banner377

Afyonkarahisar’da 4 bilim insanı, yoğun bakımda virüsü süzen bir cihaz geliştirdi

AFYONKARAHİSAR’DA BİR GURUP BİLİM İNSANI COVİD-19 HASTALARININ TEDAVİ GÖRDÜĞÜ YOĞUN BAKIMLARINDA KULLANILAN VENTİLETÖRLER İÇİN KISA SÜREDE GELİŞTİRDİĞİ "UV-C" STERİLİZATÖR FİLTRE İLE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ DAHA GÜVENİLİR BİR ORTAMDA ÇALIŞMALARI SAĞLANACAK. (SADIK KAĞA)

Afyonkarahisar’da 4 bilim insanı, yoğun bakımda virüsü süzen bir cihaz geliştirdi

Afyonkarahisar’da bir gurup bilim insanının, Covid-19 hastalarının tedavi gördüğü yoğun bakımlarında kullanılan ventiletörler için kısa sürede geliştirdiği "UV-C" sterilizatör filtre ile sağlık çalışanlarının daha güvenilir bir ortamda çalışmaları sağlanacak.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınında en çok risk gurubunda bulanan sağlık çalışanları için Afyonkarahisar’da bir araya gelen 4 bilim insanı virüslü hastaların bağlı bulunduğu ventilatör cihazlarının içerisinden geçen havada bulanan virüsü süzen bir sistem geliştirdi. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde çalışan 4 bilim insanının iki haftalık çalışmaları sonucu, Covid-19 salgınında yoğun bakım ünitelerinde kullanılan solunum cihazlarının ventiletörleri için geliştirdiği "UV" ışın temelli cihazın tanıtımı yapıldı.

Virüs yayılmadan kaynağında engellenecek

Devlet Hastanesi konferans salonundaki tanıtım töreninde AKÜ Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sadık Kağa, gazetecilere yaptığı açıklamada, kısa sürede yaptıkları cihazın temel amacının yoğun bakımdaki sağlık personelinin viral yükten korunması için geliştirilmiş bir sterilalizatör olduğunu söyledi. Hastaların soludukları havanın direk cihazdan geçerek yoğun bakım ortamına verilen viral yükün arttığını dile getiren Kağa, "Bu da sağlık çalışanları için çok büyük bir tehlike. Normalde önerilen filtrelerde bu konuda biraz daha yetersiz kalıyor. Bir miktar buradaki yükü azaltsa da tam olarak sorunun çözümünde etkili olamıyor. Bizlerde bu sorunun çözümünde çok daha iyi etki gösterebileceğini düşündüğümüz "UV" ışın temelli bir cihaz tasarladık. Bu cihazın asıl görevi, filtreden geçen havanın ortama verilmeden önce "UV-C" adını verdiğimiz bir ışın hattından geçerek varsa içinde havadan bulanan virüslerin etkisizleştirilerek sağlık çalışanlarına çok daha güvenli bir ortamda çalışma fırsatı sunmak. Kısacası, henüz ortama bu virüs yayılmadan kaynağında engelleyen bir sistem olarak bu cihazın prototipini geliştirmiş durumdayız” diye konuştu.

“Bu cihazır dünyada bir örneği yok”

Cihazın henüz dünyada bir örneğinin olmadığını belirten Kağa, "Cihazın Türkiye adına gurur verici bir gelişme olduğunu düşündüklerini anlatan Kaya, "Birçok ülkede sağlık çalışanlarının kendi kişisel koruyucu donanımlarının ihtiyacı bile tam olarak tulum maske gibi karşılanamazken bizim ülkemizde sağlık çalışanlarının korunması için daha derin önlemler alınacak cihazlar geliştirilmesi de ülkemiz adına sevindirici bir durumdur diye düşünüyorum. Bu cihazı birçok ventiletöre uyumlu olarak geliştirdik. Aynı amanda bütün ventiletörlere takıldıktan sonra çok daha etkin bir koruma sağlayacağını düşünüyoruz" dedi.

“Cihaz iki hafta gibi kısa bir sürede geliştirildi”

Cihazın prototipini geliştirmelerinin iki hafta gibi kısa bir süre aldığını kaydeden Kağa, "Bunu kendi imkanlarımızla geliştirdik. Bunun daha profesyonel bir anlamda geliştirilmesi için tabii ki Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TUSEB) şuanda açık olan bir çağrısı var. Prototipi geliştirilmiş cihazların preklinik ve klinik çalışmalarının TUSEB tarafından gerçekleştirilebileceği bir proje çağrısı bu. Oraya başvuracağız ve bu prototipin ürüne dönüşmesi için belki bazı yatırımcılarla işbirlikleri de yapabiliriz. Böylelikle bu cihazın en kısa sürede ürüne dönüşüp sahada kullanılması için tüm adımları atmayı planlıyoruz. Maliyeti de oldukça düşük bunda asıl maliyet içerisindeki UV-C lamba. Bu, UV-C lambanın da ömrü 9 bin saat yani bir yıldan uzun. Efektif olarak kullanılsa bile bu cihaz bir yılda bir değişiyor. Bizim burada geliştirdiğimiz cihazın uzun vadede çok daha ekonomik olacağını düşünüyoruz. Maliyetinin 500 - 1000 lira arasında değişebileceği bir ön fizibilite çalışması yaptık. Tabi ki seri üretimde bu daha da ucuza düşebilir” dedi.

"Türkiye ne kadar yerli ve milli cihaz yaparsa o kadar güçlü olur"

AKÜ Biyomedikal Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Uğur Fidan ise Türkiye’nin ne kadar yerli ve milli cihaz yaparsa o kadar güçlü olabileceğini belirterek, prototipini geliştirdikleri cihazlarında kullandıkları UV-C lambaların asılında ülkede üreticisinin olmadığına değindi. Fidan, “Sanayici ve üreticilerimizin de bu UV-C lamba üretimi konusunda bur takım girişimler yapmasının çok daha önemli olduğunu görüyoruz. Bu pandemi kontrole altına alınıp bir süre sonra azalacaktır. Ama bunun ilerleyen zamanlarda tekrardan oluşmaması için herhangi bir sebepte yok. Fakat bu noktada UV-C lambasına çok daha ihtiyacımız olacak. Bu konuda farklı bilim insanları ile sanayicilerimizin girişimleriyle dışa bağımlılığımızı azaltacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER