanların özel hayatlarını başkalarından sakındığını belirten Öztürk, günümüzde ise nasıl uyandığından ne giydiğine kadar birçok özel anın sosyal medyada paylaşılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Toplumun bu noktaya nasıl geldiğinin sosyologlar ve psikologlar tarafından incelenmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, bir davranışın çok sayıda kişi tarafından yapılmasının o davranışı doğru hâle getirmeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Bazı gençlerin yalnızlık, parçalanmış aile yapısı, ilgi eksikliği veya farklı psikolojik nedenlerle dikkat çekmeye çalışabileceğini belirten Öztürk, insanları doğrudan yargılamak yerine davranışlarının arkasındaki nedenleri anlamak gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Y ve Z kuşakları arasındaki farklılıklar konuşuldu</strong></h2>

<p>Programın bir diğer bölümünde Y ve Z kuşakları arasındaki farklılıklar ele alındı.</p>

<p>Teknolojinin, internetin, cep telefonlarının ve sosyal medyanın hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte çocukların yetişme biçimlerinin değiştiği ifade edildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, kuşaklar arasında farklılık bulunmasının son derece doğal olduğunu belirtti. 1980’li ve 1990’lı yıllarda büyüyen kuşaklarla 2000’li yıllarda doğan çocukların aynı şartlarda yetişmediğini söyleyen Öztürk, değişen dünyanın çocukların düşünce ve davranışlarını etkilememesinin mümkün olmadığını kaydetti.</p>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak ebeveynlerin çocuk yetiştirme sorumluluğunun da arttığını belirten Öztürk, anne ve babaların çocukları tarafından yönetilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların fikirlerinin sorulmasının ve söz hakkı verilmesinin önemli olduğunu ifade eden Öztürk, bunun aile içindeki bütün kararların çocuk tarafından alınacağı anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Selçuk Özdemir ise kendi çocukluk dönemlerinde cep telefonu, tablet ve bilgisayar bulunmadığını; masalların, tiyatroların ve radyodaki “Arkası Yarın” programlarının hayal dünyalarını geliştirdiğini anlattı.</p>

<p>Televizyon programlarının belirli gün ve saatlerde yayınlandığını hatırlatan Özdemir, günümüzde ise herkesin cebinde internet bağlantılı bir ekran bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gece geç saatlere kadar telefon kullanan gençlerin bulunduğunu belirten Özdemir, akraba ziyaretlerinde ve aile ortamlarında insanların sohbet etmek yerine telefonlarıyla ilgilenmesinin aile içi iletişimi zayıflattığını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Çocuk yapmadan önce sorumluluğa hazır olunmalı”</strong></h2>

<p>Ecem Öztürk, çocuk yetiştirmenin geçmişe göre çok daha zor ve kapsamlı bir sorumluluk hâline geldiğini belirtti.</p>

<p>Kendisini çocuk yetiştirmeye hazır hissetmeyen kişilerin bu kararı verirken daha dikkatli düşünmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, anne ve baba olmanın yalnızca çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak anlamına gelmediğini ifade etti.</p>

<p>Geçmişte kalabalık ailelerde kardeşlerin birbirlerine baktığını ve çocuklara küçük yaşlardan itibaren sorumluluk verildiğini anlatan Öztürk, günümüzde bazı çocukların en basit görevleri yerine getirmekte dahi zorlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların uzaydan gelmediğini, bu çocukların toplumun ve ailelerin kendi çocukları olduğunu vurgulayan Öztürk, yaşanan sorunların çözümü için öncelikle anne ve babaların kendi davranışlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Ben yaşamadım, çocuğum yaşasın anlayışı doğru değil”</strong></h2>

<p>Programda ailelerin çocuklarına sunduğu maddi imkânlar da değerlendirildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, bazı anne ve babaların “Ben yaşamadım, ben görmedim, çocuğum en iyisini yaşasın” düşüncesiyle hareket ettiğini söyledi. Çocuğun en iyi arabaya binmesi, en pahalı telefonu kullanması veya istediği her şeye anında sahip olması gerektiği anlayışının yanlış olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çocukların temel fiziksel ve biyolojik ihtiyaçlarının karşılanmamasının da bir istismar biçimi olduğunu belirten Ecem Öztürk, imkânı bulunan ailelerin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini ancak bunun sınırsız tüketim anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>Çocuğa yatağını toplama sorumluluğu dahi verilmiyorsa yetiştirme sürecinde önemli bir eksiklik bulunduğunu ifade eden Öztürk, her bireyin tek ve biricik olduğunu ancak hiçbir çocuğa dünyanın yalnızca onun etrafında döndüğü hissinin verilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Çocukların 10 veya 15 yaşına gelmeden istedikleri her şeye sahip olması durumunda doyumsuzluk yaşayabileceği ifade edilirken, sabretmenin, hayal kurmanın, emek vermenin ve bir şeyi bekleyerek elde etmenin öğretilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Programda sosyal medyada paylaşılan bir örnek de anlatıldı. Müzikli bir saat isteyen çocuğa annesinin bir yumurta verdiği ve yumurtayı 40 gün boyunca kırmadan taşıması hâlinde istediği saati alacağını söylediği aktarıldı.</p>

<p>Bu örnek üzerinden çocuğa sabrın, korumanın, sorumluluğun ve bir şeye kıymet vermenin öğretildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Çocuklara misafir karşılama ve hal hatır sorma öğretilmeli</strong></h2>

<p>Çocukların aile içinde ve toplumda uyması gereken temel nezaket kuralları da programda gündeme geldi.</p>

<p>Eve misafir geldiğinde çocuğun odasından çıkarak “Hoş geldiniz” demesi, büyüklerini selamlaması, ayrılırken “İyi akşamlar” veya “İyi geceler” demesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Çocukların büyüklerin elini öpmesi, ayakkabılarını düzeltmesi ve hâl hatır sorması gibi geleneklerin sürdürülmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, bazı çocuklara “Nasılsın?” diye sorulduğunda yalnızca “İyiyim” cevabı alındığını, çocuğun karşısındaki kişiye “Siz nasılsınız?” diye sormadığını söyledi.</p>

<p>Bu davranışların doğuştan gelmediğini, aile tarafından öğretilmesi gerektiğini belirten Öztürk, sorunların çözümünün aileden başlayacağını vurguladı.</p>

<h2><strong>Bayram ziyaretleri ve aile büyükleri hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Selçuk Özdemir, 1990’lı yıllarda bayram sabahlarında amcaoğullarıyla birlikte aile büyüklerini ziyaret ettiklerini anlattı.</p>

<p>Yasin ve Mücahit isimli amcaoğullarına selam gönderen Özdemir, bayram günlerinde üç amcaoğlu olarak evden çıktıklarını, aile büyüklerinin evlerini gezdiklerini ve ellerini öptüklerini söyledi.</p>

<p>Günümüzde gençlerin aile büyüklerini ziyaret etmesinin yanı sıra telefonla arama alışkanlığının da azaldığını belirten Özdemir, toplumun bu değerleri kaybettiğini ifade etti.</p>

<p>Ecem Öztürk ise değişen ve gelişen dünyada WhatsApp üzerinden toplu mesaj göndermenin kolaylaştığını ancak telefonla aramanın, ses duymanın ve yürekten “Nasılsın?” demenin çok daha kıymetli olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların anne ve babalarının kıymetini yaşarken bilmesi gerektiği vurgulanırken, sevdiklerini kaybettikten sonra duyulan pişmanlığın onları geri getirmeyeceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Cumhuriyetin ve Kurtuluş Savaşı’nın değeri bilinmeli</strong></h2>

<p>Programda millî değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemine de dikkat çekildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, gençlerin sahip oldukları Cumhuriyetin, Kurtuluş Savaşı’nın, demokrasinin, çağdaşlığın, Atatürk ilke ve inkılaplarının değerini bilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Millî bayramların değerini bilmeyen bir neslin dini bayramların anlamını da tam olarak kavrayamayacağını belirten Öztürk, Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği mücadele sayesinde bugün bağımsız bir ülkede yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin işgal güçlerinden temizlenmesi ve Cumhuriyetin kurulmasının kolay olmadığını vurgulayan Öztürk, insanların birbirini ötekileştirmeden hem çağdaş hem de geleneklerine bağlı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Çocuklara büyüklerin elini öpmenin, hâl hatır sormanın, cenazeye gitmenin, doğumu ve ölümü hayatın bir parçası olarak öğrenmenin öğretilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Özdemir ve Öztürk, hiçbir insanın yarına çıkacağına ilişkin garantisinin bulunmadığını belirterek, insanlara yaşarken değer verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Aile bağlarındaki kopuş gündeme geldi</strong></h2>

<p>Programın devamında geniş aile yapısında yaşanan değişim ele alındı. Geçmişte aile bireylerinin birbirinden haberdar olduğu ancak günümüzde kardeşlerin, teyzelerin, halaların, amcaların ve kuzenlerin dahi birbirlerinden kopuk yaşayabildiği belirtildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, Erzincan yöresinde teyze için “eze”, amca için “emi” gibi ifadelerin kullanıldığını hatırlatarak, bu hitapların yalnızca bir kelime değil, aile yakınlığını ve kültürel bağı temsil ettiğini söyledi.</p>

<p>Dışarıdaki bir kişiye “amca” veya “teyze” denilebileceğini ancak gerçek amca, teyze, hala ve dayıların aile içindeki yerinin farklı olduğunu belirten Özdemir, akrabalık bağlarına sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Aile bireylerinin birbirlerinden haberdar olması gerektiğini söyleyen Özdemir, insanların artık aynı apartmanda yaşayan komşularını dahi tanımadığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Huzurevlerinde yaşayan yaşlıların durumu duygulandırdı</strong></h2>

<p>Programda huzurevlerinde yaşayan yaşlıların durumu da konuşuldu.</p>

<p>Ecem Öztürk, gerçekleştirdiği huzurevi ziyaretlerinden birinin ardından günlerce kendisini toparlayamadığını ve gözyaşlarına hâkim olamadığını anlattı.</p>

<p>Bir insanın kendi özgür iradesiyle huzurevinde yaşamayı tercih edebileceğini belirten Öztürk, ancak zorunlu olmadığı hâlde anne veya babanın yalnız bırakılmasının son derece üzücü olduğunu söyledi.</p>

<p>Selçuk Özdemir de Erzincan’ın yakından tanıdığı, ekonomik durumu oldukça iyi ailelere mensup bazı kişilerin huzurevlerinde yaşadığını gördüğünü belirterek bu durumdan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Torunların babaannelerini, anneannelerini, dedelerini, halalarını ve diğer aile büyüklerini tanıması gerektiğini belirten Özdemir, çalışma hayatının yoğunluğunun aile büyüklerini tamamen yalnız bırakmanın gerekçesi olamayacağını söyledi.</p>

<p>Büyükşehirlerde insanların sabah çok erken saatlerde işe gitmek zorunda kaldığını ve uzun saatler çalıştığını kabul ettiklerini belirten konuşmacılar, buna rağmen yaşlılar için farklı çözümler üretilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Çocuklarını yıllarca büyüten anne ve babaların yaşlandıklarında yalnız bırakılmaması gerektiği belirtilirken, toplumda ahde vefa duygusunun yeniden güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<h2><strong>“Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirini tanımıyor”</strong></h2>

<p>Selçuk Özdemir, geçmişte tek katlı evlerin bulunduğu mahallelerde insanların birbirlerini yakından tanıdığını anlattı.</p>

<p>Şimdiki Hilton Oteli’nin karşısında bulunan evlerde doğduğunu, daha sonra Fatih Mahallesi’ne taşındıklarını belirten Özdemir, çocukluk yıllarında yalnızca kendi sokağında değil, çevredeki sokaklarda yaşayan insanları da isim isim bildiklerini söyledi.</p>

<p>Günümüzde ise aynı apartmanda yaşayan insanların birbirlerini tanımadığını ifade eden Özdemir, kendisinin komşularını tanımadığı gibi komşularının da kendisini tanımıyor olabileceğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte çocukların komşularının evine rahatlıkla gidebildiğini, anneleri evde olmadığında karınlarını komşunun evinde doyurabildiğini belirten Özdemir, komşu kadınlara “komşu anne” denildiğini hatırlattı.</p>

<h2><strong>Güvensizlik komşuluk ilişkilerini zayıflatıyor</strong></h2>

<p>Programda günümüzde yaşanan güvenlik ve istismar kaygılarının komşuluk ilişkilerini de olumsuz etkilediği belirtildi.</p>

<p>Ailelerin çocuklarını başka bir eve gönderirken kime güveneceğini bilemediğini ifade eden Selçuk Özdemir, insanların bir çocuğun başını okşarken dahi yanlış anlaşılma endişesi yaşayabildiğini söyledi.</p>

<p>Ecem Öztürk ise bir çocuğu öpmek veya sevmek istediğinde mutlaka çocuktan ya da annesinden izin istediğini belirtti. Çocuklara da birisi kendilerini sevmek istediğinde “Anneme sorayım” demelerinin öğretilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yaşanan kötü olayların toplumdaki güven duygusunu zayıflattığını belirten Öztürk, bunun komşuluk ilişkilerinin tamamen sona ermesi anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İnsanların karşı komşusundan veya üst katında yaşayan kişiden haberdar olması gerektiğini ifade eden Öztürk, hayatın yoğunluğu içerisinde komşulara yarım saat dahi olsa zaman ayrılmasının kıymetli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Komşuluk hakkının İslam kültüründe de önemli bir yere sahip olduğu hatırlatılırken, Peygamber Efendimizin komşuluk hakkından o kadar çok söz ettiği, sahabelerin komşunun komşuya mirasçı kılınacağını düşündükleri yönündeki rivayet aktarıldı.</p>

<p>Bununla birlikte komşuluktan önce aile bağlarının korunması gerektiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Programa psikolog konuk alınacak</strong></h2>

<p>Programın sonunda toplumdaki ahlak erozyonu, değerlerin yitirilmesinin nedenleri, aile ilişkileri ve gençlerin davranışları konusunda bir psikoloğun konuk edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>İsmi açıklanmayan, Erzincan’ın tanınmış psikologlarından birinin ilerleyen programlara davet edileceği belirtildi.</p>

<p>Ecem Öztürk, kendi alanıyla ilgili gördüğü çözüm önerilerini paylaştığını ancak her insanın her konuda yetkin olamayacağını söyledi. Toplumdaki sorunların alanında uzman kişilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Planlanan programda toplumdaki değer kaybının nedenleri, sosyal medyanın etkileri, aile yapısındaki dönüşüm, gençlerin görünür olma isteği ve alınması gereken önlemlerin geniş kapsamlı olarak konuşulacağı belirtildi.</p>

<p>Programda kimseye ahlak dersi verme amacı taşınmadığı bir kez daha vurgulandı. İnsanların başının açık veya kapalı olması, etek ya da şort boyu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Kadına yönelik bir suçun ardından “O saatte orada olmasaydı” veya “O kıyafeti giymeseydi” şeklinde yapılan yorumların kesinlikle kabul edilemeyeceği belirtildi. Hiçbir kıyafetin suça gerekçe oluşturamayacağının altı çizildi.</p>

<p>Ölçü kavramının yalnızca kadınlar için değil, erkekler ve toplumun bütün kesimleri için geçerli olması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Programın son bölümünde cinsel yönelim ve kimlik konularının da bilimsel, psikolojik ve sosyolojik yönleriyle uzman bir konuğun katılımıyla ele alınabileceği belirtildi. İnsanların yaratılıştan gelen durumları nedeniyle yargılanamayacağı ancak konunun siyasi veya toplumsal amaçlarla farklı yönlere çekilmesine karşı olunduğu ifade edildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir ve Ecem Öztürk, özgürlük, ölçü, aile yapısı ve toplumsal değerlerle ilgili konuların uzman bir isimle daha geniş kapsamlı konuşulacağını belirterek programı tamamladı.</p>

<p>“Söz Sırası Bizde” programının 5’inci bölümü, izleyicilere teşekkür edilmesi ve yeni bölümde buluşma dilekleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizdede-bu-sozler-cok-tartisilacak-5-bolum</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mwfmP8nYrps/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="89964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da Otomobil Alevlere Teslim Oldu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanda-otomobil-alevlere-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanda-otomobil-alevlere-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan-Erzurum kara yolunda motor bölümünde yangın çıkan otomobil tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Erzincan-Erzurum kara yolunda seyir halindeki bir otomobilin motor bölümünde çıkan yangın kısa sürede bütün aracı sardı. Yangına kürekle toprak atarak müdahale etmeye çalışan sürücünün, elindeki sigarayı bırakmaması ise çevrede bulunanların dikkatini çekti.</strong></p>

<p>Erzincan’da seyir halindeyken motor bölümünde yangın çıkan otomobil, alevlere teslim olarak kullanılamaz hale geldi. Yangına müdahale etmeye çalışan sürücünün, elindeki sigarayı bırakmadan söndürme çalışmalarına katılması ise dikkat çekti.</p>

<p>Olay, Erzincan-Erzurum kara yolu Akyazı Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kara yolunda seyreden 24 UD 063 plakalı otomobilin motor bölümünden henüz belirlenemeyen bir nedenle dumanlar yükselmeye başladı.</p>

<h2><strong>Aracı Yol Kenarına Çekerek Yangına Müdahale Etti</strong></h2>

<p>Motor bölümünden çıkan dumanları fark eden sürücü, otomobili yol kenarına çekerek yangına kendi imkanlarıyla müdahale etmeye başladı.</p>

<p>Sürücü, eline aldığı kürekle motor bölümüne toprak atarak alevleri söndürmeye çalıştı. Bu sırada yoldan geçen bazı sürücüler de araçlarında bulunan yangın söndürme tüpleriyle yangına müdahale ederek otomobil sahibine destek verdi.</p>

<p>Ancak sürücülerin bütün çabalarına rağmen motor bölümünde başlayan yangın kısa sürede büyüdü. Alevler otomobilin diğer bölümlerine de sıçrayarak aracın tamamını sardı.</p>

<h2><strong>İtfaiye Ekipleri Yangını Kontrol Altına Aldı</strong></h2>

<p>Çevrede bulunan vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine Erzincan Belediyesi itfaiye ekipleri ile polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, tamamen alevlere teslim olan otomobile müdahale etti. Ekiplerin çalışması sonucunda yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.</p>

<p>Polis ekipleri ise kara yolunda güvenlik önlemi alarak trafik akışının kontrollü şekilde sağlanmasına yardımcı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangında herhangi bir yaralanma yaşanmazken, otomobil tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Araçta büyük çapta maddi hasar oluştu.</p>

<h2><strong>Elindeki Sigarayı Bırakmadan Yangına Müdahale Etti</strong></h2>

<p>Öte yandan, otomobilini alevlerden kurtarmaya çalışan sürücünün davranışı da çevrede bulunanların dikkatinden kaçmadı.</p>

<p>Sürücünün, bir yandan kürekle motor bölümüne toprak atarak yangını söndürmeye çalışırken diğer yandan elindeki sigarayı bırakmaması dikkat çekici görüntüler oluşturdu.</p>

<p>Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanda-otomobil-alevlere-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanda-otomobil-alevlere-teslim-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="14004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanlardan sıcaklık uyarısı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/uzmanlardan-sicaklik-uyarisi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/uzmanlardan-sicaklik-uyarisi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar son günlerde artan hava sıcaklıklarına mukabil uyarılarda bulunarak, 'Sağlıklı kişileri bile etkileyen sıcak çarpması, beyin kanaması, kalp krizi gibi birçok hastalığa neden olabiliyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar son günlerde artan hava sıcaklıklarına mukabil uyarılarda bulunarak, 'Sağlıklı kişileri bile etkileyen sıcak çarpması, beyin kanaması, kalp krizi gibi birçok hastalığa neden olabiliyor' dedi.</p>

<p>Uzmanlar, yaz havalarının getirdiği sıcak havalar nedeniyle sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulunarak, 'Aşırı sıcaklarda vücutta sıvı kaybı arttığı ve elektrolit dengesi bozulduğu için su tüketimi artırılmalıdır. Sağlıklı kişileri bile etkileyen sıcak çarpması, beyin kanaması, kalp krizi gibi birçok hastalığa neden olabilen aşırı sıcaklar, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastaları için daha büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle mümkünse 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamak, çıkanların ise gölgede kalmaya özen göstermeleri gerekir. Şapka takmak, el, yüz, ense ve kolları su ile serinletmek gerekir. Eve gidince vücut ısısını dengelemek için ılık bir duşta faydalı olacaktır. Aşırı sıcaklarda vücutta sıvı kaybı arttığı ve elektrolit dengesi bozulduğu için su tüketimi artırılmalıdır. Sıvı kısıtlaması gerektiren bir hastalık yok ise günde 2 buçuk litre su tüketmek gerekir' diye konuştu.</p>

<p>'Sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmeli!'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğinin altını çizerek,'Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/uzmanlardan-sicaklik-uyarisi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzmanlardan-sicaklik-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="10485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklarda boğulmalara dikkat]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/asiri-sicaklarda-bogulmalara-dikkat-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/asiri-sicaklarda-bogulmalara-dikkat-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının aşırı sıcak geçen günlerinde baraj, gölet ve sulama kanallarında boğulma oranının arttığına dikkat çeken yetkililer, pek çok kişinin yüksek ölüm riskine rağmen baraj, gölet hatta sulama kanallarına girmekten vazgeçmediğini belirttiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarının aşırı sıcak geçen günlerinde baraj, gölet ve sulama kanallarında boğulma oranının arttığına dikkat çeken yetkililer, pek çok kişinin yüksek ölüm riskine rağmen baraj, gölet hatta sulama kanallarına girmekten vazgeçmediğini belirttiler.</p>

<p>Yurt genelinde sıcaklıkların artmasıyla birlikte serinlemek isteyen vatandaşlar deniz ve havuzlara koşarken, pek çok kişi yüksek ölüm riskine rağmen baraj, gölet hatta sulama kanallarına giriyor. Yaz aylarında özellikle çocukların tehlikeli bir oyun oynadığına dikkat çeken yetkililer, baraj, gölet ve sulama kanallarına girilmemesi hususunda uyarıda bulundular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan uyarıda, 'Ne kadar yüzme bilinirse bilinsin; tatlı ve durgun su ile deniz suyunun özellikleri farklıdır. Bunu göz ardı eden onlarca çocuğumuz 'ben yüzme biliyorum' diyerek 3-5 metrelik sulara korkusuzca giriyor. Ancak bilinmelidir ki baraj plaj değildir' denildi.</p>

<p>Pek çok sulama kanalı ve göletin çevresinin korkuluklarla kapatılmasına rağmen; bazı noktalara ise uyarı levhalarının asıldığını belirten yetkililer, hazırlanan kamu spotları ile sık sık vatandaşları uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/asiri-sicaklarda-bogulmalara-dikkat-1</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/asiri-sicaklarda-bogulmalara-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="85693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da 250 Derecelik Fırının Başında Çalışıyorlar, Serinlemek İçin Dışarı Çıkıyorlar]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanda-250-derecelik-firinin-basinda-calisiyorlar-serinlemek-icin-disari-cikiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanda-250-derecelik-firinin-basinda-calisiyorlar-serinlemek-icin-disari-cikiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kavurucu sıcaklar tüm yurdu etkisi altına alırken, 250 derece sıcaklıktaki fırınların başında çalışan ustalar bu sıcaklardan etkileniyor. Herkes sıcaktan bunalıp kapalı alanlara kaçarken onlar 38 derece sıcağa rağmen serinlemek için dışarı çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kavurucu sıcaklar Türkiye genelinde etkisini sürdürürken, Erzincan’da da termometreler gün içerisinde 30-35 dereceyi gösteriyor. Sıcak hava kentte günlük yaşamı olumsuz etkilerken, vatandaşlar serinlemek için kapalı ve klimalı alanları tercih ediyor. Öğle saatlerinde sokak ve caddelerdeki yoğunluğun azaldığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları özellikle açık alanda ve yüksek ısı altında çalışan meslek gruplarının işini daha da zorlaştırıyor. Ancak yılın 12 ayı yaklaşık 250 derece sıcaklıktaki fırınların başında çalışan fırın ustaları, sıcak havaya alışkın olduklarını belirtiyor.</p>

<p><strong>38 Derecelik Hava Onlara Serin Geliyor</strong></p>

<p>Fırının karşısında saatlerce çalışan ustalar, hava sıcaklığı 38 dereceye yaklaşmasına rağmen serinlemek için zaman zaman iş yerinin dışına çıkıyor. Fırın içerisindeki yüksek sıcaklık nedeniyle dışarıdaki sıcak havanın kendilerine daha serin geldiğini ifade eden çalışanlar, bu duruma müşterilerin de şaşırdığını dile getiriyor.</p>

<p>Fırına ekmek veya pide almak için gelen müşteriler kısa süre içerisinde sıcaklıktan bunalırken, ustalar ise gün boyunca aynı ortamda çalışmaya devam ediyor. Müşterilerin fırının sıcaklığı karşısında dışarı çıkmak zorunda kaldığını anlatan ustalar, kendilerinin dışarı çıktıklarında ferahladıklarını söylüyor.</p>

<p><strong>“Biz Bu Sıcaklığı 12 Ay Yaşıyoruz”</strong></p>

<p>Fırın başında çalışmaya alıştıklarını ve artık sıcak havalardan fazla etkilenmediklerini belirten fırın ustası Abdulkadir Şahin, yaz-kış yüksek sıcaklık altında çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Şahin, “Sürekli fırında çalıştığımız için sıcaklıklara alıştık ve artık bizi etkilemiyor. Dışarısı da ister istemez sıcak oluyor ancak biz buradaki sıcaklığa alıştığımız için dışarı çıktığımızda ferahlıyoruz. Yaz-kış sürekli fırının önünde çalıştığımız için kışın da burada terliyoruz. Bu nedenle yaz sıcakları bizi fazla etkilemiyor” dedi.</p>

<p>Müşterilerin fırına girdiklerinde sıcaklığa dayanmakta güçlük çektiğini ifade eden Şahin, “Müşteriler buraya geldiklerinde, ‘Dışarısı sıcak, içerisi daha da sıcak. Siz burada nasıl duruyorsunuz?’ diye soruyorlar. Biz de onlara, ‘Siz yalnızca üç ay yaz sıcaklığını hissediyorsunuz, biz burada 12 ay boyunca bu sıcaklığı yaşıyoruz’ diyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Haberde insan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanda-250-derecelik-firinin-basinda-calisiyorlar-serinlemek-icin-disari-cikiyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanda-250-derecelik-firinin-basinda-calisiyorlar-serinlemek-icin-disari-cikiyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="67717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da Koyunların Bir Yılda Büyüyen Yünleri Kırkılıyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanda-koyunlarin-bir-yilda-buyuyen-yunleri-kirkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanda-koyunlarin-bir-yilda-buyuyen-yunleri-kirkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da havaların aşırı ısınmasıyla beraber koyunların üzerinde 1 yılda büyüyen yünler kırkılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küçükbaş hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Erzincan’da havaların aşırı ısınmasıyla birlikte koyun kırkımı devam ediyor. Sürü sahipleri, koyunların yaklaşık bir yılda büyüyen yünlerini, yaz sıcaklarından etkilenmemeleri ve temizlenmeleri amacıyla kırktırıyor.</p>

<p>Geçmiş yıllarda özel kırkım makaslarıyla yapılan işlem, günümüzde elektrikli kırkım makineleri sayesinde daha hızlı ve kolay gerçekleştiriliyor. Deneyimli ustalar tarafından yapılan kırkım işlemi, koyunun yünlerinin temizliğine ve hayvanın fiziksel durumuna göre 3 ila 5 dakika arasında tamamlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bir Usta Günde Yaklaşık 200 Koyun Kırkıyor</strong></p>

<p>Elektrikli makineler sayesinde bir kırkım ustası, gün içerisinde yaklaşık 200 koyunu kırkabiliyor. Koyunların yünlerinin temiz olması işlemi hızlandırırken, yünlerin kirli olması veya hayvanın zayıf olması durumunda kırkım süresi uzayabiliyor.</p>

<p>Yaklaşık 25 yıldır koyun kırkımı yapan Mürsel Koç, geçmişte işlemi makaslarla yaptıklarını, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kırkım makinelerinin kullanılmaya başlandığını söyledi.</p>

<p><strong>“Eskiden Kırklık Adı Verilen Makasları Kullanırdık”</strong></p>

<p>Koyun kırkımının mevsimlik bir iş olduğunu belirten Koç, “Eskiden kırkım işlemini makaslarla yapardık. Bu makaslara ‘kırklık’ adı verilirdi. Şimdilerde ise makineler çıktı. Türkiye’de de üretilebilen makineler bunlar. Bu makineler sayesinde işimiz çok kolaylaştı. Bu durum hayvan yetiştiriciliğiyle uğraşan vatandaşlarımız için de oldukça iyi oldu” dedi.</p>

<p>Bir koyunun kırkım süresinin yünün durumuna göre değiştiğini ifade eden Koç, “Bir koyunun kırkımı 3 ila 5 dakika arasında değişiyor. Koyunların yünleri temiz olursa yaklaşık 3 dakikada kırkılabilir. Hayvan zayıfsa veya yünleri kirliyse işlem biraz daha zor oluyor. Bu durumda kırkım süresi 4 ila 5 dakikaya kadar çıkabiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Kırkım işlemiyle koyunların sıcak yaz günlerini daha rahat geçirmesi sağlanırken, hayvanların üzerindeki kirlenmiş ve ağırlaşmış yünler de temizlenmiş oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Genel, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanda-koyunlarin-bir-yilda-buyuyen-yunleri-kirkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanda-koyunlarin-bir-yilda-buyuyen-yunleri-kirkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="81233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan'da birlik ve beraberlik vurgusuyla sosyal tesis açıldı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanda-birlik-ve-beraberlik-vurgusuyla-sosyal-tesis-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanda-birlik-ve-beraberlik-vurgusuyla-sosyal-tesis-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şubesi'ne ait sosyal tesis düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan'da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şubesi'ne ait sosyal tesis düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>

<p>Sosyal tesisin açılış programına Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, il protokolü, cemevi dedeleri ve il dışından gelen davetliler katıldı.</p>

<p>Programda konuşan Vali Aydoğdu, Erzincan'ın birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşayan örnek şehirlerden biri olduğunu belirterek, bu ortamın oluşmasına katkı sağlayan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Devletin sunduğu hizmetlerin hiçbir vatandaş ayrımı gözetilmeksizin ulaştırılması için çalıştıklarını ifade eden Aydoğdu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Devletimizin sunduğu imkanları tüm vatandaşlarımıza ulaştırmanın gayreti ve çabası içindeyiz. Çünkü biliyoruz ki devletin kapısını milletin gönlüne açarsak hiç kimse mutsuz olmaz. İnsanlara değer verirsek, onlarla omuz hizasında göz teması kurarsak kibrin yerini muhabbet, ayrılığın yerini birlik alır.'</p>

<p>Aydoğdu, özellikle kadınlar ve kız çocuklarına hizmet verecek sosyal tesis ve konukevinin hayırlı olmasını dileyerek, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şube Başkanı Sadık Düzgün ile yöneticilerine ve tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmaların ardından dua edildi, kurdele kesilerek sosyal tesis hizmete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Genel, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanda-birlik-ve-beraberlik-vurgusuyla-sosyal-tesis-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanda-birlik-ve-beraberlik-vurgusuyla-sosyal-tesis-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="42105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehitler dualarla anılacak, meydanlarda birlik mesajı verilecek]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/sehitler-dualarla-anilacak-meydanlarda-birlik-mesaji-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/sehitler-dualarla-anilacak-meydanlarda-birlik-mesaji-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programı açıklandı. Erzincan Valiliği tarafından hazırlanan 2 günlük program kapsamında şehitler kabirleri başında anılacak, gaziler ziyaret edilecek ve Dörtyol Meydanı'nda vatandaşların katılımıyla anma programı gerçekleştirilecek.</p>

<p>Erzincan Valiliğince hazırlanan program, 14 Temmuz'da İl Halk Kütüphanesi'nde açılacak '15 Temmuz Günü Yaşananları Anlatan Kronolojik Fotoğraf Sergisi' ile '15 Temmuz Konulu Kitap Sergisi'nin açılışıyla başlayacak. Aynı gün bir 15 Temmuz gazisinin hanesi de ziyaret edilecek.</p>

<p>15 Temmuz Salı günü ise anma etkinlikleri Mercan'daki Edebük Şehitliği ziyaretiyle başlayacak. Program kapsamında daha sonra Tercan ilçesine bağlı Kurukol köyünde bulunan 15 Temmuz şehidi Recep Gündüz'ün kabri ile ailesi ziyaret edilerek dua edilecek.</p>

<p>İkindi namazı öncesinde Terzibaba Külliyesi'nde Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Mevlid-i Şerif programı düzenlenecek. Gün içerisinde Garnizon Şehitliği de ziyaret edilerek şehitler kabirleri başında anılacak.</p>

<p>Anma programının ana etkinliği ise saat 20.30'da Dörtyol Meydanı'nda gerçekleştirilecek. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla düzenlenecek programda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.</p>

<p>Program, gece saat 00.13'te Erzincan genelindeki camilerden salâların okunmasıyla sona erecek.</p>

<p>Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada, 15 Temmuz'un millet iradesinin, demokrasiye bağlılığın ve milli birlik ruhunun simgesi olduğu belirtilerek, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerin rahmetle, kahraman gazilerin ise minnet ve şükranla anıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca, milli birlik ve beraberlik ruhunun yaşatılması amacıyla düzenlenecek etkinliklere tüm vatandaşlar davet edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Genel, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/sehitler-dualarla-anilacak-meydanlarda-birlik-mesaji-verilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/sehitler-dualarla-anilacak-meydanlarda-birlik-mesaji-verilecek.jpg" type="image/jpeg" length="81388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmeli]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-susuzluk-hissi-olmasa-bile-her-gun-en-az-2-25-litre-sivi-tuketilmeli-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-susuzluk-hissi-olmasa-bile-her-gun-en-az-2-25-litre-sivi-tuketilmeli-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar aşırıcı sıcaklara karşı vatandaşları uyararak, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar aşırıcı sıcaklara karşı vatandaşları uyararak, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Rengin Yiğit, sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının arttığı ifade etti.</p>

<p>Normalde terleme ile vücut ısısısın dengede tutulmaya çalışıldığını kaydeden Dr. Yiğit, 'Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir' dedi.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, 4 yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, açık alanda çalışanlar, aşırı kilolular, kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler, sokak çocukları ve evsizlerin etkilenen gruplar olduğu belirten Dr. Rengin Yiğit, özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlıların en çok risk taşıyan gruplar olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak için 10.00-16.00 saatleri arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Dr. Yiğit, şu açıklamada bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Açık havada geçirilen zamanlarda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir. Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-susuzluk-hissi-olmasa-bile-her-gun-en-az-2-25-litre-sivi-tuketilmeli-1</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/sicak-havalarda-susuzluk-hissi-olmasa-bile-her-gun-en-az-2-25-litre-sivi-tuketilmeli.jpg" type="image/jpeg" length="17532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genel Müdürlüğe Ali Sert Atandı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/genel-mudurluge-ali-sert-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/genel-mudurluge-ali-sert-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anagold Madencilik’te hisse devrinin ardından Genel Müdürlüğe Ali Sert atandı. Sert’in TBMM İliç Maden Kazası Komisyonu’ndaki açıklamaları yeniden gündeme geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SSR Mining’e ait Anagold Madencilik hisselerinin yüzde 80’inin Cengiz Holding’e devir işlemlerinin tamamlanmasının ardından şirket yönetiminde yeni bir görevlendirmeye gidildi. Uzun yıllardır şirkette mühendislik ve yöneticilik yapan, son olarak Genel Müdür Vekilliği görevini yürüten Ali Sert, Anagold Madencilik Genel Müdürü olarak atandı.</strong></p>

<p>Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Çöpler Altın Madeni’nin işletmecisi Anagold Madencilik’te yapısal ve idari değişiklikler devam ediyor.</p>

<p>SSR Mining’e ait yüzde 80 oranındaki şirket hisselerinin 25 Haziran’da Cengiz Holding’e devir işlemlerinin resmî olarak tamamlanmasının ardından, şirketin üst yönetiminde yeni bir atama gerçekleştirildi.</p>

<p>Şirket bünyesinde uzun yıllardır hem mühendislik hem de yöneticilik kademelerinde görev yapan ve son dönemde Genel Müdür Vekili olarak operasyonları yöneten Ali Sert, yönetim kurulu kararıyla Anagold Madencilik Genel Müdürü olarak görevlendirildi.</p>

<h2><strong>Meclis Araştırma Komisyonu’ndaki ifadeleri yeniden gündemde</strong></h2>

<p>Anagold Madencilik’in yeni Genel Müdürü Ali Sert, 4 Haziran 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’na katılarak milletvekillerinin sorularını yanıtlamış, kazadan önceki idari ve teknik süreçlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ali Sert’in komisyondaki savunmaları, radar sistemine ilişkin değerlendirmeleri, işçilerin konumu ve tahliye süreciyle ilgili açıklamaları ile milletvekilleriyle girdiği diyaloglar, yapılan yeni atamanın ardından yeniden kamuoyunun gündemine geldi.</p>

<p>Komisyon oturumunda olay öncesindeki radar verileri, kritik eşik uyarıları, işçilerin olay anındaki konumları, çalışma alanının tahliye edilip edilmediği ve facia öncesinde bölgede yapılan son teknik incelemeler ele alınmıştı.</p>

<h2><strong>Radar sistemi ve verilerin analizini anlattı</strong></h2>

<p>Komisyon üyelerinin olay öncesindeki radar verilerine ve kritik eşik uyarılarına yönelik sorularını yanıtlayan Ali Sert, sistemin işleyişinin uzmanlık gerektirdiğini ve radar grafiklerinin ayrı bir birim tarafından takip edilerek yorumlandığını savunmuştu.</p>

<p>Sert, komisyondaki açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“Bu grafiği yorumlamak için ayrı bir birimimiz var. Sahadaki tüm personel bu grafiğe her zaman bakmıyor. Radardaki her hareketlenme bir kayma yaratacak diye bir şey söz konusu değil. Oradaki grafiği daha öncesinden yorumlayacak ve bunun için proaktif önlemler alacak bir birim ve bu birimin sorumlusu mevcut.”</p>

<p>Radar verilerinin değerlendirilmesinin uzmanlık isteyen bir çalışma olduğunu belirten Sert, sistemde görülen her hareketliliğin doğrudan büyük bir kayma yaşanacağı anlamına gelmediğini ifade etmişti.</p>

<p>Ali Sert, radarı herhangi bir mühendisin doğrudan yorumlayamayacağını, verilerin bu alanda görev yapan uzman ekip ve birim sorumlusu tarafından analiz edildiğini dile getirmişti.</p>

<h2><strong>İşçilerin konumu ve tahliye süreci komisyonda tartışıldı</strong></h2>

<p>Olay günü sabah saatlerinde bölgede çatlakların tespit edildiğini ve çalışma alanının barikatlandığını belirten Sert, sahadaki işçilerin konumu ve tahliye sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>Ali Sert, olay sırasında konteynerlerde bulunan işçilerin çalışma alanının dışında olduklarını savunarak şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“O 50 küsur işçi aslında tamamen alan dışına gönderiliyor. Bu konteynerde olan kişiler çalışma alanının dışında, orada dinleniyorlar yani barikatlanma alanının dışındalar. İşçiler oraya talimatla gitmiyor.”</p>

<p>Sert, işçilerin riskli bölgeye bir talimat doğrultusunda gönderilmediğini, konteynerlerin barikatlanan çalışma alanının dışında bulunduğunu ve çalışanların burada dinlendiklerini ifade etmişti.</p>

<p>Riskin daha önceden öngörülüp öngörülemediğine ilişkin soruları da yanıtlayan Ali Sert, jeoteknik alanda görev yapan uzmanların bile bu büyüklükte bir kaymayı tahmin edemediğini dile getirmişti.</p>

<h2><strong>Facia öncesindeki son saha incelemelerini anlattı</strong></h2>

<p>Ali Sert, facia öncesinde bölgeye giden mühendislerin sahada gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin de komisyon üyelerine bilgi vermişti.</p>

<p>Kıdemli jeoteknik mühendisinin sahada yaptığı incelemelerde meydana gelen durumu bir “oturma” olarak değerlendirdiğini belirten Sert, çatlakların teknik açıdan beton ve çimento ile doldurularak güçlendirilmesi yönünde sözlü bir beyanda bulunulduğunu aktarmıştı.</p>

<p>Ekiplerin, söz konusu güçlendirme çalışmasının nasıl gerçekleştirileceğini belirlemek amacıyla keşif yapmak üzere bölgede bulunduğunu ifade eden Sert, olayın da bu incelemelerin devam ettiği sırada meydana geldiğini söylemişti.</p>

<p>Sert’in aktardığı bilgilere göre sahadaki ekipler, çatlakların hangi yöntemle doldurulacağı, güçlendirme çalışmasının nasıl uygulanacağı ve bölgede hangi teknik işlemlerin yapılacağı konusunda keşif çalışması yürütüyordu.</p>

<h2><strong>Bilirkişi raporundaki tespit hatırlatılmıştı</strong></h2>

<p>TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’ndaki görüşmelerde, liç yığınının geometrisi, sahadaki risk faktörleri, radar verileri ve gerekli tedbirlerin zamanında alınıp alınmadığı konusunda da tartışmalar yaşanmıştı.</p>

<p>Milletvekilleri, komisyon görüşmeleri sırasında resmî bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelere atıfta bulunmuştu.</p>

<p>Bilirkişi raporunda bulunan, “Kazada kaçınılmazlık unsuru bulunmadığı ortak kanaatine varılmıştır” tespiti komisyon oturumunda paylaşılmış, gerekli önlemlerin zamanında alınması durumunda sürecin farklı ilerleyebileceği yönündeki eleştiriler Ali Sert’e iletilmişti.</p>

<p>Komisyon üyeleri, kazanın kaçınılmaz olmadığına ilişkin bilirkişi değerlendirmesini hatırlatarak, sahadaki teknik verilerin ve uyarıların daha farklı değerlendirilmesi halinde facianın önüne geçilip geçilemeyeceğine yönelik sorular yöneltmişti.</p>

<p>Ali Sert ise radar sisteminin yorumlanmasının uzmanlık gerektirdiğini, sahada tespit edilen hareketlerin her zaman büyük bir kaymaya işaret etmediğini ve olayın büyüklüğünün jeoteknik uzmanları tarafından da öngörülemediğini savunmuştu.</p>

<h2><strong>Hisse devri sonrası yeni dönem başladı</strong></h2>

<p>SSR Mining’e ait Anagold Madencilik hisselerinin yüzde 80’inin Cengiz Holding’e devir işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte, şirkette yeni bir dönem başlamış oldu.</p>

<p>Devir işlemlerinin ardından şirketin yapısal, idari ve operasyonel yönetiminde değişiklikler yapılırken, uzun yıllardır şirket bünyesinde görev yapan ve son dönemde Genel Müdür Vekilliği görevini yürüten Ali Sert’in Genel Müdür olarak atanması, üst yönetimde gerçekleştirilen önemli değişikliklerden biri oldu.</p>

<p>Geçmiş süreçlerde Anagold Madencilik adına teknik ve idari açıklamalarda bulunan, TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ali Sert’in, yeni dönemde şirketin başındaki isim olarak nasıl bir yönetim ve operasyon politikası izleyeceği merak konusu oldu.</p>

<p>Hisse devrinin tamamlanmasıyla başlayan yeni süreçte, Ali Sert’in genel müdürlüğü döneminde Anagold Madencilik’in nasıl bir operasyonel yol haritası izleyeceği, Çöpler Altın Madeni’ndeki faaliyetlere ilişkin hangi adımların atılacağı ve şirketin teknik ve idari yapılanmasının nasıl şekilleneceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/genel-mudurluge-ali-sert-atandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/genel-mudurluge-ali-sert-atandi.webp" type="image/jpeg" length="27731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yeni Sezon Mesaisi Neşeli Başladı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/trabzonsporda-yeni-sezon-mesaisi-neseli-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/trabzonsporda-yeni-sezon-mesaisi-neseli-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da yeni sezon hazırlıkları Fatih Tekke yönetiminde sürerken, yoğun antrenmanlara rağmen futbolcuların neşeli ve istekli görüntüleri dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor’da futbolcular, yoğun antrenman temposuna rağmen sergiledikleri neşeli ve istekli görüntülerle dikkat çekti. Teknik Direktör Fatih Tekke, takımın fiziksel seviyesini yükseltmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor.</strong></p>

<p>Trabzonspor, yeni sezon hazırlıklarını Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenmanlarla sürdürüyor. Bordo-mavili ekip, Teknik Direktör Fatih Tekke yönetiminde günün ikinci çalışmasını yaptı.</p>

<p><strong>Yoğun tempoda hazırlık</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Isınma hareketleriyle başlayan antrenman, pas organizasyonlarıyla devam etti. Futbolcular daha sonra geçiş oyunu üzerinde çalışırken, idman çift kale maçla sona erdi.</p>

<p>Teknik Direktör Fatih Tekke’nin, oyuncuların fiziksel seviyesini yükseltmek amacıyla antrenmanların temposunu yüksek tuttuğu belirtildi.</p>

<p><strong>Futbolcuların neşesi dikkat çekti</strong></p>

<p>Yoğun yükleme çalışmalarına rağmen bordo-mavili futbolcuların antrenman boyunca istekli ve neşeli tavırlar sergilemesi dikkatlerden kaçmadı.</p>

<p>Oyuncuların yüksek motivasyonu ve çalışmalardaki enerjisi, teknik heyetin de yüzünü güldürdü. Trabzonspor’un yeni sezon hazırlıklarının planlanan program doğrultusunda devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Trabzon</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/trabzonsporda-yeni-sezon-mesaisi-neseli-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/trabzonsporda-yeni-sezon-mesaisi-neseli-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="69530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[16 Yaşındaki Hacer’den Haber Alınamıyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/16-yasindaki-hacerden-haber-alinamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/16-yasindaki-hacerden-haber-alinamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Kumlu ilçesinde 9 Temmuz gecesi evden ayrılan 16 yaşındaki Hacer Dadıcı’dan haber alınamıyor. Jandarma arama çalışması başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hatay’ın Kumlu ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki Hacer Dadıcı, ailesinin düğünde olduğu sırada evden ayrıldı. Geride bir mektup bırakan genç kızın bulunması için jandarma ekipleri çalışma başlatırken, anne Saadet Dadıcı kızına eve dönmesi için çağrıda bulundu.</strong></p>

<p>Olay, Kumlu ilçesine bağlı Akpınar Mahallesi’nde 9 Temmuz günü saat 23.00 sıralarında meydana geldi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ahmet ve Saadet Dadıcı çifti, çocuklarını evde bırakarak bir düğüne katıldı. Aile eve döndüğünde 16 yaşındaki kızları Hacer Dadıcı’nın evde olmadığını fark etti.</p>

<h2><strong>Geride mektup bıraktı</strong></h2>

<p>Kızlarına telefonla ulaşamayan aile, evde Hacer tarafından yazıldığı belirtilen bir mektup buldu. Bunun üzerine kızlarının evden ayrıldığını anlayan aile, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri, Hacer Dadıcı’nın bulunması için çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>“Başına kötü bir şey gelmesinden korkuyoruz”</strong></h2>

<p>Kızının güvenliğinden endişe ettiğini belirten anne Saadet Dadıcı, Hacer’in insanlara kolay güvendiğini ifade ederek yardım çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne Dadıcı, kızına seslenerek şunları söyledi:</p>

<p>“Kızım beni görüyorsan, duyuyorsan Allah rızası için haber ver. Zorla tutuluyorsan korkma, bize ulaş. Başına bir şey gelmesinden korkuyoruz. Lütfen eve dön.”</p>

<p>Jandarma ekiplerinin kayıp genç kızın bulunmasına yönelik çalışmaları devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Hatay</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/16-yasindaki-hacerden-haber-alinamiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/16-yasindaki-hacerden-haber-alinamiyor.webp" type="image/jpeg" length="50667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne ve Baba Öldü, 8 Aylık Bebek Yaşam Savaşı Veriyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/anne-ve-baba-oldu-8-aylik-bebek-yasam-savasi-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/anne-ve-baba-oldu-8-aylik-bebek-yasam-savasi-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’da bariyerlere çarparak takla atan otomobilde uzman çavuş Hasan Samur ve eşi hayatını kaybetti, 8 aylık bebekleri ağır yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinde bariyerlere çarptıktan sonra takla atarak yaklaşık 50 metre sürüklenen otomobilde uzman çavuş Hasan Samur ile eşi Zehra Samur hayatını kaybetti. Çiftin 8 aylık bebeği ise ağır yaralandı.</strong></p>

<p>Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Balmahmut köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Uşak’taki aile ziyaretinden dönen Hasan Samur yönetimindeki otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.</p>

<p>Savrulan otomobil, yol kenarındaki bariyerlere çarptıktan sonra takla atarak yaklaşık 50 metre sürüklendi.</p>

<h2><strong>Uzman çavuş ve eşi olay yerinde hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, otomobil sürücüsü Hasan Samur’un (27) ve eşi Zehra Samur’un (26) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Çiftin otomobilde bulunan 8 aylık bebeği A.K.S. ise ağır yaralandı. İlk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan bebeğin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aile ziyaretinden dönüyorlardı</strong></h2>

<p>Kazada yaşamını yitiren Hasan Samur’un Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yaptığı, eşi Zehra Samur’un ise Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde memur olduğu öğrenildi.</p>

<p>Çiftin Uşak’ta gerçekleştirdikleri aile ziyaretinin ardından Afyonkarahisar’daki evlerine dönmek üzere yola çıktıkları belirtildi.</p>

<h2><strong>Otomobil hurdaya döndü</strong></h2>

<p>Kazanın ardından otomobilin büyük ölçüde ezilerek hurdaya dönmesi, çarpışmanın şiddetini gözler önüne serdi. Jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemi alarak olay yerinde ayrıntılı inceleme yaptı.</p>

<p>Hasan ve Zehra Samur’un cansız bedenleri, incelemelerin ardından Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p>Kazayla ilgili savcılık tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Afyonkarahisar</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/anne-ve-baba-oldu-8-aylik-bebek-yasam-savasi-veriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/anne-ve-baba-oldu-8-aylik-bebek-yasam-savasi-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="43490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Yaşındaki 'Nehir Usta' Geleceğin Ustalarını Yetiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/15-yasindaki-nehir-usta-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/15-yasindaki-nehir-usta-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 15 yaşındaki Nehir Habiboğlu, babasının oto tamir atölyesinde öğrendiği mesleği 5 çırağa öğreterek geleceğin ustalarını yetiştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hatay'da henüz 15 yaşında olan Nehir Habiboğlu, babasının oto tamir atölyesinde 7 yıldır edindiği tecrübeyle dikkat çekiyor. Küçük yaşta başladığı meslekte bugün araçların motor ve şanzıman arızalarını giderebilen Nehir, iş yerindeki 5 çırağa da eğitim vererek geleceğin ustalarını yetiştiriyor.</strong></p>

<p>Antakya ilçesi Günyazı Mahallesi'nde yaşayan Nehir Habiboğlu, oto tamircisi olan babası Güven Habiboğlu'nun yanında küçük yaşlarda meslek öğrenmeye başladı. Yıllar içinde kendisini geliştiren genç usta, bugün araç bakımından motor ve şanzıman onarımına kadar birçok işlemi tek başına yapabilecek seviyeye ulaştı.</p>

<p>Sabah saatlerinde okuluna giden Nehir, derslerinin ardından soluğu babasının oto tamir atölyesinde alıyor. Yaz tatilinde ise tam zamanlı olarak çalışarak hem mesleğini geliştiriyor hem de deneyimlerini iş yerindeki çıraklara aktarıyor.</p>

<h2><strong>5 çırağa eğitim veriyor</strong></h2>

<p>Müşteriler tarafından "Nehir Usta" olarak tanınan genç tamirci, yaklaşık iki yıldır atölyedeki 5 çırağa araç bakımı, motor sökümü, şanzıman tamiri ve mekanik sistemler konusunda uygulamalı eğitim veriyor.</p>

<p>Babasından öğrendiği bilgileri çıraklarına aktardığını söyleyen Nehir Habiboğlu, işini severek yaptığını belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Babamın sayesinde bu seviyeye geldim. Araçların motor, şanzıman, amortisör, balata ve bakımlarını yapıyoruz. Çıraklara eğitim veriyorum. Babamın bana öğrettiklerini ben de onlara aktarmaya çalışıyorum. Burada 5 çırağım var ve iki yıldır birlikte çalışıyoruz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Hedefi kendi iş yerini açmak</strong></h2>

<p>Meslek hayatındaki en büyük hedefinin mekanik mühendisi olmak ve ileride kendi işletmesini kurmak olduğunu belirten Nehir, kadınların da otomotiv sektöründe başarılı olabileceğini göstermek istediğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Altı yıl sonra kendime büyük bir iş yeri açmak istiyorum. Benim gibi bu mesleği yapmak isteyen kız arkadaşlarımla birlikte çalışmayı hayal ediyorum. Bu iş zor olabilir ama her zorluğun üstesinden gelinebilir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Babasından tam destek</strong></h2>

<p>Kızıyla gurur duyduğunu dile getiren Güven Habiboğlu ise Nehir'in yıllar içinde büyük bir gelişim gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Nehir'in bugün bilgisayarlı arıza tespiti dahil birçok işlemi başarıyla yapabildiğini belirten baba Habiboğlu, atölyedeki stajyerlerin eğitimini de kızının üstlendiğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Artık stajyerlere hem teorik hem de uygulamalı eğitimi Nehir veriyor. Parçaların isimlerini, sökülmesini, temizlenmesini ve yeniden montajını tek tek gösteriyor. Ben sadece müşterilerle ilgileniyorum. Kızımın ileride kendi iş yerini açmasını bütün kalbimle destekliyorum."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Çıraklar: 'Nehir Usta sayesinde işi öğreniyoruz'</strong></h2>

<p>Atölyede staj yapan Demir Tezci de Nehir Habiboğlu sayesinde mesleği öğrendiklerini belirterek, motor ve şanzıman söküp takmayı uygulamalı olarak öğrendiklerini söyledi.</p>

<p>Henüz 15 yaşında olmasına rağmen bilgi birikimi ve çalışkanlığıyla dikkat çeken Nehir Habiboğlu, hem oto tamir sektöründe kadınların başarısını ortaya koyuyor hem de yetiştirdiği çıraklarla geleceğin ustalarına örnek oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Hatay</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/15-yasindaki-nehir-usta-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/15-yasindaki-nehir-usta-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="80034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Gün Kullanıyoruz Ama Büyük Bir Risk Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/her-gun-kullaniyoruz-ama-buyuk-bir-risk-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/her-gun-kullaniyoruz-ama-buyuk-bir-risk-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sıcak havalarda artan klima kullanımının yanlış yapılması ve filtrelerin temizlenmemesi halinde lejyoner hastalığı, alerji ve solunum yolu rahatsızlıklarına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan'da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte klima kullanımı artarken, uzmanlar klimaların yanlış kullanımı ve yetersiz bakımının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda vatandaşları uyardı.</p>

<p>Yaz aylarında serinlemek ve sıcak havanın olumsuz etkilerinden korunmak amacıyla evlerde, iş yerlerinde ve araçlarda yoğun olarak kullanılan klimaların düzenli bakımının ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Uzmanlar, temizliği yapılmayan klima filtrelerinde bakteri, küf ve çeşitli mikroorganizmaların çoğalabildiğini, bunun da özellikle solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkardığını ifade etti.</p>

<h2><strong>'Klima hastalığı' olarak bilinen lejyoner hastalığına dikkat</strong></h2>

<p>Uzmanlar, klima kaynaklı en önemli sağlık sorunlarından birinin halk arasında "klima hastalığı" olarak bilinen <strong>lejyoner hastalığı</strong> olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Legionella pneumophila adlı bakterinin neden olduğu bu zatürre türünün, uygun nem ve sıcaklık ortamı bulunan klima sistemlerinde çoğalabildiği belirtilerek şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<p>"Bu bakteri özellikle klima filtre sistemlerinde uygun koşullarda çoğalarak ortama yayılabiliyor. Lejyoner hastalığı daha çok otel ve hastane gibi merkezi havalandırma sistemlerinin bulunduğu alanlarda görülse de tekil vakalar da yaşanabiliyor. Hastalığın insandan insana bulaştığına dair bir bulgu bulunmuyor."</p>

<h2><strong>Risk grubundaki kişiler daha dikkatli olmalı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin bu hastalığa karşı daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Şeker hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastaları, kemoterapi gören bireyler, alkol bağımlıları ve sigara kullanan kişilerin lejyoner hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>Temizlenmeyen klimalar alerjiyi tetikleyebilir</strong></h2>

<p>Klima filtrelerinde oluşabilecek küf ve mantarların alerjik rinit ve alerjik astım gibi rahatsızlıklara da neden olabileceğini belirten uzmanlar, klima filtrelerinin düzenli aralıklarla temizlenmesi ve bakımının yaptırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Araç klimasını doğrudan yüzünüze tutmayın</strong></h2>

<p>Uzmanlar, araç klimalarının yanlış kullanımının da sağlık açısından risk oluşturduğunu belirterek, soğuk havanın doğrudan yüz ve göğüs bölgesine verilmesinin sinüzit, kulak iltihabı ve yüz felci gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle araç kullanırken klima hava yönünün doğrudan kişiye değil, ön cama doğru ayarlanmasının daha sağlıklı olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yaz aylarında klima kullanımında hem düzenli bakımın ihmal edilmemesi hem de doğru kullanım alışkanlıklarının benimsenmesinin sağlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/her-gun-kullaniyoruz-ama-buyuk-bir-risk-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/her-gun-kullaniyoruz-ama-buyuk-bir-risk-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="50240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Aracınız Adeta Bombaya Dönüşebilir!]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-araciniz-adeta-bombaya-donusebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-araciniz-adeta-bombaya-donusebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sıcak havalarda araç içinde bırakılan çakmak, powerbank, parfüm, deodorant ve pillerin patlayarak yangına neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte araç içinde bırakılan çakmak, powerbank, parfüm, deodorant ve pil gibi yanıcı ya da basınçlı ürünlerin ciddi yangın riski oluşturabileceği belirtildi. Uzmanlar, sürücüleri araç içindeki tehlikeli eşyalara ve düzenli bakım konusunda dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p>Yurt genelinde son günlerde etkisini artıran sıcak hava, araçlarda yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Güneş altında kalan araçların iç sıcaklığının kısa sürede yükselmesi nedeniyle, araç içinde unutulan bazı ürünlerin patlayarak yangına yol açabileceği ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar; çakmak, çakmak gazı, dolum tüpü, basınçlı deodorant kutuları, alkollü parfüm ve kolonya gibi yanıcı ürünlerin sıcak havalarda araç içinde kesinlikle bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Powerbank ve telefon bataryalarına dikkat</strong></h2>

<p>Araç içinde şarja bırakılan piller, bataryalar, powerbankler ve cep telefonlarının da aşırı sıcak nedeniyle tehlike oluşturabileceği belirtildi. Isıya maruz kalan bataryaların şişebileceği, patlayabileceği veya yangına neden olabileceği kaydedildi.</p>

<p>Uzmanlar, nadiren de olsa araç içinde bırakılan gözlük camlarının mercek etkisi oluşturarak güneş ışığını belirli bir noktaya odaklayabileceğini ve yanıcı yüzeylerde tutuşmaya yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yanıcı ve parlayıcı ürünler araçta bırakılmamalı</strong></h2>

<p>Araç yangınlarının büyük bölümünün sürücülerin kullandığı yanıcı, parlayıcı veya ateş yakmak amacıyla kullanılan ürünlerden kaynaklanabildiğine dikkat çeken uzmanlar, şu uyarılarda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çakmaklar, çakmak gazı, dolum tüpleri, basınçlı deodorant kutuları, alkollü parfümeri ürünleri, kolonya, piller, bataryalar, powerbankler ve cep telefonları sıcak havalarda araç içinde bırakılmamalıdır. Araç içindeki sıcaklığın artmasıyla birlikte bu ürünler patlama ve yangın riski oluşturabilir.”</p>

<h2><strong>Araç bakımları ihmal edilmemeli</strong></h2>

<p>Uzmanlar, yalnızca araç içinde bırakılan eşyalara değil, araçların yıllık bakımlarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özellikle LPG’li ve benzinli araçlarda kullanılan hortumların zamanla yıpranabileceği, oluşabilecek gaz veya yakıt kaçaklarının yangına neden olabileceği ifade edildi. Bu nedenle araçların periyodik bakımlarının zamanında ve eksiksiz şekilde yaptırılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Sürücülere, araçlarını park etmeden önce yanıcı ve parlayıcı ürünleri kontrol etmeleri, elektronik cihazları şarjda bırakmamaları ve araç bakımını ihmal etmemeleri tavsiye edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/sicak-havalarda-araciniz-adeta-bombaya-donusebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/sicak-havalarda-araciniz-adeta-bombaya-donusebilir.jpg" type="image/jpeg" length="90493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan'ın En Serin Noktasında Yoğunluk Yaşanıyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanin-en-serin-noktasinda-yogunluk-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanin-en-serin-noktasinda-yogunluk-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’da sıcak havadan bunalan vatandaşlar ve gurbetçiler, serin havası ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesi’ne akın etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’da etkisini artıran sıcak hava nedeniyle serinlemek isteyen vatandaşlar ile yaz tatili için kente gelen gurbetçiler, doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesi’nde yoğunluk oluşturdu.</p>

<p>Kent merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Çağlayan beldesinde bulunan Girlevik Şelalesi, yaz aylarında Erzincan’ın en çok ziyaret edilen noktalarından biri haline geldi.</p>

<p>Munzur Dağları’nın eteklerinden gelen buz gibi suların yaklaşık 40 metre yükseklikten döküldüğü şelale, serin havası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerine sıcak havalarda adeta doğal klima etkisi sunuyor.</p>

<h2><strong>Hafta sonu ve gurbetçi yoğunluğu yaşandı</strong></h2>

<p>Kalecik köyü yakınlarında bulunan ve dokuz ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, hafta sonu ve gurbet sezonunun da etkisiyle yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Erzincanlıların yanı sıra çevre illerden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçiler, şelalenin serin havasında vakit geçirdi. Yurt dışında yaşayan ve tatil için memleketlerine gelen gurbetçiler de Girlevik Şelalesi’ni ziyaret edenler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ziyaretçiler doğanın tadını çıkardı</strong></h2>

<p>Doğal güzellikler arasında yürüyüş yapan, piknik alanlarında dinlenen ve bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler, bunaltıcı sıcaklardan uzaklaşmak için Girlevik Şelalesi’ni tercih ettiklerini belirtti.</p>

<p>Şelaleye gelen vatandaşlar, Girlevik’in Erzincan’ın en önemli turizm alanlarından biri olduğunu ifade ederek, “Burası Erzincan’a gelen herkesin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri. Serin havası ve doğal güzelliğiyle ailece keyifli vakit geçiriyoruz.” dedi.</p>

<h2><strong>Her mevsim farklı bir güzellik sunuyor</strong></h2>

<p>Kış aylarında büyük bölümü donarak dev buz sarkıtlarıyla farklı bir görünüme kavuşan Girlevik Şelalesi, yaz mevsiminde ise serin iklimiyle ziyaretçilerine nefes aldırıyor.</p>

<p>Erzincan’ın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan şelale; İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Diyarbakır ve Adana başta olmak üzere birçok şehirden gelen ziyaretçiler ile yurt dışından gelen gurbetçilerin yoğun ilgisini görüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanin-en-serin-noktasinda-yogunluk-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanin-en-serin-noktasinda-yogunluk-yasaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="77646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da Yetiştirilen Alabalıklar Türk Somonuna Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/erzincanda-yetistirilen-alabaliklar-turk-somonuna-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/erzincanda-yetistirilen-alabaliklar-turk-somonuna-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın Tercan ilçesinde yetiştirilen alabalıklar, 250-300 grama ulaştıktan sonra Türk somonu üretimi için Trabzon ve Elazığ’a gönderiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’ın Tercan ilçesindeki su ürünleri tesislerinde yetiştirilen alabalıklar, belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra Türk somonu üretiminde değerlendirilmek üzere Trabzon ve Elazığ’daki işletmelere gönderiliyor.</p>

<p>Devlet destekleriyle son yıllarda üretim kapasitesi artırılan su ürünleri tesisleri, Erzincan’da balıkçılık sektörünün gelişmesine önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Tercan ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan Tuzla Çayı üzerindeki tesiste, yıl boyunca alabalık üretimi gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>250-300 grama ulaşan balıklar sevk ediliyor</strong></h2>

<p>Tesiste özenle yetiştirilen alabalıklar, yaklaşık 250-300 gram ağırlığa ulaştıktan sonra Trabzon ve Elazığ’daki işletmelere sevk ediliyor.</p>

<p>Buradan gönderilen balıklar, deniz kafeslerinde büyütülerek Türk somonu üretiminde değerlendiriliyor. Böylece Erzincan’da başlayan üretim süreci, farklı illerde devam ederek ekonomiye kazandırılıyor.</p>

<h2><strong>Yıllık üretim kapasitesi 50 ton</strong></h2>

<p>İşletme sahibi Şükrü Adam, balık üretiminin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Balıkların her sabah erken saatlerde yemlendiğini belirten Adam, günün geri kalanında ise ağların temizliği, tesisin bakımı ve üretim alanlarının kontrolüyle ilgilendiklerini ifade etti.</p>

<p>Tesisin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 50 ton olduğunu aktaran Adam, üretim döneminde yaklaşık 220 bin yavru balık aldıklarını kaydetti.</p>

<h2><strong>“Erzincan’da deniz yok ama iyi balık çıkarıyoruz”</strong></h2>

<p>Yetiştirilen balıkların istenilen ağırlığa ulaştıktan sonra sevk edildiğini belirten Şükrü Adam, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Balıkları 250-300 gram ağırlığa ulaştırdıktan sonra Trabzon ve Elazığ’a gönderiyoruz. Erzincan’da deniz yok ama iyi balık çıkarıyoruz.”</p>

<p>Tercan’daki tesislerde sürdürülen üretim faaliyetleri, Erzincan’ın su ürünleri alanındaki potansiyelini ortaya koyarken bölge ekonomisine ve istihdama da katkı sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/erzincanda-yetistirilen-alabaliklar-turk-somonuna-donusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/erzincanda-yetistirilen-alabaliklar-turk-somonuna-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="32809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemaliye’de Tahir Sehlikoğlu Gençlik Koşusu Yoğun Katılımla Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/kemaliyede-tahir-sehlikoglu-genclik-kosusu-yogun-katilimla-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/kemaliyede-tahir-sehlikoglu-genclik-kosusu-yogun-katilimla-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemaliye'de düzenlenen 3,5 kilometrelik Tahir Sehlikoğlu Gençlik Koşusu ve Çocuk Koşusu, yoğun katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde düzenlenen 3,5 kilometrelik Tahir Sehlikoğlu Gençlik Koşusu ile Çocuk Koşusu, gençlerin, çocukların ve ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Kemaliye’nin tarihi sokakları ve doğal güzellikleri arasında düzenlenen yarışlarda gençler ve çocuklar, parkuru tamamlayabilmek için kıyasıya mücadele etti. Sporcuların heyecanına ailelerin de ortak olduğu etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kaymakam Arıkan ve eşi de yarışa katıldı</strong></h2>

<p>Kemaliye Kaymakamı Emirhan Arıkan ile eşi Gizem Arıkan da koşuya katılarak sporcularla birlikte aynı parkurda mücadele etti. Arıkan çifti, katılımlarıyla etkinliğe destek verirken yarışmacılara da moral oldu.</p>

<h2><strong>Katılımcılara madalya takdim edildi</strong></h2>

<p>Yarışların tamamlanmasının ardından dereceye giren sporcular ile parkuru başarıyla tamamlayan katılımcılara madalyaları takdim edildi.</p>

<p>Sporu teşvik etmek, gençleri ve çocukları fiziksel aktiviteye yönlendirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Spor, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/kemaliyede-tahir-sehlikoglu-genclik-kosusu-yogun-katilimla-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/kemaliyede-tahir-sehlikoglu-genclik-kosusu-yogun-katilimla-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="12027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemaliye’de “Sıladan Gurbete Eğin Fasılı”]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/kemaliyede-siladan-gurbete-egin-fasili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/kemaliyede-siladan-gurbete-egin-fasili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemaliye'de düzenlenen şenlik kapsamında 'Sıladan Gurbete Eğin Fasılı' programı, renkli görüntüler eşliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde düzenlenen şenlikler kapsamında gerçekleştirilen “Sıladan Gurbete Eğin Fasılı” programında, ilçenin köklü kültürü, türküleri ve geleneksel değerleri vatandaşlarla buluştu.</p>

<p>Kemaliye Kültür ve Turizm Folklor Derneği tarafından organize edilen program, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Şenlik alanını dolduran vatandaşlar, gece boyunca seslendirilen Eğin türkülerine eşlik ederek keyifli ve unutulmaz anlar yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Geleneksel halk oyunları büyük beğeni topladı</strong></h2>

<p>Programın en çok ilgi gören bölümlerinden biri, folklor ekibi tarafından sahnelenen halk oyunları gösterisi oldu. Kemaliye yöresine özgü geleneksel oyunları başarıyla sergileyen ekip, performansıyla izleyicilerden uzun süre alkış aldı.</p>

<p>Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Eğin kültürünün geçmişten günümüze uzanan zenginliği bir kez daha gözler önüne serildi.</p>

<h2><strong>Folklor derneğine plaket takdim edildi</strong></h2>

<p>Kemaliye’nin kültürel mirasını, birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programda, geleneksel değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaları dolayısıyla Kemaliye Kültür ve Turizm Folklor Derneği’ne plaket takdim edildi.</p>

<p>Program, türküler, halk oyunları ve vatandaşların yoğun ilgisiyle gece boyunca devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/kemaliyede-siladan-gurbete-egin-fasili</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/kemaliyede-siladan-gurbete-egin-fasili.jpg" type="image/jpeg" length="49103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz ayında donmuş gölün üzerinde kayak, gökyüzünde paraşüt]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/temmuz-ayinda-donmus-golun-uzerinde-kayak-gokyuzunde-parasut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/temmuz-ayinda-donmus-golun-uzerinde-kayak-gokyuzunde-parasut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'ın Kemah ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 metre rakımda bulunan Sohmarik Yaylası'ndaki Gök Göl, Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen sıra dışı bir doğa sporları etkinliğine ev sahipliği yaptı. Temmuz ayında donmuş gölün üzerinde kayak, gökyüzünde paraşüt keyfi yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan'ın Kemah ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 metre rakımda bulunan Sohmarik Yaylası'ndaki Gök Göl, Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen sıra dışı bir doğa sporları etkinliğine ev sahipliği yaptı. Temmuz ayında donmuş gölün üzerinde kayak, gökyüzünde paraşüt keyfi yaşandı.</p>

<p>Yılın 12 ayı boyunca erimeyen buzul yapısıyla dikkat çeken Gök Göl'de düzenlenen etkinlikte Canser Atila, donmuş göl yüzeyinde kayak yaptı. Aynı anda Ali Zaimoğlu ise yamaç paraşütüyle göl üzerinde süzülerek gökyüzü ile buzun buluştuğu etkileyici görüntüler oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de ilk kez gerçekleştirildiği belirtilen organizasyon, doğa ve ekstrem spor tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatırken, Erzincan'ın sahip olduğu yüksek irtifa ve doğal parkurların spor turizmi açısından taşıdığı potansiyeli de gözler önüne serdi.</p>

<p>Kemah ilçesine bağlı Sohmarik Yaylası üzerinde yer alan ve yaklaşık 2 bin 500 metre rakımda bulunan Gök Göl, 4 mevsim kar ve buz örtüsünü koruyan yapısıyla dikkat çekiyor. Bölgenin, ekstrem sporlar ve doğa turizmi açısından yeni bir cazibe merkezi olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Etkinliğe Recep Sulu da eşlik ederek gerçekleştirilen gösterilerin görüntülenmesine katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/temmuz-ayinda-donmus-golun-uzerinde-kayak-gokyuzunde-parasut</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/07/agency/iha/temmuz-ayinda-donmus-golun-uzerinde-kayak-gokyuzunde-parasut.jpg" type="image/jpeg" length="57681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan Tarımı “Söz Sırası Bizde” Programında Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/erzincan-tarimi-soz-sirasi-bizde-programinda-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/erzincan-tarimi-soz-sirasi-bizde-programinda-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nehaber24 ekranlarında yayımlanan “Söz Sırası Bizde” programının 3. bölümünde Erzincan’da tarım, hayvancılık ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nehaber24 ekranlarında yayımlanan “Söz Sırası Bizde” programının 3. bölümünde Erzincan’da tarım, hayvancılık, sulama sorunları, makineleşme, gençlerin üretime ilgisi ve tarımsal yatırımlar ele alındı. Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk’ün sunduğu programın konuğu Mutlu Tarım’dan Adem Mutlu oldu.</p>

<p>Erzincan’ın Aydoğlu köyünde ikamet eden Adem Mutlu, eğitim hayatından tarım ve hayvancılığa uzanan süreci anlattı. İlkokulu Aydoğlu köyünde okuduğunu, ortaokul eğitimini İmam Hatip’te, lise eğitimini ise Erzincan Lisesi Yabancı Dil Ağırlıklı bölümde tamamladığını belirten Mutlu, Gazi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun olduktan sonra bir süre dershanelerde görev yaptığını söyledi.</p>

<p>Erzincan’a tarım yapmak amacıyla dönmediğini ifade eden Mutlu, ilk etapta ticaret yapmayı ve dershane alanında çalışmayı düşündüğünü, ancak zamanla tarım ve hayvancılığın hayatının merkezine yerleştiğini dile getirdi. Mutlu, Erzincan’a döndükten sonra Doğan Organik ile sözleşmeli organik süt üretimi yapma amacıyla çiftlik kurma sürecine girdiklerini belirtti.</p>

<h2><strong>“Doğan Organik Bize Ufuk Açtı”</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, 2008 yılında başlayan sürecin kendileri için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, Doğan Organik ile çalışmanın hayvan yetiştiriciliği, besleme, sağlık takibi ve verim alma konularında önemli tecrübeler kazandırdığını söyledi.</p>

<p>Mutlu, geçmişte köylerde sütün satılan bir ürün olarak görülmediğini belirterek, “Süt hediye edilen bir şeydi. Etten gelir elde edilirdi ama sütten gelir oluşmazdı” sözleriyle geçmiş dönemlerdeki üretim anlayışını anlattı.</p>

<p>Yerli ırk hayvanların süt veriminin düşük olduğunu, yüksek verimli hayvanların ise doğru besleme ve bakım bilgisi olmadan elde tutulamadığını dile getiren Mutlu, organik süt üretimi sürecinin kendilerine modern hayvancılığı öğrettiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Trakya’dan Avusturya’ya Uzanan Hayvan Temini Süreci</strong></h2>

<p>Hayvan ihtiyacını karşılamak için önce Trakya’ya, ardından Avusturya’ya gittiklerini belirten Mutlu, bu süreçte modern hayvancılığın gerektirdiği yem, silaj, ot, makine ve traktör ihtiyacının da ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Hayvanları beslemek için kaba yem ve silaja ihtiyaç duyduklarını anlatan Mutlu, bu ürünlerin hasadı için makineleşmenin zorunlu hale geldiğini ifade etti. İlk etapta kendi ihtiyaçlarını karşılamak için alınan makinelerin zamanla hizmet alanına dönüştüğünü belirten Mutlu, traktöre takılan silaj makinesinden kendi yürür silaj makinesine uzanan bir gelişim yaşadıklarını söyledi.</p>

<h2><strong>Erzincan’da Tarım İçin En Büyük Sorun Su Dağıtımı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan tarımının mevcut durumu da ele alındı. Adem Mutlu, Erzincan’ın iklim açısından Sivas ve Erzurum’a göre yaklaşık 20 gün önde olduğunu, bunun da tarımsal üretimde önemli bir avantaj sağladığını söyledi.</p>

<p>Erzincan’da nüfusa oranla ciddi tarım arazisi bulunduğunu belirten Mutlu, arazilerin bazı büyük tarım şehirlerine göre küçük ve parçalı olduğunu ancak iklim, toprak ve su açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Mutlu, Erzincan’da suyun var olduğunu ancak suyun dağıtımı konusunda ciddi problemler yaşandığını belirterek, “Bizim su problemimiz yok. Bizim suyumuz var. Suyu dağıtım problemimiz var” dedi.</p>

<p>Sulama kanallarının 1980’li yıllardan kaldığını ve birçok noktada kaçaklar bulunduğunu ifade eden Mutlu, kanalların revize edilmesi gerektiğini söyledi. Ballı Barajı’nın tamamlanmasının Erzincan tarımı açısından önemli bir adım olacağını belirten Mutlu, barajın ciddi bir alanı sulayacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>Seralar ve Toprak Yapısı Değerlendirildi</strong></h2>

<p>Erzincan’daki sera yatırımlarına da değinen Adem Mutlu, seralarda ciddi bir altyapı oluşturulduğunu, devletin bu alana önemli kaynak aktardığını söyledi. Ancak sera alanlarındaki toprak yapısının iyileştirilmesi gerektiğini dile getiren Mutlu, bazı alanlarda kireç ve koza bulunduğunu, toprağın eski mera alanı olması nedeniyle iyileştirme çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p>

<p>Mutlu, Erzincan’da küçük arazilerde daha kıymetli ürünlerin üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, sera üretiminin bu anlamda önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Erzincan’da Kıymetli Ürün Üretmeliyiz”</strong></h2>

<p>Programda Şıhlı domatesi, Üzümlü, Uluköy ve çevresindeki sebze üretimi de gündeme geldi. Adem Mutlu, Erzincan’ın küçük ve parçalı arazileri nedeniyle daha değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karadeniz’in Erzincan için önemli bir pazar olduğunu belirten Mutlu, Güneydoğu’dan da Erzincan’a ürün almaya gelenlerin bulunduğunu dile getirdi. Erzincan’ın coğrafi konumu itibarıyla satış ve pazarlama açısından avantajlı bir noktada olduğunu ifade eden Mutlu, üretimin yanı sıra pazar planlamasının da önceden yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Kooperatifleşme Eksikliğine Dikkat Çekildi</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, Erzincan’da üreticilerin en büyük sorunlarından birinin bir araya gelememek ve kooperatifleşememek olduğunu söyledi. Domates, biber, kavun gibi ürünlerin planlı şekilde üretilmediğini belirten Mutlu, çiftçinin çoğu zaman ürünü hale götürüp alıcı ne fiyat verirse ona razı olmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Pazarcılar Derneği, üretici, hal esnafı ve tüketici arasında güçlü bir köprü kurulması gerektiğini belirten Mutlu, tarladaki üretici ile tüketicinin daha doğru bir sistemle buluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mutlu, Üzümlü bölgesinde üzüm ve kiraz gibi ürünlerin yurt dışına gönderilebildiğini hatırlatarak, bu tecrübenin sebze üretimiyle de entegre edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>“Erzincan’da Olmaz” Anlayışı Aşılmalı</strong></h2>

<p>Erzincan’da sıkça kullanılan “olmaz” anlayışını eleştiren Adem Mutlu, bu düşüncenin şehrin önünde bir engel olduğunu söyledi. Erzincan’ın gece ve gündüz sıcaklık farkı, güneşli gün sayısı, ova yapısı ve iklim özellikleriyle tarımda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Mutlu, bu özelliklerin meyve ve sebzeye farklı bir aroma kattığını ifade etti.</p>

<p>Son dönemde yağışlar nedeniyle ekimlerin geciktiğini ancak bunun rekolteyi olumsuz etkilemeyebileceğini söyleyen Mutlu, taban suyunun yükselmesinin üretime olumlu katkı sunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>Devlet Destekleri ve Tarımsal Krediler Konuşuldu</strong></h2>

<p>Programda çiftçilerin devlet teşviklerinden yeterince faydalanıp faydalanamadığı da değerlendirildi. Adem Mutlu, desteklerin biraz daha basitleştirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük çiftçilerin bazı desteklerden yararlanmakta zorlandığını belirten Mutlu, şartların ağır olabildiğini ifade etti.</p>

<p>Buna rağmen tarımın sürdürülebilirliği açısından devletin sunduğu sübvansiyonlu Ziraat Bankası kredilerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Mutlu, hayvan ve makine alımlarında bu kredilerin tarımın döngüsünü ayakta tuttuğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Erzincan İçin Lokomotif Tesis Vurgusu</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, Erzincan’da tarım ve hayvancılığın gelişmesi için lokomotif tesislere ihtiyaç olduğunu belirtti. Bingöl’deki büyük entegre hayvancılık yatırımını örnek gösteren Mutlu, Sütaş benzeri yatırımların bölgeye önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bingöl’deki yatırımın sadece çiftlikten ibaret olmadığını, enerji tesisi, yem tesisi, süt üretim tesisi ve hayvancılık alanlarını kapsayan büyük bir kompleks olduğunu belirten Mutlu, Erzincan’ın da bu projelerin içinde yer alan illerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Mutlu, Erzincan’ın Bingöl ile ulaşım bağlantısının güçlenmesinin kuzey-güney hattı açısından da önemli olduğunu belirterek, Trabzon, Gümüşhane, Erzincan, Bingöl ve Diyarbakır hattının tarımsal ticaret için değerli bir güzergah olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Düve Merkezi ve Sürdürülebilirlik Mesajı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’daki düve merkezi konusu da ele alındı. Adem Mutlu, tesis yapmanın önemli olduğunu ancak asıl meselenin sürdürülebilirlik olduğunu söyledi. Düve merkezlerinin doğru kullanılması halinde küçük ve orta ölçekli işletmeler için büyük kolaylık sağlayacağını ifade eden Mutlu, anaç hayvan, dana, düve ve besi materyalinin doğru şekilde ayrılması gerektiğini anlattı.</p>

<p>Bir işletmede farklı yaş ve özelliklerde birçok hayvan grubunun oluştuğunu belirten Mutlu, bu durumun farklı yemleme programları gerektirdiğini söyledi. Yanlış beslemenin hem döl tutma hem de et verimi açısından ciddi zararlara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Gençlere Tarıma Girme Çağrısı</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, Erzincan’da tarlası olup da çiftçilik yapmaktan çekinenlere de mesaj verdi. Korkan kişilerin bu işte başarılı olamayacağını söyleyen Mutlu, gençlerin doğru bilgiyle ve doğru planlamayla tarıma girmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Üniversiteden mezun olup tarıma yönelmek isteyen gençlerin kendisine geldiğini anlatan Mutlu, bu gençlere özel zaman ayırdığını, kendi hikayesini anlatarak onları cesaretlendirmeye çalıştığını söyledi.</p>

<p>Mutlu, yeni neslin tarım makinelerine, traktörlere ve hasat süreçlerine ilgi duyduğunu belirterek, gençlerde tarıma karşı bir heves bulunduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Tarımı Ayakta Tutan Ruhumuzdaki Köylülük”</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, tarımı ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin insanların içindeki köylü ruhu olduğunu söyledi. İstanbul’a, Ankara’ya ya da farklı şehirlere gitmiş insanların bile içinde hayvan bakma, toprakla uğraşma ve üretme isteği bulunduğunu ifade eden Mutlu, bu duygunun tarımı yaşattığını belirtti.</p>

<p>Pandemi sonrası tarımın ve gıda güvenliğinin öneminin daha iyi anlaşıldığını söyleyen Mutlu, savunma ve enerji kadar tarımın da stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Tarımda İş Gücü Sorunu Gündeme Geldi</strong></h2>

<p>Programda tarım ve hayvancılıkta iş gücü sorunu da konuşuldu. Adem Mutlu, tarlalarda çalıştıracak insan bulmakta zorlandıklarını söyledi. Afgan işçilerin özellikle hayvancılık ve çobanlık alanında önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Mutlu, kendi 300 başlık işletmesinde çoban bulmanın en büyük sorunlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çoban ücretlerinin ciddi seviyelere ulaştığını belirten Mutlu, buna rağmen çoban bulmanın kolay olmadığını söyledi. Tarımda çalışan işçilerin de geçmişe göre daha iyi ücretler aldığını ifade eden Mutlu, emeğin karşılığının artmasının önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Çiftçinin Kazancı ve Aracı Sorunu</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, çiftçinin kazanmadığı yönündeki söylemlere katılmadığını belirterek, büyükbaş, küçükbaş ve tarımsal üretimde çiftçinin para kazandığını söyledi. Ancak üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Mutlu, Uluköy’de 10 liradan alınan domatesin markette 80 liraya çıkmasının sorgulanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bu noktada üreticinin kendi ürününe sahip çıkması, pazarlama süreçlerinde daha etkin olması ve birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Mutlu, kooperatifleşmenin önemine bir kez daha vurgu yaptı.</p>

<h2><strong>Erzincan Makineleşmede Birçok İlden İyi Durumda</strong></h2>

<p>Programın son bölümünde Erzincan’da tarım teknolojilerinin kullanımı da değerlendirildi. Adem Mutlu, Erzincan’ın makineleşme açısından birçok ilden daha iyi durumda olduğunu söyledi. Hayvan kalitesinin de iyi seviyede olduğunu belirten Mutlu, Erzincan çiftçisinin bilgiye ulaşma, makine kullanma ve modern üretim teknikleri açısından önemli bir noktaya geldiğini ifade etti.</p>

<p>Mutlu, bazı illerde hayvan sayısı Erzincan’dan çok daha fazla olmasına rağmen yem karma makinesi gibi temel ekipmanların yeterince kullanılmadığını, Erzincan’ın ise bu konuda daha ileri seviyede olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Erzincan Ürünleri Migros Raflarında</strong></h2>

<p>Adem Mutlu, Erzincan ürünlerinin Vali Hamza Aydoğdu’nun talimatıyla Migros’ta satılmaya başlamasının da önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Bu adımın bazı üreticiler için satışta kolaylık sağladığını belirten Mutlu, yerel ürünlerin daha geniş pazarlara ulaşmasının Erzincan tarımı için değerli olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Sorunları Birlikte Konuşursak Çözebiliriz”</strong></h2>

<p>Programın sonunda çiftçilere tavsiyelerde bulunan Adem Mutlu, Erzincan’ın iklim, toprak, makineleşme, bilgiye erişim ve hayvan kalitesi açısından birçok ile göre iyi noktada olduğunu söyledi. Eksiklerin bulunduğunu ancak bu eksiklerin konuşularak, birlikte hareket edilerek ve doğru planlama yapılarak çözülebileceğini belirtti.</p>

<p>Sulama probleminin yıllardır dile getirildiğini ancak yeterince sonuç alınamadığını ifade eden Mutlu, siyasilerin ve yetkililerin çiftçinin sesine daha fazla kulak vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk ise programda tarım, hayvancılık, üretim, gençlerin ilgisi ve Erzincan’ın geleceği açısından önemli başlıkların ele alındığını belirterek, konuğu Adem Mutlu’ya teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/erzincan-tarimi-soz-sirasi-bizde-programinda-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LRCB1qU5Jec/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Söz Sırası Bizde 2. Bölümde Erzincan’ın Gündemi Konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-2-bolumde-erzincanin-gundemi-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-2-bolumde-erzincanin-gundemi-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nehaber24 ekranlarında Selçuk Özdemir ve Ecem Öztürk’ün sunumuyla yayımlanan “Söz Sırası Bizde” programının ikinci bölümünde Erzincan’ın gündemi değerlendirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nehaber24 ekranlarında Selçuk Özdemir ve Ecem Öztürk’ün sunumuyla yayımlanan “Söz Sırası Bizde” programının ikinci bölümünde Erzincan’ın gündemindeki gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programda iklim değişikliği, Girlevik Şelalesi, kültür ve sanat etkinlikleri, tarımsal üretim, sokak hayvanları, şehir temizliği, düğün masrafları ve taziye gelenekleri konuşuldu.</p>

<p>Programın açılışında ilk bölümün ardından izleyicilerden gelen geri dönüşler ele alındı. Ecem Öztürk, eleştirilerin büyük bölümünün yapıcı ve olumlu olduğunu belirterek eksiklerin dile getirilmesinin kendileri için değerli olduğunu söyledi.</p>

<p>Sürekli övgü beklemenin doğru olmadığını ifade eden Öztürk, yapılan eleştirilerden memnuniyet duyduğunu ve geri dönüşlerin yaklaşık yüzde 90’ının olumlu olduğunu dile getirdi. “Söz Sırası Bizde” programının bundan sonra her hafta pazartesi günü izleyiciyle buluşacağı açıklandı.</p>

<p>Programın ilk gündem maddesi Erzincan’da etkili olan yağışlar ve ani sıcaklık artışı oldu. İklim değişikliğine bağlı olarak mevsimlerin kaydığına dikkat çekilirken, kentte ilkbaharın yeterince hissedilmeden yaz sıcaklarının başladığı ifade edildi.</p>

<p>Ergan Dağı ve çevresindeki dağların uzun yıllardan sonra ilk kez bu kadar yeşil bir görünüme kavuştuğu belirtilirken, yoğun yağışların barajların doluluk oranını yüzde 100 seviyesine taşıdığı aktarıldı.</p>

<p>Yağışların barajlar açısından umut verici olduğu ancak çiftçilerin ekim takvimini olumsuz etkilediği kaydedildi. Fasulye, şeker pancarı ve diğer tarım ürünlerinin ekiminde gecikmeler yaşandığı, buğday üreticilerinin de zorlu kış şartları nedeniyle sıkıntı çektiği dile getirildi.</p>

<h2><strong>Girlevik Şelalesi’nin korunması Erzincan için önemli</strong></h2>

<p>Havaların ısınmasıyla birlikte Erzincan’ın en önemli dinlenme ve turizm noktalarından biri olan Çağlayan bölgesinin yeniden hareketleneceği belirtildi. Halk arasında “Çağlayan Şelalesi” olarak bilinen Girlevik Şelalesi’nin özel koruma statüsüne alınmasının son derece önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bu sürece verdiği destek nedeniyle Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’ya teşekkür edildi. Girlevik Şelalesi’nin Çağlayan beldesinde bulunması nedeniyle Erzincanlıların bölgeyi doğrudan “Çağlayan” olarak adlandırdığı hatırlatıldı.</p>

<p>Şelaleyi besleyen suların Kalecik köyündeki dokuz farklı kaynağın birleşmesiyle oluştuğu, bölgenin karstik yapısı ve tüf taşlarının binlerce yıllık aşınma ve birikme sonucunda katmanlı bir görünüm kazandığı anlatıldı. Bölgede özel ve endemik bitki türlerinin bulunmasının koruma kararını daha da önemli hâle getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Girlevik Şelalesi’nin yerli ve yabancı turistleri ağırlayan önemli bir turizm merkezi olduğu belirtilirken, Çağlayan yolu üzerindeki restoran ve işletmelerin de farklı kesimlerin eğlenme, yemek yeme ve dinlenme ihtiyaçlarını karşıladığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>Gençler Erzincan’da kültür ve sanat etkinliği istiyor</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’daki gençlerin kültür, sanat ve eğlence alanındaki beklentileri de konuşuldu. Daha önce gerçekleştirilen sokak röportajlarında bazı gençlerin Erzincan’daki hayatın tek bir cadde üzerine sıkıştığını, eğlence mekânları ile kültür ve sanat faaliyetlerinin yetersiz kaldığını söylediği aktarıldı.</p>

<p>Eğlence kavramının yalnızca alkollü mekânlarla sınırlandırılmaması gerektiği vurgulanarak insanların arkadaşlarıyla alkolsüz, güvenli ve keyifli ortamlarda vakit geçirmesinin doğal bir ihtiyaç olduğu ifade edildi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivallerinin Erzurum ve Trabzon gibi büyük şehirlerde gerçekleştirildiği ancak küçük bir şehir olması nedeniyle Erzincan’ın çoğu zaman bu tür organizasyonların dışında kaldığı dile getirildi.</p>

<p>Erzincan’ın konserlere ihtiyaç duyduğu, özel ve biletli konserlerde ücretlerin 2 bin ile 3 bin liraya kadar çıkmasının özellikle öğrencilerin katılımını zorlaştırdığı belirtildi. Geçmiş yıllarda düzenlenen halk konserleri ve yaz festivallerinde alanların tamamen dolduğu, vatandaşların etkinliklere yoğun ilgi gösterdiği hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>Erzincan’da tiyatro, opera ve bale talebi</strong></h2>

<p>Şehirde yalnızca konserlerin değil tiyatro, opera, bale ve diğer sahne sanatlarının da daha sık düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Erzurum Devlet Tiyatrosu örneği verilerek Erzincan’ın da köklü ve düzenli bir tiyatro yapısına kavuşması istendi.</p>

<p>Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin gelecekte bu alanda daha etkin rol üstlenebileceği belirtildi. Halkın kültür ve sanat faaliyetlerine yönelik talebinin bulunduğu ancak programların yeterli sıklıkta gerçekleştirilmediği kaydedildi.</p>

<p>Geçmiş yıllarda Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde düzenlenen folklor kurslarının gençlere halk oyunlarını öğrettiği hatırlatılarak bu çalışmaların yeniden yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Cumhuriyet Meydanı’nda 53 ilden ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin hazırladığı ürünlerin sergilendiği programda öğrencilerin gerçekleştirdiği halk oyunları gösterisinin büyük beğeni topladığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Erzincan Düz Halayı yeni nesillere öğretilmeli</strong></h2>

<p>Erzincan tanıtım günlerinde kentin halk oyunlarının yeterince temsil edilmemesinin üzücü olduğu dile getirildi. Erzincan’ın simgelerinden biri olan Düz Halay’ın yeni nesillere öğretilmesi gerektiği belirtilirken, “Havuzbaşı’nın Gülleri” gibi yöresel eserlerin de etkinliklerde daha fazla kullanılması istendi.</p>

<p>Tazelenme Üniversitesinde oluşturulan koronun insanların yaş alsalar bile ruhlarındaki enerjiyi kaybetmediğini gösterdiği ifade edildi. Gelecek yıllarda bu programlara bir folklor ekibinin de dâhil edilebileceği belirtildi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu’ya çağrıda bulunularak Erzincan’ın Kültür Yolu Festivali ve benzeri organizasyonlara dâhil edilmesi istendi. Konser, tiyatro ve farklı kültürel etkinliklerin ayda en az bir kez düzenli olarak yapılmasının şehir için önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Geçmişte Belde Sineması’nın bulunduğu alanda tiyatro gösterilerinin düzenlendiği hatırlatılırken, bugün belediyeye ait yeterli büyüklükte ve herkesin haberdar olduğu bir gösteri alanının bulunmadığı ifade edildi. Çarşı Mahallesi TOKİ konutları içerisinde küçük bir salon bulunduğu ancak bu alanın ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Hükümlü kadınlar üretime katılarak gelir elde ediyor</strong></h2>

<p>Programda Cumhuriyet Meydanı’nda açılan ceza infaz kurumları ürünleri fuarı da değerlendirildi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ile Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun katılımıyla açılan fuarda, 53 şehirdeki hükümlüler tarafından hazırlanan el emeği ürünlerin satışa sunulduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Rüveyda Tanoğlu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadın ceza infaz kurumuna gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında önemli bir üretim çalışmasının başladığı anlatıldı.</p>

<p>Ceza infaz kurumuna 10 dikiş makinesi kazandırıldığı, yaklaşık 20 hükümlü kadına Halk Eğitimi Merkezi eğitmenlerinin desteğiyle dikiş kursu verildiği belirtildi. Eğitimlerin ardından kadınların hastaneler ile Antalya, İzmir ve farklı şehirlerdeki kurumlar için üretim yapmaya başladıkları aktarıldı.</p>

<p>Üretim sayesinde milyonlarca liralık iş hacmine ulaşıldığı ve hükümlü kadınların gelir elde ettiği ifade edildi. Kadınların ceza infaz kurumunda zamanlarını üretimle değerlendirdiği, ekonomik kazanç sağladığı ve topluma faydalı ürünler hazırladığı kaydedildi.</p>

<p>Yastık, çarşaf ve farklı mefruşat ürünlerinin kaliteli ve uygun fiyatlı olarak üretildiği, Erzincan Adliyesi içerisinde de bu ürünlerin satılacağı bir mağaza kurulmasının planlandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Şehir temizliği yalnızca belediyenin görevi değil</strong></h2>

<p>Programın dikkat çeken başlıklarından biri de şehir temizliği oldu. Belediye ekiplerinin sokakları temizlemekle sorumlu olduğu ancak şehirde yaşayan herkesin çevreyi temiz tutma yükümlülüğü bulunduğu vurgulandı.</p>

<p>Geçmiş yıllarda insanların evlerinin ve iş yerlerinin önünü süpürdüğü hatırlatılarak bu kültürün yeniden yaşatılması gerektiği ifade edildi. Vatandaşların çöplerini çöp kutularına atmaları ve yapılan hizmetleri korumaları istendi.</p>

<p>Caddelerde sigara izmaritlerinin söndürülebileceği kutuların bazı bölgelerde yetersiz olduğu belirtilerek belediyeye bu kutuların sayısının artırılması çağrısında bulunuldu. Temizlik çalışanlarının yere atılan tek bir izmariti almak için dahi büyük emek verdiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Erzincan’ın temizlik konusunda geçmiş yıllara göre daha iyi bir noktaya geldiği ancak sorumluluğun yalnızca belediyeye bırakılamayacağı ifade edildi. Yere su şişesi ve çöp atan vatandaşların uyarılmak zorunda kalınmasının üzücü olduğu kaydedildi.</p>

<p>Parklara ve caddelere dikilen çiçeklerin koparılmaması gerektiği vurgulanırken, belediye ekiplerinin dikim, sulama ve bakım için emek harcadığı hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>Ters lale ve lavanta Erzincan ekonomisine katkı sağlayabilir</strong></h2>

<p>Erzincan Belediyesinin ters lale üretimine yönelik çalışmaları da programda gündeme geldi. “Ağlayan gelin” adıyla da bilinen ters lalenin koruma altındaki özel türler arasında bulunduğu, endemik çeşitleri ve yapısındaki maddeler nedeniyle tıbbi açıdan da değer taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Ters lalenin küresel süs bitkileri pazarında önemli bir paya sahip olduğu, fotoğrafçılık ve turizm açısından da Erzincan ekonomisine katkı sağlayabileceği ifade edildi.</p>

<p>Belediyenin uzun süredir devam ettirdiği lavanta projesi de değerlendirildi. Çalışmaların küçük deneme alanlarıyla başladığı ve zaman içerisinde 20 dönümden daha büyük alanlara ulaştığı aktarıldı.</p>

<p>Lavanta projesinin 3 bin aileye istihdam sağlama hedefinin önemli olduğu belirtilirken, ürünün özellikle kozmetik sektöründe değerlendirilebileceği kaydedildi. Projenin hem işsizliğin azaltılmasına hem de kullanılmayan tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılmasına katkı sunabileceği ifade edildi.</p>

<p>Erzincan Belediyesinin lavanta ve ters lalenin yanında buğday üretimi de yaptığı, boş durumdaki arazileri ekerek üretken belediyecilik anlayışı sergilediği belirtildi. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun’a tarımsal üretime verdiği destek nedeniyle teşekkür edildi.</p>

<h2><strong>Erzincan’da çilek üretimi büyüyor</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’da son yıllarda gelişen çilek üretimi de ele alındı. Bursa’da mobilya sektöründe faaliyet gösterdikten sonra Erzincan’a dönen Fikret Ateş’in atıl durumdaki arazisinde çilek ve böğürtlen yetiştirmeye karar verdiği anlatıldı.</p>

<p>Bir girişimcinin inancıyla başlayan çalışmaya daha sonra Erzincan Valiliği, belediye, muhtarlık ve diğer kurumların destek verdiği ifade edildi. Sağlanan yüzde 75 hibeyle üretimin genişlediği ve yılda yaklaşık 25 ton çilek üretilmesinin hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p>Erzincan’ın coğrafi şartları nedeniyle bazı imkânlardan mahrum kalabileceği ancak üretmeye ve yeni alanlar oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Kentte çilek ve kiraz pazarlarının geliştiği, Üzümlü ilçesinin üzüm üretiminde önemli bir konuma sahip olduğu belirtildi.</p>

<p>Geçen yıl yaşanan zirai sorunlar nedeniyle kiraz ve üzüm fiyatlarının yükseldiği, kaliteli ürünlerin önemli bölümünün yurt dışına gönderilmesi nedeniyle vatandaşların ürüne ulaşmakta zorlandığı ifade edildi.</p>

<p>Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen 600 dönümlük sera çalışmalarının faaliyete geçmesiyle Erzincan’ın tarım şehri olma yolunda daha güçlü bir konuma gelebileceği kaydedildi. Kentin tarım, tıbbi ve aromatik bitkiler, rekreasyon, ihracat ve coğrafi işaretli ürünlerde marka şehir olması gerektiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Kemaliye’nin kültürel ve doğal değerleri anlatıldı</strong></h2>

<p>Erzincan’ın ilçelerinin önemli tarımsal ve turistik potansiyele sahip olduğu ifade edilirken Kemaliye’nin farklı iklimi, tarihi yapısı ve kültürüyle özel bir yere sahip olduğu vurgulandı.</p>

<p>Kemaliye’de incir yetiştiği, çok sayıda dut çeşidinin bulunduğu ve ilçenin Erzincan merkezinden farklı bir müzik kültürüne sahip olduğu anlatıldı. Merkezde zurna ağırlıklı müzik kültürü bulunurken Kemaliye’de Malatya ve Arapgir’e yakınlığın da etkisiyle klarnetin öne çıktığı kaydedildi.</p>

<p>İlçedeki 250-300 yıllık evler ve konakların büyük kültürel değer taşıdığı, Kemaliye’nin UNESCO sürecindeki öneminin Erzincan’a değer kattığı ifade edildi.</p>

<p>Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı tarafından her yıl düzenlenen festival kapsamında farklı ülkelerden sporcuların ilçeye geldiği hatırlatıldı. Dünyanın önemli kanyonlarından biri olan Karanlık Kanyon’un turizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Tercan dondurması ve yöresel yemekler tescillenmeli</strong></h2>

<p>Tercan’da keçi sütüyle üretilen dondurmanın tescillenmesi için çalışma yürütüldüğü belirtilirken, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun yöresel ürünlerin tanıtımına verdiği destek takdirle karşılandı.</p>

<p>Pekmezli yufka, babikko ve yöresel çorbalar gibi Erzincan mutfağına ait birçok ürünün yeterince tanınmadığı ifade edildi. Erzincan’a özgü yemeklerin coğrafi işaret alması amacıyla yapılan başvuruların kentin kültürel mirasının korunması açısından önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Erzincan’ın sahip olduğu ürünlere zamanında sahip çıkmaması hâlinde farklı şehirlerin bu değerleri kendi adlarıyla tanıtabildiği belirtildi. Erzincan bakırcılığının geçmişte önemli bir yere sahip olduğu ancak Gaziantep ve Erzurum gibi şehirlerin bu alanda daha görünür hâle geldiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Bakır ürünler günümüz tasarımlarıyla yeniden yorumlanmalı</strong></h2>

<p>Erzincan’da bakırdan hazırlanan küçük tepsiler, sunum ürünleri ve dekoratif eşyaların modern tasarımlarla yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bakırcılığın yalnızca geçmişe ait bir meslek olarak görülmemesi, sanat ve turizmle bütünleştirilerek yaşatılması istendi.</p>

<p>Yeraltı Çarşısı’nı yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği ancak Erzincan’ın tarihî bakır kültürüne yeterince sahip çıkamadığı ifade edildi. Bakır bardaklar, ayran tasları ve sahanda yapılan yemekler hatırlatılarak bakırın günlük hayatta yeniden kullanılabileceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Sokak hayvanları için güvenli yaşam alanı oluşturulmalı</strong></h2>

<p>Programda sokak hayvanlarıyla ilgili tartışmalara da yer verildi. Hayvanların uyutulmasına karşı olunduğu ancak Erzincan’da çocukların sokak köpeklerinin saldırısına uğradığı ciddi olayların yaşandığı hatırlatıldı.</p>

<p>Sokak köpeklerinin kontrolsüz şekilde caddelerde bırakılmaması, güvenli toplama ve yaşam alanlarına götürülmesi gerektiği ifade edildi. Bununla birlikte hayvanların da yaşam hakkına sahip olduğu vurgulanarak şehir dışında doğal şartlara uygun bir “Patiköy” kurulabileceği belirtildi.</p>

<p>Erzincan Belediyesinin Davarlı köyü ve Kent Ormanı bölgesine yakın bir alanda bu konuda çalışma yürüttüğü aktarıldı. Sokak hayvanlarının yemek ihtiyacının restoranlar, askerî birlikler ve büyük kurumlarda artan yemeklerle karşılanabileceği ifade edildi.</p>

<p>Doğadaki dengenin korunması gerektiği, hayvanların tamamen ortadan kaldırılmasının farklı çevresel sorunlara neden olabileceği belirtildi. Hayvan sevgisinin önemli olduğu ancak her konuda olduğu gibi yaklaşımın ölçülü ve dengeli olması gerektiği dile getirildi.</p>

<h2><strong>İzleyicilere gündem çağrısı yapıldı</strong></h2>

<p>Programın ilerleyen bölümlerinde izleyicilerden Erzincan’ın gündemine ilişkin görüş ve önerilerini yorum bölümünden paylaşmaları istendi. Yalnızca mevcut konuların değil, izleyiciler tarafından gündeme getirilecek sorunların da araştırılarak konuşulacağı belirtildi.</p>

<p>“Biz sustukça bir şeyler düzelmiyor” mesajı verilerek şehir meselelerinin konuşulması gerektiği vurgulandı. Ancak sohbetlerin yalnızca konuşmuş olmak için yapılmayacağı, araştırmaya dayalı ve gerektiğinde konunun uzmanlarının katılımıyla sürdürüleceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Düğün masrafları gençlerin evlenmesini zorlaştırıyor</strong></h2>

<p>Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte açılan düğün sezonu da programın önemli başlıklarından biri oldu. Yeni evlenecek çiftlere mutluluk dilenirken, altın fiyatları ve artan organizasyon giderleri nedeniyle düğün yapmanın son derece zorlaştığı belirtildi.</p>

<p>Erzincan’da evlilik sürecinin kız isteme, söz, nişan, düğün veya nikâh gibi çok sayıda aşamadan oluştuğu ifade edildi. Mehir geleneğinin geçmişten gelen önemli bir uygulama olduğu ancak damat adayından 100 gram altın, takı seti ve benzeri yüksek taleplerde bulunulmasının gençleri zor durumda bıraktığı dile getirildi.</p>

<p>Maddi durumu iyi olan ailelerin bu talepleri karşılayabileceği ancak asgari ücretle çalışan bir gencin evliliğe büyük bir borç yüküyle başlayacağı vurgulandı. Ailelerin gençleri zorlamak yerine kendi imkânları doğrultusunda hayatlarını kurmalarına yardımcı olması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Erzincan’da 30 yaşını aşmış çok sayıda bekâr kadın ve erkeğin bulunduğu, eş seçiminde meslek, boy, memleket ve aile gibi konularda gerçekçi olmayan beklentilerin evlilikleri geciktirdiği ifade edildi.</p>

<p>Geç evlenmenin tek başına bir kayıp olmadığı ancak yanlış kişiyle evlenmenin veya yanlış geleneklerin uygulanmasının ciddi sorunlara yol açabileceği kaydedildi. Ailelerin kızlarının rahat etmesini istemesinin doğal olduğu ancak evlilik sürecini zorlaştırmanın doğru olmadığı vurgulandı.</p>

<h2><strong>Düğünlerde gösteriş yerine mutluluk öne çıkmalı</strong></h2>

<p>Düğünlerde ikram edilen yemeklerin, kavurmanın, salatanın veya karpuzun konuşulmasının asıl amacı gölgelediği ifade edildi. İnsanların bir düğüne yemek yemek için değil, sevdiklerinin mutluluğunu paylaşmak için katılması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Geçmiş yıllarda düğünlerde daha sade ikramların yapıldığı, buna rağmen insanların birlikte eğlenerek güzel hatıralar biriktirdiği hatırlatıldı. Günümüzde birçok çiftin yüksek masraflar nedeniyle yalnızca nikâh yapmayı tercih ettiği kaydedildi.</p>

<p>Düğün salonlarının en uygun fiyatlarının yaklaşık 250 bin liradan başladığı, yemek, fotoğraf, davetiye, gelinlik, nikâh şekeri ve diğer giderlerle birlikte bir düğünün maliyetinin 2 milyon liraya kadar çıkabildiği ifade edildi.</p>

<p>Gelinlik fiyatlarının birinci veya ikinci el olmasına ve modeline göre değiştiği, fiyatların yaklaşık 20 bin liradan başlayarak 200 bin liraya kadar ulaşabildiği belirtildi.</p>

<p>Davetiye gibi kısa süre kullanılacak ürünlere yüksek bedeller ödenmesinin gereksiz olduğu ifade edilerek gençlere sevgi, saygı ve hayat arkadaşlığına odaklanmaları çağrısında bulunuldu. Gelenek ve göreneklerin yaşatılması ancak çiftlerin ekonomik açıdan zorlanmaması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Taziye evlerinde yemek beklentisine tepki</strong></h2>

<p>Programda düğünlerin yanı sıra cenaze ve taziye gelenekleri de değerlendirildi. Yakınını kaybeden ailelerin acı yaşarken pide, döner, dürüm veya yemek hazırlamak zorunda bırakılmasının doğru olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Taziyeye gelen insanların yemek yemek için değil, acılı ailenin yanında olmak ve üzüntüsünü paylaşmak için gelmesi gerektiği vurgulandı. Geçmişte komşuların tencerelerle yemek getirerek cenaze sahibine destek olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Cenaze evlerinin yemek verilen bir yer hâline dönüşmemesi gerektiği belirtilerek maddi imkânı bulunmayan ailelerin bu gelenek nedeniyle daha fazla yük altına girdiği ifade edildi.</p>

<p>Taziyelerde “Bir şey ikram edilmedi” şeklindeki söylemlerin son derece yanlış olduğu vurgulandı. İnsanları iyi günlerinde olduğu kadar kötü ve zor günlerinde de yalnız bırakmamanın önemli olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Sosyal medya insanları birbirinden uzaklaştırıyor</strong></h2>

<p>Düğünlerin geçmişte insanların bir araya geldiği, halay çektiği, eğlendiği ve ortak hatıralar oluşturduğu sosyal buluşmalar olduğu ifade edildi. Günümüzde ise insanların giderek birbirinden uzaklaştığı ve yalnızca düğünlerle cenazelerde bir araya gelmeye başladığı kaydedildi.</p>

<p>Akşam evine giden yetişkinlerin ve çocukların telefonlarına yöneldiği, sosyal medyanın aile içerisindeki iletişimi zayıflattığı belirtildi. Bu konunun ilerleyen programlarda ayrı bir gündem başlığı olarak ele alınacağı açıklandı.</p>

<p>Program, Türk Milli Takımı’na başarı dileklerinin iletilmesinin ardından sona erdi. Selçuk Özdemir ve Ecem Öztürk, izleyicilere sağlık ve mutluluk dileklerini ileterek yeni bölümde yeniden buluşacaklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-2-bolumde-erzincanin-gundemi-konusuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/06/soz-sirasi-bizde-2-bolumde-erzincanin-gundemi-konusuldu.webp" type="image/jpeg" length="74686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Söz Sırası Bizde 1. Program İle Ezber Bozuyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-1-program-ile-ezber-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-1-program-ile-ezber-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk’ün birlikte sunduğu programda, Erzincan’ın mevcut durumu ve geleceğine dair önemli değerlendirmeler yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Nehaber24 ekranlarında yeni yayın dönemine başlayan “Söz Sırası Bizde” programının ilk bölümünde Erzincan’ın üniversite, göç, ulaşım, şehirleşme, madencilik, turizm, deprem ve sosyal yaşam başlıklarındaki sorunları ele alındı. Gazeteci Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk’ün birlikte sunduğu programda, Erzincan’ın mevcut durumu ve geleceğine dair önemli değerlendirmeler yapıldı.</strong></p>

<p>Nehaber24’ün yeni programı “Söz Sırası Bizde”, ilk bölümüyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programın açılışında konuşan gazeteci Selçuk Özdemir, yaklaşık 20 yıldır Erzincan’da yerel gazetecilik yaptığını belirterek, bugüne kadar halkın içinde vatandaşlara mikrofon uzattıklarını, artık bu mikrofonu stüdyoya taşıyarak şehrin sorunlarını ve çözüm önerilerini konuşacaklarını ifade etti.</p>

<p>Özdemir, programın sadece sorunları gündeme getiren bir yayın olmayacağını, Erzincan’da iyi yapılan işlerin de konuşulacağını belirterek, “Bu şehrin sadece sorunları yok, iyi yönleri de var. İyi iş yapanlara teşekkür edeceğiz” dedi.</p>

<p>Programın diğer sunucusu Veda Ecem Öztürk ise Erzincanlı olduğunu, öğretmen bir ailenin çocuğu olarak büyüdüğünü, ilkokula İstanbul’da başladığını ancak ailesinin tayini nedeniyle yeniden Erzincan’a döndüğünü anlattı. Ortaokul ve lise eğitimini Erzincan’da tamamladığını belirten Öztürk, Selçuk Özdemir ile ortaokul yıllarından bu yana tanıştıklarını ifade ederek, Erzincan’ın sorunlarını birlikte konuşmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Şehrin Gündeminde</strong></h2>

<p>Programın ilk gündem başlığı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi oldu. Selçuk Özdemir, Erzincan’da 2006 yılında kurulan ve daha sonra Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi adını alan üniversitenin şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunduğunu belirterek, üniversitenin Erzincan’a ne kadar katkı sunduğunun tartışılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk, üniversitenin Doğu Anadolu’dan dünyaya açılan önemli bir kapı olduğunu belirterek, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nin 12 fakülteye sahip olduğunu söyledi. Özellikle Hukuk Fakültesi’nin akademik itibarıyla dikkat çektiğini ifade eden Öztürk, Erzincan Hukuk Fakültesi mezunlarının Türkiye genelinde saygın bir yerde durduğunu kaydetti.</p>

<p>Üniversitenin yaklaşık 25 bin öğrenciye sahip olduğunu ve her yıl binlerce mezun verdiğini dile getiren Öztürk, bu öğrencilerin mezuniyet törenlerinde renkli görüntüler oluşturduğunu belirterek, gençlerin emeklerinin karşılığını almasını temenni etti.</p>

<h2><strong>Erzincan Gençlerini Neden Tutamıyor?</strong></h2>

<p>Programda üzerinde durulan en önemli başlıklardan biri, Erzincan’ın gençleri şehirde tutamaması oldu. Selçuk Özdemir, sadece Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri için değil, Erzincanlı olup farklı şehirlerde eğitim gören gençler için de aynı sorunun geçerli olduğunu belirtti.</p>

<p>Özdemir, “Biz Erzincan’da gençlerimizi neden tutamıyoruz?” sorusunu gündeme taşıyarak, bu durumun kendisi için kanayan bir yara olduğunu söyledi. Erzincan’ın bir dönem büyüyen, ancak son yıllarda küçülen bir şehir haline geldiğini ifade eden Özdemir, bu durumun siyasi güç, lobi eksikliği ve ekonomik imkanlarla da bağlantılı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk de üniversitenin güçlü akademik yapısına rağmen şehirle daha fazla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Üniversitenin şehre, şehrin de üniversiteye katacağı çok şey olduğunu belirten Öztürk, mezun olan gençlerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde daha kolay iş bulabildiğini, bu nedenle Erzincan’ın nitelikli insan kaynağını kaybettiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Akademisyenler ve Uzmanlar Şehirde Kalmalı</strong></h2>

<p>Programda sadece öğrencilerin değil, akademisyenlerin ve uzman isimlerin de Erzincan’da kalıcı olması gerektiği ifade edildi. Selçuk Özdemir, geçmişte “uçan profesörler” olarak adlandırılan uygulamalara dikkat çekerek, bazı akademisyenlerin ve uzman hekimlerin farklı şehirlerden gelip kısa süreli hizmet verdiğini, ardından yeniden gittiklerini söyledi.</p>

<p>Özdemir, Erzincan’da unvan kazanan ya da mesleğinde ilerleyen kişilerin şehirden ayrılmasının ciddi bir kayıp olduğunu belirtti. Deprem Enstitüsü üzerinden örnek veren Özdemir, Erzincan gibi deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehirde uzman isimlerin kalıcı olmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Programın adının “Söz Sırası Bizde” olmasının da bu noktada anlam kazandığını ifade eden Özdemir, “Bugüne kadar hep sustuk, dinledik. Artık konuşalım dedik. Mikrofonlar masaya gelsin dedik” sözleriyle programın amacını anlattı.</p>

<h2><strong>Erzincan’da Erzincanlı kalmadı</strong></h2>

<p>Programın ikinci ana başlığında Erzincan’daki göç sorunu ele alındı. Selçuk Özdemir, “Erzincan’da Erzincanlı kalmadı” diyerek şehir hafızasının giderek zayıfladığını ifade etti.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk, Erzincan’ın yetiştirdiği önemli isimleri hatırlatarak, Yıldırım Akbulut ve Binali Yıldırım gibi devlet adamlarının yanı sıra sanat alanında da Ali Ekber Çiçek gibi büyük değerlerin Erzincan’dan çıktığını söyledi. Ali Ekber Çiçek’in “Haydar Haydar” eseriyle sadece Türkiye’de değil, dünyada da tanındığını belirten Öztürk, Erzincan’ın bu değerlerine yaşarken sahip çıkması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Selçuk Özdemir ise Erzincanlıların çoğu zaman kendi değerlerine öldükten sonra sahip çıktığını belirterek, Yıldırım Akbulut’un isminin vefatından sonra havalimanına verilmesini örnek gösterdi. Özdemir, yaşayan değerlere zamanında sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Şehre Katkı Sunan Herkes Erzincanlıdır</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’da yaşayan farklı şehirlerden gelen insanların da şehre katkı sunduğu ifade edildi. Selçuk Özdemir, Gümüşhaneli, Bayburtlu, Kelkitli, Trabzonlu ya da başka şehirlerden gelen insanların Erzincan ekonomisine, istihdamına ve sosyal yaşamına katkı sağladığını belirterek, bu insanların da Erzincanlı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özdemir, geçmişte Erzincan’dan göç edenlerin çocuklarının dahi kendisini Erzincanlı olarak tanıttığını hatırlatarak, şehirde yaşayan ve şehre emek veren herkesin kıymetli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk de bu yaklaşımı destekleyerek, meselenin insanları ötekileştirmek olmadığını söyledi. Öztürk, “Bu memleket için kim ne yapıyorsa, şehrin ekonomisine, kültürüne ve sanatına katkı sunuyorsa o bizim için Erzincanlıdır” dedi.</p>

<h2><strong>Tersine Göç İçin Erzincan Cazip Hale Getirilmeli</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’dan göç eden hemşehrilerin yeniden şehre kazandırılması gerektiği vurgulandı. Selçuk Özdemir, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde düzenlenen Erzincan günlerine karşı olduğunu belirterek, bu etkinliklerin Erzincan’da yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özdemir, geçmişte dışarıda yaşayan Erzincanlıların dernekler aracılığıyla memlekete getirildiğini, insanların burada evlerini, tarlalarını hatırladığını ve yaz aylarında yeniden Erzincan’a gelmeye başladığını ifade etti. Bu uygulamaların yeniden başlatılması gerektiğini belirten Özdemir, Erzincan’ın cazibe merkezi haline getirilmesinin tersine göç için önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk ise değişen iklim şartları ve yaşam koşulları nedeniyle insanların bir gün yeniden köylerine ve memleketlerine döneceğini belirterek, Erzincanlıların yatırımlarını memleketlerine yönlendirmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Erzincan’ın Yatırıma İhtiyacı Var</strong></h2>

<p>Programda Erzincanlı iş insanlarının memlekete yatırım yapması gerektiği de gündeme geldi. Selçuk Özdemir, Nevzat Demir, Recep Demir, Erol Yüksel ve Torunlar gibi Erzincanlı isimlerin örnek gösterildiğini belirterek, bu isimlerin memleketlerine daha fazla yatırım yapmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, cami ve Kur’an kursu gibi hayır yatırımlarının değerli olduğunu ancak Erzincan’ın fabrika, üretim tesisi ve istihdam sağlayacak yatırımlara da ihtiyacı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erzincanlı Sanayici İş İnsanları Derneği’nin geçmişte şehirde toplantılar yaptığını hatırlatan Özdemir, teşviklerin ve yatırım çağrılarının çoğu zaman sonuçsuz kaldığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Erzincan Doğunun Paris’i Olmalı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın tarihi ve kültürel kimliği de değerlendirildi. Veda Ecem Öztürk, Hititlerden günümüze kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Erzincan’ın devlet yönetiminde de önemli isimler yetiştirdiğini belirterek, şehirde bu potansiyele yakışır bir gelişim beklediklerini söyledi.</p>

<p>Öztürk, Erzincan için sıkça kullanılan “Doğunun Paris’i” benzetmesine dikkat çekerek, bu ifadenin sadece sözde kalmaması gerektiğini, şehirde gerçekten bir Paris ışıltısının hissedilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Selçuk Özdemir ise geçmiş yıllarda Erzincan’ın çevre illere göre daha gelişmiş bir şehir görünümüne sahip olduğunu, ancak bugün Malatya, Sivas ve Erzurum gibi şehirlerin sosyal yaşam, ulaşım ve şehirleşme açısından daha ileri noktalara geldiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Üniversite Şehirle İç İçe Olmalı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nin şehir merkezinden uzak konumu da eleştirildi. Selçuk Özdemir, üniversitenin şehirden kopuk olmasının öğrencilerin sosyal yaşamını ve şehir ekonomisini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Özdemir, öğrencilerin akşam saatlerinde şehir merkezinden kampüse ulaşmakta zorlandığını, halk otobüslerinin dolduğunu, öğrencilerin zaman zaman otostop yapmak zorunda kaldığını belirtti.</p>

<p>Yurtların şehir merkezinde değil, üniversiteye yakın bölgelerde olması gerektiğini ifade eden Özdemir, genç nüfusun şehir merkezinde daha canlı bir sosyal hayat oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk de Erzurum örneğini vererek, üniversite öğrencilerinin sosyal yaşamla bütünleştiği bölgelerde esnafın kazandığını, öğrencilerin mutlu olduğunu ve şehrin daha canlı hale geldiğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Erzincan’da Sosyal Mekan ve Hizmet Kalitesi Artmalı</strong></h2>

<p>Programda şehirdeki restoran, kafe ve sosyal mekan eksikliği de konuşuldu. Veda Ecem Öztürk, Erzincan’a dışarıdan misafir geldiğinde gidilebilecek şık restoran sayısının az olduğunu, mevcut kaliteli mekanlarda ise çoğu zaman yer bulunamadığını belirtti.</p>

<p>Kalifiye servis elemanı eksikliğine de dikkat çeken Öztürk, Erzincan’ın turizm potansiyelinin arttığını, özellikle Ergan Dağı ile şehrin çehresinin değiştiğini söyledi. Bu nedenle hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öztürk, şehrin nezaketi, görgüsü ve misafirperverliğinin küçük ayrıntılarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, Erzincan’a gelen insanların iyi bir izlenimle ayrılmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Şehir Mobilyaları ve Kent Estetiği Yeniden Ele Alınmalı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın şehir estetiği de gündeme geldi. Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk, kent mobilyalarının ve şehirde kullanılan sembollerin Erzincan’ın kimliğini daha iyi yansıtması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sürahi figürünün güzel bir çalışma olduğu belirtilirken, çift başlı kartal, saat kulesi, tulum peyniri ve Cimin üzümü gibi değerlerin şehirde daha görünür hale getirilebileceği vurgulandı.</p>

<p>Mustafa Sarıgül’ün sosyal medya üzerinden Erzincan’ın değerlerini tanıtmasına da değinilen programda, Cimin üzümü ve Erzincan Tulum Peyniri gibi ürünlerin tanıtımının artırılması gerektiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Şehir Girişleri ve Eski Yapılar </strong></h2>

<p>Programda dışarıdan Erzincan’a gelen misafirlerin şehir girişlerinde karşılaştığı manzara da eleştirildi. Selçuk Özdemir, havaalanından ya da şehir girişlerinden merkeze gelenlerin bazı bölgelerde köy havası veren görüntülerle karşılaştığını söyledi.</p>

<p>1992 depreminin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen şehirde hala prefabrik yapıların ve eski görünümlü alanların bulunduğunu belirten Özdemir, bu yapıların kaldırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Özdemir, şehir merkezindeki bazı eski yapıların tabelalarla kapatıldığını, farklı ticari faaliyetlerle kullanılmaya devam ettiğini belirterek, belediyeye bu konuda çağrıda bulundu.</p>

<h2><strong>Belediye Çalışmaları ve Kentsel Dönüşüm Değerlendirildi</strong></h2>

<p>Programda Erzincan Belediyesi’nin bazı çalışmaları da olumlu yönde değerlendirildi. Selçuk Özdemir, özellikle eski ve sorunlu alanların temizlenerek yeni yaşam alanlarına dönüştürülmesini önemli bulduğunu söyledi.</p>

<p>Belediye Başkanı Bekir Aksun’un bazı bölgelerde uzun yıllardır yapılamayan dönüşüm çalışmalarını hayata geçirdiğini belirten Özdemir, bu çalışmaların şehir için önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk ise tabelaların belirli standartlara kavuşturulması gerektiğini belirterek, şehirdeki görüntü kirliliğinin azaltılması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Milletvekillerinden Beklenti Büyük</strong></h2>

<p>Programın ilerleyen bölümünde Erzincan’ın milletvekillerinin şehre katkıları konuşuldu. Veda Ecem Öztürk, Erzincan’ın iki milletvekili bulunduğunu, nüfus artışıyla bu sayının üçe çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Mustafa Sarıgül’ün şehrin tanıtımı konusundaki çalışmalarına değinilirken, Vali Hamza Aydoğdu’nun da Erzincan’ın sosyal medya üzerinden tanıtılmasına katkı sunduğu belirtildi.</p>

<p>Süleyman Karaman’dan ise özellikle ulaştırma projeleri konusunda beklentinin büyük olduğu ifade edildi. Hızlı tren, yollar ve tünel projelerinin Erzincan için kritik önemde olduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>Erzincan Hızlı Tren Bekliyor</strong></h2>

<p>Programda hızlı tren projesi de gündeme geldi. Selçuk Özdemir, Erzincanlıların artık sadece projelerin konuşulmasını değil, icraatın başlamasını beklediğini söyledi.</p>

<p>Sivas’tan Erzincan’a doğru hızlı tren çalışmalarının ilerlemesi gerektiğini belirten Özdemir, gerekli ödeneklerin sağlanarak projenin hızlandırılması çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Sakaltutan, Kızıldağ ve Pülümür Yolu İçin Tünel Çağrısı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın en önemli ulaşım sorunlarından biri olan tünel ihtiyacı da detaylı şekilde ele alındı. Selçuk Özdemir, her yıl Sakaltutan, Kızıldağ, Ahmediye ve Pülümür yolu güzergahlarında çok sayıda trafik kazası yaşandığını belirtti.</p>

<p>Bu bölgelerde kış şartlarının ağır geçtiğini, yokuş, buzlanma ve virajların can kayıplarına neden olduğunu ifade eden Özdemir, Erzincan’ın tünel projelerine acil ihtiyacı olduğunu söyledi.</p>

<p>“İlla Rizeli mi, Trabzonlu mu olmamız lazım?” diyerek ulaşım yatırımlarında Erzincan’ın da hak ettiği payı alması gerektiğini vurgulayan Özdemir, Trabzon’a giderken tüneller sayesinde yolun kolaylaştığını ancak Erzincan’da hala Sakaltutan gibi bölgelerde araçların zorlandığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Sünebeli Tüneli ve Yol Güvenliği Gündemde</strong></h2>

<p>Sünebeli Tüneli’nin yıllardır tamamlanamamasına da değinilen programda, projelerin ekonomik krizler ve afetler nedeniyle aksayabileceği ancak can güvenliği için geçici çözümlerin de hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk, tünel projeleri tamamlanana kadar yol güzergahlarında galeri sistemleri, rüzgar kesici önlemler, doğru tuzlama, kış lastiği denetimleri ve buzlanmayı engelleyecek teknik çözümlerin uygulanabileceğini söyledi.</p>

<p>Öztürk, gerekirse sürücülerin tehlikeli hava koşullarında belirli noktalarda bekletilmesi gerektiğini belirterek, “Hiç gidememektense geç gitmek daha iyidir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>İliç Altın Madeni ve Çevre Güvenliği Konuşuldu</strong></p>

<p>Programın önemli başlıklarından biri de İliç’teki altın madeni oldu. Selçuk Özdemir, İliç’te faaliyet gösteren Anagold Madencilik sahasında 13 Şubat’ta yaşanan maden faciasında 9 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.</p>

<p>Madenin uzun süredir kapalı olduğunu ve sonraki süreçte şirket yapısında değişiklikler yaşandığını belirten Özdemir, altın madeninin ülke ekonomisine katkısı kadar çevresel ve insani risklerinin de konuşulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk ise biyolog gözüyle madenciliğe yaklaştığını belirterek, yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasına karşı olmadığını ancak bunun doğaya ve insana zarar vermeyen, bilimsel ve güvenli yöntemlerle yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Öztürk, “Önce can” diyerek, maden sahasında geçmişte yaşanan kazanın nedenlerinin iyi sorgulanması gerektiğini, yeni dönemde çok daha sıkı denetimlerin yapılmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Toprak, Tarım ve Hayvancılık Vurgusu</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın tarım ve hayvancılık potansiyeli de ele alındı. Veda Ecem Öztürk, toprağın giderek daha kıymetli hale geldiğini belirterek, değişen iklim şartları ve pandemi sürecinin insanların kırsala ve üretime yönelmesini hızlandırdığını ifade etti.</p>

<p>Öztürk, Erzincan’ın tarıma dayalı bir şehir olduğunu, bu yönünün göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın turizmle desteklenebileceğini belirten Öztürk, Erzincan’ın ağır sanayi şehri olmasının zor olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Selçuk Özdemir de Erzincan’da fabrika kurmanın hammadde ve ulaşım maliyetleri nedeniyle zor olduğunu ifade ederek, demiryolu taşımacılığının sanayi için daha etkin kullanılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Teşvik Sistemi Erzincan İçin Yetersiz Kalıyor</strong></p>

<p>Programda Erzincan’ın yatırım teşvikleri açısından daha güçlü desteklenmesi gerektiği de vurgulandı. Selçuk Özdemir, Kocaeli ile Erzincan’ın aynı teşvik paketi içinde değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, Erzincan gibi doğu illerine daha özel destekler sağlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk de Erzincan’ın uzun yıllardır kaderine terk edilmişlik hissiyle anıldığını belirterek, şehrin potansiyelinin ortaya çıkarılması için gerçekçi ve kalıcı projelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Şirin Erzincan’ın Hafızası Korunmalı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın geçmişteki şehir kimliği de konuşuldu. Veda Ecem Öztürk, “Şirin Erzincan” ifadesinin kendisine 1980’li yılların bahçeli, müstakil evli, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu Erzincan’ı hatırlattığını söyledi.</p>

<p>Öztürk, yeniliğe karşı olmadıklarını ancak şehrin hafızasını gelecek nesillere aktaracak bazı yapıların, sembollerin ve kültürel değerlerin korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kavak ağaçlarının kesilmesiyle doğadaki dengenin değiştiğini ve karga nüfusunun arttığını belirten Öztürk, doğayla oynamamak gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Ergan Dağı Yolundaki Çöp Alanı</strong></h2>

<p>Programda Ergan Dağı yolundaki çöp alanı da gündeme geldi. Selçuk Özdemir, bölgeden geçenlerin kötü kokudan rahatsız olduğunu belirterek, bu alanın Erzincan’ın turizm vizyonuna yakışmadığını söyledi.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk de bu görüşe katılarak, Ergan Dağı’na giden yerli ve yabancı turistlerin bu manzarayla karşılaşmasının şehre zarar verdiğini ifade etti. Çöp alanının taşınıp taşınamayacağına yetkililerin karar vereceğini belirten Öztürk, mevcut görüntünün Erzincan’a yakışmadığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Kent Konseyi ve Ortak Akıl Çağrısı</strong></h2>

<p>Programda şehirde yapılacak projelerde halkın görüşünün alınması gerektiği de ifade edildi. Veda Ecem Öztürk, halkla konuşulmadan hayata geçirilen projelerin zaman zaman sorunlara neden olabildiğini belirterek, Kent Konseyi’nin daha aktif hale getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Selçuk Özdemir ise Kent Konseyi Başkanı Avukat Çağatay Çağan’ın programa davet edilebileceğini belirterek, konseyin çalışmalarının kamuoyuna anlatılmasının faydalı olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>Trafik ve Otopark Sorunu Masaya Yatırıldı</strong></h2>

<p>Erzincan şehir merkezindeki trafik ve otopark sorunu da programda ele alındı. Veda Ecem Öztürk, geçmişte bazı projeler konusunda uyarılarda bulunduklarını ancak trafik yoğunluğunun bugün ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Selçuk Özdemir, şehir merkezindeki kaldırımların bazı noktalarda çok geniş olduğunu, küçük düzenlemelerle yolların rahatlatılabileceğini söyledi. Dört Yol çevresinde araçların sıkıştığını, hatalı parkların trafiği aksattığını ifade etti.</p>

<p>Özdemir, Sivas örneğini vererek, hatalı park konusunda caydırıcı denetimlerin Erzincan’da da artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>1992 Depremi ve Erzincan’ın Acı Hafızası</strong></h2>

<p>Programın son bölümünde Erzincan’ın deprem gerçeği konuşuldu. Selçuk Özdemir, 1992 Erzincan depremini yaşadığı anılarıyla anlattı. Depremden önce çarşıda gezdiğini, akşam eve döndüğünü ve daha sonra büyük felaketin yaşandığını belirten Özdemir, çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini, birçok kişinin yerinden yurdundan olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdemir, 1992 depreminin üzerinden 34 yıla yakın zaman geçmesine rağmen şehrin bazı bölgelerinde deprem izlerinin hala görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk ise 1992 depreminde hayatını kaybeden 653 kişinin resmi kayıtlara geçtiğini, çok sayıda yaralı ve hasarlı bina bulunduğunu hatırlatarak, bu acı tecrübenin yapı denetimi açısından Türkiye için dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Yapı Stoku Yenilenmeli, Yatay Mimari Korunmalı</strong></h2>

<p>Programda Erzincan’ın yeni yapı stokunun büyük ölçüde depreme daha dayanıklı hale geldiği ancak eski ve riskli binaların hala sorun oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Selçuk Özdemir, özellikle bazı mahallelerde orta hasarlı olup güçlendirme yapılan binaların güven vermediğini belirterek, olası büyük bir depremde bu yapıların ciddi risk oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Yeni TOKİ projelerine ihtiyaç olduğunu belirten Özdemir, Erzincan’da her yıl çok sayıda kişinin evlendiğini ve yeni konut ihtiyacının sürekli arttığını ifade etti.</p>

<p>Veda Ecem Öztürk ise yüksek ve büyük kütleli yapılar yerine daha estetik, bahçeli, yatay mimariye uygun konutların yapılmasının şehir kimliği açısından daha doğru olacağını söyledi. Çukurkuyu bölgesindeki yatay villa tipi yapıların güzel bir örnek olduğunu belirten Öztürk, benzer projelerin Erzincan’da yaygınlaştırılabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Söz Sırası Bizde Yeni Konuklarla Devam Edecek</strong></h2>

<p>Programın sonunda Selçuk Özdemir ve Veda Ecem Öztürk, “Söz Sırası Bizde”nin her hafta farklı konular ve yeni konuklarla izleyici karşısında olacağını söyledi.</p>

<p>Programda Erzincan’ın sorunlarının yanı sıra güzelliklerinin, başarı hikayelerinin ve çözüm önerilerinin de konuşulacağını belirten sunucular, izleyicilere yeni bölümlerde buluşma çağrısı yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/soz-sirasi-bizde-1-program-ile-ezber-bozuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/06/soz-sirasi-bizde-1-program-ile-ezber-bozuyor.webp" type="image/jpeg" length="50333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girlevik Şelalesi ziyaretçilerin gözdesi oldu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/girlevik-selalesi-ziyaretcilerin-gozdesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/girlevik-selalesi-ziyaretcilerin-gozdesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın doğa harikası Girlevik Şelalesi, serin havası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’ın önemli doğal güzellikleri arasında yer alan Girlevik Şelalesi, serin havası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen vatandaşlar, hafta sonunu fırsat bilerek Girlevik Şelalesi’ne akın etti. Yemyeşil doğası, berrak suları ve huzur veren atmosferiyle dikkat çeken şelale, hem Erzincanlıların hem de şehir dışından gelen misafirlerin uğrak noktaları arasında yer aldı.</p>

<p>Ziyaretçiler, şelale çevresinde bol bol fotoğraf çekerek doğanın tadını çıkardı. Özellikle sıcak havalarda serinlemek ve keyifli zaman geçirmek isteyenlerin tercih ettiği Girlevik Şelalesi, Erzincan turizminin en önemli değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/girlevik-selalesi-ziyaretcilerin-gozdesi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/MJAykjjkxlg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="82796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincanlı Sanatçı Simge Şahin’den Büyük Çıkış]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/erzincanli-sanatci-simge-sahinden-buyuk-cikis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/erzincanli-sanatci-simge-sahinden-buyuk-cikis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincanlı genç sanatçı Simge Şahin’in yeni şarkısı “Ömrümün Baharı” yayımlandı. Güçlü yorumuyla dikkat çeken eser müzikseverlerden tam not aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincanlı genç sanatçı Simge Şahin, müzik dünyasına kazandırdığı yeni eseri “Ömrümün Baharı” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Duygusal sözleri, güçlü yorumu ve etkileyici klibiyle dikkat çeken çalışma, yayımlandığı andan itibaren müzikseverlerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Söz ve müziği Ahmet Günaşan imzası taşıyan eserin aranje ve mix çalışmaları Mert Can Çakır tarafından gerçekleştirildi. Mastering sürecinde ise Fevzi Kutay Sarıgül görev aldı. Vokal kayıtları Hakan Bektaş Studio’da tamamlanan şarkının klip yönetmenliğini Eren Sekmen üstlendi.</p>

<p>Projeye destek veren isimler arasında saç ve makyaj çalışmalarıyla Kübra Çınar Hair&amp;Makeup Studio, kostüm sponsorluğu ile Hilal Gümüş Zagetti Butik ve ulaşım sponsorluğu ile Haydar Şahin yer aldı. Ayrıca çekim mekanı konusunda destek sağlayan Koç Ailesi ile klipte kullanılan bisikletlerle sanatçının çocukluk anılarına gönderme yapan Çelik Ailesi’ne de teşekkür edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şarkının dikkat çeken bölümleri arasında yer alan;</p>

<p>“Doğmasın hiçbir gün sensiz açmasın güller<br />
Sensin ömrümün baharı bilsin o eller”</p>

<p>sözleri, kısa sürede sosyal medyada paylaşılmaya başlandı.</p>

<p>Müzik kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Simge Şahin’in yeni çalışması, Erzincan’da da büyük gurur oluşturdu. Başarılı sanatçının performansı ve eser kalitesi, hemşehrileri tarafından takdirle karşılanırken, “Ömrümün Baharı”nın dijital platformlarda geniş kitlelere ulaşması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Müzik</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/erzincanli-sanatci-simge-sahinden-buyuk-cikis</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/sytGpO12YMM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman TBMM'de Konuştu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/ak-parti-erzincan-milletvekili-suleyman-karaman-tbmmde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/ak-parti-erzincan-milletvekili-suleyman-karaman-tbmmde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, TBMM'de yaptığı konuşmada çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayarak 23 Nisan'ı kutladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmada, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak çocukların Türkiye’nin geleceği ve en büyük değeri olduğunu vurguladı. Tüm çocukların bayramını yürekten kutladığını ve gözlerinden öptüğünü belirten Karaman, “Çocuklarımız bizim en büyük değerimiz, geleceğimiz ve umudumuzdur. Güçlü bir Türkiye; milli ve manevi değerlerine bağlı, mutlu ve güvenli nesillerle mümkündür” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çocuklara yönelik kararlı bir vizyon ortaya koyduklarını ifade eden Karaman, hayata geçirilen yatırımları şu sözlerle aktardı: “Bu anlayışla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çocuklarımız için parklar, spor alanları, çocuk akademileri, kütüphaneler ve eğitim yatırımlarıyla daha güçlü bir gelecek inşa ediyoruz.”</p>

<p>Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan acı olaylara da TBMM kürsüsünden değinen Süleyman Karaman, hayatını kaybeden çocuklar için başsağlığı dileklerini iletti. Karaman, “Son dönemde okullarda yaşanan acı olaylar hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden evlatlarımız için ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Devletimiz, çocuklarımızın güvenliği için gerekli tedbirleri kararlılıkla almaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p>Dünya genelinde yaşanan çocuk ölümlerine ve savaşların yıkıcı etkisine de dikkat çeken Karaman, Türkiye’nin barışçıl diplomasi anlayışını hatırlatarak, “Biz, savaşların değil barışın hâkim olduğu; hiçbir çocuğun ölmediği, tüm çocukların huzur içinde yaşadığı bir dünya istiyoruz. Türkiye de bu anlayışla barış diplomasisini sürdürmektedir” dedi. Milletvekili Karaman, mesajını “Bu duygularla tüm çocuklarımızın 23 Nisan Bayramı’nı kutluyorum. Saygılarımla” diyerek sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/ak-parti-erzincan-milletvekili-suleyman-karaman-tbmmde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/12/suleyman-karaman-erzincanin-sorunlarini-meclis-gundemine-tasidi.webp" type="image/jpeg" length="24984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleyman Karaman TBMM’de Erzincan’a yapılan yatırımları anlattı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/suleyman-karaman-tbmmde-erzincana-yapilan-yatirimlari-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/suleyman-karaman-tbmmde-erzincana-yapilan-yatirimlari-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Karaman, Erzincan’a son yıllarda kazandırılan yatırımları ve planlanan projeleri kapsamlı şekilde anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süleyman Karaman TBMM’de Erzincan’a yapılan yatırımları anlattı: “Projeler hazır, ödenek bekleniyor”</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Süleyman Karaman, Erzincan’a son yıllarda kazandırılan yatırımları ve planlanan projeleri kapsamlı şekilde anlattı. Karaman, AK Parti hükümetleri döneminde Erzincan’ın eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye kadar birçok alanda önemli hizmetler aldığını ifade etti.</p>

<p>Erzincan’a eğitim ve sağlık yatırımları vurgusu</p>

<p>Konuşmasında Erzincan’ın eğitim ve sağlık altyapısında önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Karaman, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nin Anadolu’da “bir dünya üniversitesi olma yolunda hızla ilerlediğini” söyledi. Modern hastanelerin hizmete alındığını hatırlatan Karaman, kentin sağlık altyapısının güçlendiğini vurguladı.</p>

<p>Ayrıca modern havalimanı, 12 bin 500 kişilik ve 24 saat yaşayan stadyum, TOKİ konutları ve kentsel dönüşüm projelerinin Erzincan’ın gelişimine önemli katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Sanayi ve turizm yatırımları dikkat çekti</p>

<p>Ergan Dağı Kayak Merkezi’nin Erzincan’ın turizm potansiyelini artıran önemli projelerden biri olduğunu belirten Karaman, millet bahçeleri ile kentin sosyal yaşam alanlarının genişlediğini söyledi.</p>

<p>Organize Sanayi Bölgelerinin her geçen gün geliştiğini dile getiren Karaman, Besi OSB ve gelişmekte olan Sera OSB projelerinin de Erzincan ekonomisi açısından stratejik yatırımlar arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Ulaşım altyapısında önemli gelişmeler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaman konuşmasında ulaştırma yatırımlarına da geniş yer verdi. Duble yollar, yenilenen demiryolları, karayolları ve köy yolları ile deprem dayanıklı okullar ve kamu binalarının vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade eden Karaman, bu yatırımların Erzincan’ın yaşam kalitesini artırdığını belirtti.</p>

<p>Tünel projeleri hazır, ödenek bekleniyor</p>

<p>Erzincan için önem taşıyan Kızıldağ, Sakaltutan ve Ahmediye tünelleri ile bağlantı yollarının projelerinin tamamlandığını açıklayan Karaman, ödenek sağlanmasıyla birlikte yapım sürecinin başlayacağını söyledi.</p>

<p>Karaman ayrıca Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında Sivas–İmranlı bölümünün yatırım programında yer aldığını ve ödenek sağlanmasının ardından çalışmaların başlayacağını ifade etti.</p>

<p>Erdoğan ve Binali Yıldırım’a teşekkür etti</p>

<p>Konuşmasının sonunda Erzincan’a yapılan yatırımlarda emeği geçenlere teşekkür eden Karaman, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere önceki Başbakan Binali Yıldırım ve katkı sunan herkese teşekkür ettiğini belirterek Yüce Meclisi saygıyla selamladı.</p>

<p>Karaman’ın açıklamaları, Erzincan’da devam eden yatırımların yanı sıra planlanan ulaşım projelerinin de önümüzdeki süreçte hız kazanacağına işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan, Politika</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/suleyman-karaman-tbmmde-erzincana-yapilan-yatirimlari-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 23:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/hS9_ithpiRE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Ahmet Tanoğlu Üye Ziyaretlerini Sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/baskan-ahmet-tanoglu-uye-ziyaretlerini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/baskan-ahmet-tanoglu-uye-ziyaretlerini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, üye ziyaretleri kapsamında saha temaslarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, üye ziyaretleri kapsamında saha temaslarını sürdürüyor. Yeni dönem için yeniden aday olduğunu açıklayan Başkan Tanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Aydın ile birlikte esnaf üyeleri ziyaret ederek talep ve önerileri yerinde dinledi.</p>

<p>Erzincan Halitpaşa Caddesi üzerinde faaliyet gösteren oda üyelerine yönelik gerçekleştirilen ziyaretlerde, üyelerin beklentileri alınırken Erzincan Ticaret ve Sanayi Odasının yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu. Ziyaretlerde karşılıklı istişare ortamı sağlanarak sektör temsilcilerinin görüşleri doğrudan dinlendi.</p>

<p>Ziyaret programı kapsamında açıklamalarda bulunan Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, meslek komiteleri aracılığıyla sektörel ziyaretlerin sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Meslek komitelerimizin kendi gruplarında yer alan üyelerimize yönelik sektörel ziyaretleri devam ediyor. Bu ziyaretlerden gelen geri dönüşleri değerlendirerek üyelerimizin taleplerini sonuçlandırmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Meclis üyelerimiz de genel ziyaretlerini gerçekleştiriyor. Üyelerimizi ziyaret etmeye, faaliyetlerimiz hakkında bilgilendirmeye ve talep ile önerilerini almaya devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi tarafından gerçekleştirilen üye ziyaretlerinin önümüzdeki süreçte de sürdürüleceği bildirildi. Ziyaret programlarının, üyelerle doğrudan iletişimin güçlendirilmesi ve sektörel taleplerin yerinde tespiti amacıyla düzenli şekilde devam edeceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/baskan-ahmet-tanoglu-uye-ziyaretlerini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2026/04/baskan-ahmet-tanoglu-uye-ziyaretlerini-surduruyor-kapak.webp" type="image/jpeg" length="64683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da Büyük Acı: Hayatını Kaybeden 9 Kişi Toprağa Verildi]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/erzincanda-buyuk-aci-hayatini-kaybeden-9-kisi-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/erzincanda-buyuk-aci-hayatini-kaybeden-9-kisi-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum açıklarında yaşanan faciada hayatını kaybeden 9 kişi bugün Terzibaba Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında batan lastik bottaki göçmen faciasında hayatını kaybeden 19 kişiden Erzincan’da yaşayan aynı ailelerden 3’ü çocuk 9 kişi, bugün Terzibaba Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>Erzincan’a getirilen cenazeler, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından defin işlemleri gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acı haber Erzincan’da derin üzüntüye neden olurken, hayatını kaybedenlerin yakınları büyük bir yas yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/erzincanda-buyuk-aci-hayatini-kaybeden-9-kisi-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 21:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/WDZ1yue8cYg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Yazar Hikmet Köksal: “Bu şehirle gönül bağımız hiç kopmadı”]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/video/gazeteci-yazar-hikmet-goksal-bu-sehirle-gonul-bagimiz-hic-kopmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/video/gazeteci-yazar-hikmet-goksal-bu-sehirle-gonul-bagimiz-hic-kopmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci yazar Hikmet Köksal, Nehaber24’te yayınlanan Hayatın İçinden programında Selçuk Özdemir’in konuğu oldu. Meslek hayatını, Erzincan hatıralarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan basınının duayen isimlerinden gazeteci yazar Hikmet Köksal, Nehaber24’te yayınlanan “Hayatın İçinden” programında gazeteci Selçuk Özdemir’in konuğu olarak meslek hayatından 1992 Erzincan depremine, kent konseyi çalışmalarından şehir hafızasına kadar birçok önemli konuda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><br />
Erzincan basınının duayen isimlerinden gazeteci yazar Hikmet Köksal, Nehaber24 ekranlarında yayınlanan “Hayatın İçinden” programında gazeteci Selçuk Özdemir’in konuğu oldu. Programda gazetecilik mesleğine giriş sürecinden Erzincan’ın yakın tarihine ışık tutan hatıralarına kadar birçok önemli başlık ele alındı.</p>

<p>1950 yılında Erzincan’da dünyaya gelen Hikmet Köksal, çocukluk ve gençlik yıllarının Erzincan’da geçtiğini belirterek yükseköğrenimini Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladığını ifade etti. Eğitim hayatının ardından farklı şehirlerden iş teklifleri almasına rağmen ailesi ve Erzincan’a duyduğu bağlılık nedeniyle merkezinin her zaman Erzincan olduğunu dile getiren Köksal, Erzincan’da yaşamaktan ve hemşehrileriyle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gazeteciliğe muhabirlikle başladı</strong></h2>

<p>Gazetecilik mesleğine 1980’li yıllarda başladığını anlatan Hikmet Köksal, üniversite yıllarında tanıştığı gazeteci arkadaşlarının teşvikiyle mesleğe yöneldiğini ifade etti. Doğu Anadolu bölgesinde Erzincan, Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane illerini kapsayan bir muhabirlik sürecinin ardından köşe yazarlığına yöneldiğini belirten Köksal, yaklaşık yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca gazeteciliği büyük bir sevgiyle sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Türkiye Gazetesi’nde uzun yıllardır köşe yazarlığı yaptığını belirten Köksal, aynı zamanda radyo ve televizyon alanında da program çalışmalarında bulunduğunu ifade ederek gazeteciliğin sevmeden yapılabilecek bir meslek olmadığını söyledi.</p>

<h2><strong>1992 Erzincan depremi meslek hayatında dönüm noktası oldu</strong></h2>

<p>Programda 13 Mart 1992 Erzincan Depremi’ne ilişkin hatıralarını da paylaşan Hikmet Köksal, deprem sürecinde hem afeti yaşayan bir vatandaş hem de sahada görev yapan bir gazeteci olarak önemli bir sorumluluk üstlendiklerini ifade etti. Erzincan depremi sonrasında elde edilen bilgi ve tecrübelerin Türkiye’nin farklı deprem bölgelerinde de paylaşıldığını belirten Köksal, bu sürecin meslek hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Deprem sürecinde yalnızca Erzincan’da değil, farklı illerde yürütülen çalışmalara da katkı sunduklarını belirten Köksal, akademisyenler ve uzmanlarla kurulan güçlü iletişimin önemli tecrübeler kazandırdığını ifade etti.</p>

<h1><strong>Yerelde gazetecilik ayrı bir sorumluluk taşıyor</strong></h1>

<p>Gazeteciliğin en zor yanlarından birinin duygularla mesleki sorumluluk arasındaki dengeyi korumak olduğunu ifade eden Hikmet Köksal, zaman zaman olay yerinde yakın tanıdıklarıyla karşılaşmanın gazeteciler için büyük bir sınav olduğunu söyledi. Yerelde gazetecilik yapmanın ayrı bir sorumluluk taşıdığını belirten Köksal, yapılan haberlerin etkilediği kişilerle aynı şehirde yaşamaya devam etmenin mesleki hassasiyet gerektirdiğini vurguladı.</p>

<p>Gazetecilik mesleğinde soğukkanlılığın önemine dikkat çeken Köksal, doğru ve sorumlu haberciliğin yerel basının en güçlü yönlerinden biri olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Kent konseyi ve kentsel dönüşüm çalışmalarında aktif görev aldı</strong></h2>

<p>Programda belediyede yürüttüğü görevler hakkında da bilgi veren Hikmet Köksal, kent konseyi başkanlığı, başkan yardımcılığı ve belediye başkan danışmanlığı görevlerinde bulunduğunu belirtti. Özellikle Erzincan Çarşı Mahallesi yerinde kentsel dönüşüm projesinde proje koordinatörü olarak görev yaptığını ifade eden Köksal, yaklaşık 1400 ailenin sürecinin hassasiyetle yürütüldüğünü ve bu çalışmanın habitat ödülü ile taçlandırıldığını söyledi.</p>

<p>Bu sürecin yalnızca teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm süreci olduğunu vurgulayan Köksal, vatandaşların mağdur edilmeden yürütülen çalışmaların şehir adına önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Erzincan’a duyduğu bağlılığı anlattı</strong></h2>

<p>Erzincan’ın şehir yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hikmet Köksal, Erzincan’ın fiziki yerleşim yapısı ve şehir profili açısından dünyada benzerine az rastlanan bir özellik taşıdığını ifade ederek şehir merkezini çevreleyen köylerle birlikte oluşan yerleşim düzeninin Erzincan’a ayrı bir kimlik kazandırdığını dile getirdi.</p>

<p>Erzincan’da görev yapan siyasetçiler ve yöneticiler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Köksal, farklı dönemlerde görev yapan birçok siyasetçinin Erzincan’ın gelişimine katkı sunduğunu ifade etti. Özellikle merhum Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu ile sahada birlikte çalıştıklarını belirten Köksal, Yazıcıoğlu’nun Erzincan için önemli bir yönetici olduğunu vurguladı.</p>

<p>Program boyunca bilgi ve tecrübenin paylaşılmasının önemine dikkat çeken gazeteci yazar Hikmet Köksal, bir kişinin hayatına dokunmanın bile büyük bir anlam taşıdığını belirterek Erzincan’a olan bağlılığını ve mesleğe duyduğu sevgiyi bir kez daha dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzincan</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/video/gazeteci-yazar-hikmet-goksal-bu-sehirle-gonul-bagimiz-hic-kopmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ueedQDy608M/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ebru Yaşar Siyah Dantel Tulumuyla Göz Kamaştırdı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/ebru-yasar-siyah-dantel-tulumuyla-goz-kamastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/ebru-yasar-siyah-dantel-tulumuyla-goz-kamastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ebru Yaşar, Günay Restaurant sahnesinde siyah dantel tulumu ve güçlü sesiyle müzikseverlere şık ve unutulmaz bir gece sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk müziğinin güçlü sesi <strong>Ebru Yaşar</strong>, İstanbul’un köklü eğlence mekânlarından <strong>Günay Restaurant</strong>’ta sahne aldığı gecede hem müziği hem de zarafetiyle izleyenleri büyüledi. Yoğun katılımla gerçekleşen gecede sanatçı, repertuvarı kadar sahne stiliyle de dikkatleri üzerine çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/ebru-yasar-siyah-dantel-tulumuyla-goz-kamastirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2025/12/ebru-yasar-siyah-dantel-tulumuyla-goz-kamastirdi.webp" type="image/jpeg" length="30940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşref Rüya’nın Yıldızı Demet Özdemir, Cannes’da Şıklığıyla Olay Oldu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/esref-ruyanin-yildizi-demet-ozdemir-cannesda-sikligiyla-olay-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/esref-ruyanin-yildizi-demet-ozdemir-cannesda-sikligiyla-olay-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demet Özdemir, Cannes’daki MIPCOM 2025’te adeta parladı. Eşref Rüya dizisinin yıldızı, kırmızı halıda büyüleyici bir şıklık sergiledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanal D’nin fenomen dizisi Eşref Rüya’nın başrol oyuncusu Demet Özdemir, Cannes’da adeta kırmızı halıyı büyüledi.<br />
Dünyanın en prestijli televizyon içerik fuarı MIPCOM 2025’e katılan ünlü oyuncu, hem güzelliği hem de zarif tarzıyla yabancı basının ilgi odağı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Rüya” Gibi Bir Cannes Çıkışı</strong></h3>

<p>Eşref Rüya’da Eşref Tek’in kalbini çalan “Nisan” karakterine hayat veren Demet Özdemir, Cannes’da dizinin uluslararası tanıtımı için Çağatay Ulusoy ile birlikte yer aldı.<br />
Siyahın asaletini tercih eden Özdemir, sade ama iddialı tarzıyla tam not aldı. Yabancı moda eleştirmenleri, onun stilini “sofistike, doğal ve mükemmel dengede” olarak yorumladı.</p>

<h3><strong>Sosyal Medyada Yine Rekor Kırdı</strong></h3>

<p>Cannes pozlarını Instagram hesabından paylaşan Demet Özdemir’in gönderileri yüz binlerce beğeni ve binlerce yorum aldı.<br />
Hayranları, “gerçek bir yıldız”, “Türk sinemasının gururu” ve “parlayan bir vizyon” gibi yorumlarla güzel oyuncuya övgüler yağdırdı.</p>

<h3><strong>Eşref Rüya Her Çarşamba Kanal D’de</strong></h3>

<p>Tims&amp;B imzalı Eşref Rüya, güçlü hikayesi ve göz alıcı kadrosuyla her hafta izleyicileri ekran başına kilitliyor.<br />
Yeni bölümler her Çarşamba akşamı Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/esref-ruyanin-yildizi-demet-ozdemir-cannesda-sikligiyla-olay-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2025/10/foto-galeri/d-e-m-e-t-o-z-d-e-m-i-r-c-a-n-n-e-s-d-a-n-r-u-y-a-g-i-b-i-g-e-c-973805-289190-576x768.jpg" type="image/jpeg" length="58116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Defne Samyeli Cesur Tarzıyla Büyüledi!]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/defne-samyeli-cesur-tarziyla-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/defne-samyeli-cesur-tarziyla-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllara meydan okuyan güzelliğiyle hayran bırakan 52 yaşındaki Defne Samyeli, Tarkan konserindeki iddialı tarzıyla yine adından söz ettirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllara meydan okuyan güzelliğiyle hayran bırakan 52 yaşındaki Defne Samyeli, Tarkan konserindeki iddialı tarzıyla yine adından söz ettirdi. Derin göğüs dekolteli mini elbisesiyle sosyal medyayı sallayan iki çocuk annesi Samyeli, "Gençlik sırrını çözmüş!" dedirtti.</p>

<p>Paylaşımlarıyla olay yaratan ünlü isim, güzellik sırlarını da paylaşmayı ihmal etmedi. Samyeli, YouTube kanalında yüz yogasının cildini nasıl genç ve sıkı tuttuğunu anlattı. "Yüz yogası yüzümün şeklini tamamen değiştirdi," diyen Samyeli, haftada birkaç kez yaptığı bu egzersizlerle yıllara meydan okuduğunu söyledi.</p>

<p>Egzersizleri yaparken doğru formun çok önemli olduğuna vurgu yapan Samyeli, özellikle telefon kullanımı ve uyku pozisyonu gibi alışkanlıkların yüz kaslarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. "Uyurken yüzümüze baskı yapıyoruz, bu yüzden yüz yogasıyla kasları kontrol etmeyi öğrenmek şart," dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarkan konserinden cesur karelerini sosyal medyada paylaşan Defne Samyeli'nin fotoğrafları adeta beğeni yağmuruna tutuldu. Cesaretiyle olduğu kadar gençlik sırrıyla da ilham veren Samyeli, "52 yaşında bile ikon olunur," dedirtti!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Magazin</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/defne-samyeli-cesur-tarziyla-buyuledi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Nov 2024 02:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/11/foto-galeri/defne-samyeli-cesur-tarziyla-buyuledi7.webp" type="image/jpeg" length="52779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alessandra Ambrosio, Dantel İç Çamaşırıyla Göz Doldurdu]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/alessandra-ambrosio-dantel-ic-camasiriyla-goz-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/alessandra-ambrosio-dantel-ic-camasiriyla-goz-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alessandra Ambrosio, Victoria's Secret defilesi sonrası New York'ta düzenlenen partide transparan elbisesiyle dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>43 yaşındaki Brezilyalı süper model Alessandra Ambrosio, Salı gecesi New York City'deki Victoria's Secret Moda Gösterisi 2024 sonrası partiye katılarak dikkatleri üzerine çekti. Ünlü iç giyim defilesinin veteran isimlerinden biri olan Ambrosio, podyuma yeniden dönüş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gösterinin ardından eğlenmek için soluğu Crane Club'da alan Ambrosio, Adriana Lima, Lila Moss ve Ashley Graham gibi isimlerle gece boyunca eğlendi. 2004 yılında Victoria's Secret Meleği olan ve 2017'de emekli olan Ambrosio, gece için transparan bir elbise giymeyi tercih etti. Siyah bir tanga iç çamaşırı ve dekolteli bir büstiyer ile tarzını tamamlayan model, iddialı kıyafetiyle göz kamaştırdı.</p>

<p>Gösterinin ardından gerçekleşen partide cesur ve şık tarzı ile göz dolduran Ambrosio, fit vücudunu ve güzelliğini sergileyerek dikkatleri üzerine çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/alessandra-ambrosio-dantel-ic-camasiriyla-goz-doldurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Oct 2024 01:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/10/foto-galeri/90912693-13965459-image-manset.webp" type="image/jpeg" length="54601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Victoria’s Secret Fashion Show Görkemli Bir Geri Dönüş Yaptı!]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/victorias-secret-fashion-show-gorkemli-bir-geri-donus-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/victorias-secret-fashion-show-gorkemli-bir-geri-donus-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son olarak 2018 yılında izlediğimiz Victoria's Secret Fashion Show, uzun bir aranın ardından önceki gece yeniden ekranlara döndü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son olarak 2018 yılında izlediğimiz Victoria's Secret Fashion Show, uzun bir aranın ardından önceki gece yeniden ekranlara döndü. Dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanın merakla beklediği bu büyük etkinlik, New York saati ile 20:00’de, yani Türkiye saati ile 16 Ekim gece yarısı 2:00’de başladı. Moda tutkunlarının kalplerini hızlandıran şov, sosyal medyada da fırtınalar estirdi!</p>

<p>Bu yılki şov, değişim rüzgarlarının estiği bir podyuma ev sahipliği yaptı. Adriana Lima'nın yenilenmiş görüntüsü büyük ilgi çekerken, Victoria's Secret’ın ilk transseksüel mankeni Valentina Sampaio da dikkatleri üzerine çekti. Ayrıca Gigi Hadid, Barbara Palvin gibi ikonik melekler de podyumda yerlerini aldı ve göz kamaştırdı.</p>

<p>Podyumda efsane meleklerin yanı sıra ünlü şarkıcılar da boy gösterdi. Hem kıyafetleriyle hem de performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşatan sanatçılar, şova farklı bir renk kattı. Mankenler cesur ve büyüleyici tasarımlar sergilerken, sahnedeki enerjik performanslarla geceye damga vurdu.</p>

<p>Victoria’s Secret Fashion Show, büyük değişimiyle izleyicileri büyülerken, moda dünyasında yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıktı. Hem eski hem yeni yüzlerin bir araya geldiği bu gösteri, bir kez daha moda tutkunlarının kalbini fethetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sosyal Medyada Patlama Yarattı!</strong></h3>

<p>Twitter, Instagram, TikTok gibi platformlarda trend listelerinden düşmeyen şov, kullanıcılar tarafından bol bol paylaşıldı ve yorumlandı. Özellikle Adriana Lima’nın dönüşü ve Valentina Sampaio’nun sahnedeki güçlü duruşu, hayranlardan tam not aldı. Ünlü mankenlerin şıklığı ve podyumdaki muhteşem atmosfer, moda severleri büyüledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/victorias-secret-fashion-show-gorkemli-bir-geri-donus-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Oct 2024 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/10/foto-galeri/victorias-secret-fashion-show-gorkemli-bir-geri-donus-yapti.webp" type="image/jpeg" length="98994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burcu Özberk’in Büyüleyici Tatil Fotoğrafları]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/burcu-ozberkin-buyuleyici-tatil-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/burcu-ozberkin-buyuleyici-tatil-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Burcu Özberk, yazın sona ermesine rağmen tatil keyfini çıkarmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünlü oyuncu Burcu Özberk, yazın sona ermesine rağmen tatil keyfini çıkarmaya devam ediyor. Sosyal medya hesabında locada çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Özberk, takipçilerinden yoğun ilgi gördü. Güzel oyuncunun doğal ve samimi tarzı dikkat çekerken, hayranları yorumlarda onu yalnız bırakmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takipçileri arasında Özberk’in güzelliğine övgüler yağdıranlar, “Böyle güzel bir kadının nasıl sevgilisi olmaz?” şeklindeki yorumlarıyla beğenilerini dile getirdi. Özberk’in rahat tavırları, tatil sezonunu uzatmak isteyen takipçilerine ilham kaynağı olurken, yazın son günlerinin tadını çıkarmaya devam ediyor.</p>

<p>Burcu Özberk, sade ve samimi tarzıyla hayranlarının beğenisini kazanırken, sosyal medya paylaşımlarıyla tatil keyfini gözler önüne seriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/burcu-ozberkin-buyuleyici-tatil-fotograflari</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Oct 2024 01:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/10/foto-galeri/burcu-ozberk-v0-74sp81otwqud1-1.webp" type="image/jpeg" length="23252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nesrin Cavadzade'den Dikkat Çeken Bikini Pozları!]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/nesrin-cavadzadeden-dikkat-ceken-bikini-pozlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/nesrin-cavadzadeden-dikkat-ceken-bikini-pozlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekranların sevilen ve başarılı oyuncularından Nesrin Cavadzade, sosyal medyada paylaştığı cesur bikini pozlarıyla dikkat çekti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekranların sevilen ve başarılı oyuncularından Nesrin Cavadzade, sosyal medyada paylaştığı cesur bikini pozlarıyla dikkat çekti. Hayranlarının beğenisini kazanan pozlarda, Cavadzade'nin fit görünümü ve tarzı göz kamaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatilde çekilen bu fotoğraflarıyla kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturan ünlü oyuncu, güzelliğiyle yine adından söz ettirmeyi başardı. Paylaşımlarına binlerce beğeni ve yorum gelirken, sevenleri Cavadzade'nin tatil pozlarını ilgiyle takip ediyor.</p>

<p>Cavadzade’nin bu etkileyici fotoğrafları, zarafeti ve stiliyle magazin dünyasında da büyük ilgi gördü. Son dönemlerde hem oyunculuğu hem de sosyal medyadaki paylaşımlarıyla sıkça konuşulan Nesrin Cavadzade, hayranlarına tatilden renkli kareler sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/nesrin-cavadzadeden-dikkat-ceken-bikini-pozlari</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Oct 2024 22:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/10/foto-galeri/nesrin-cavadzade-7.jpg" type="image/jpeg" length="83154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Wanda Nara'nın Çıplak Paylaşımı: İnterneti Salladı]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/wanda-naranin-ciplak-paylasimi-interneti-salladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/wanda-naranin-ciplak-paylasimi-interneti-salladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın ünlü oyuncusu Mauro Icardi'nin eşi Wanda Nara, sosyal medya hesabından paylaştığı çıplak pozlarıyla yine dikkatleri üzerine çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<h4></h4>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4></h4>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller, Magazin</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/wanda-naranin-ciplak-paylasimi-interneti-salladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 May 2024 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/05/wanda-naranin-ciplak-paylasimi-interneti-salladi-manset.webp" type="image/jpeg" length="10259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hande Erçel'e Modellik Tavsiyeleri]]></title>
      <link>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/hande-ercele-modellik-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nehaber24.com/foto-galeri/hande-ercele-modellik-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü oyuncu Hande Erçel'in son zamanlardaki sosyal medya paylaşımları, takipçiler arasında farklı yorumlara sebep oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünlü oyuncu Hande Erçel'in son zamanlardaki sosyal medya paylaşımları, takipçiler arasında farklı yorumlara sebep oldu. Oyunculuğuyla tanınan ancak son dönemde ekranlardan uzak kalan Erçel, özellikle reklam ve dergi çekimleriyle gündeme gelmeye başladı. Ancak, bu paylaşımların ardından bazı takipçileri, Erçel'e modelliğe yönelmesi tavsiyesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya platformlarında özel bir çekim için verdiği pozlar paylaşılan Hande Erçel, güzelliğiyle övgü alsa da, oyunculuk performansıyla ilgili eleştirilere maruz kaldı. Bazı kullanıcılar, Erçel'in oyunculuğunun beğenilmediğini ve modellikte daha başarılı olabileceğini düşündüklerini belirttiler. Bu yorumlar arasında, Erçel'in henüz bir projeyle anlaşmamış olması da dikkat çekti.</p>

<p>Ancak, Erçel'in sadık hayranları da ona destek vermekten geri durmadı. Bazıları, onun oyunculuktan vazgeçmemesi ve kariyerine devam etmesi gerektiğini ifade ederken, bazıları ise geri dönmesi için çağrıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güzeller, Magazin</category>
      <guid>https://www.nehaber24.com/foto-galeri/hande-ercele-modellik-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Tue, 07 May 2024 23:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nehaber24com.teimg.com/crop/1280x720/nehaber24-com/uploads/2024/05/foto-galeri/handeercel.webp" type="image/jpeg" length="88218"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
