Son Dakika

"Kolon kanserinin nedenlerinden biri aşırı yağlı ve kalorili gıdaların tüketilmesidir"

Kolon kanseri hakkında bilinmeyenler ve alınması gereken önlemlere ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlker Sücüllü, "Türkiye’de kolon kanserinin bu kadar yaygın olmasının en büyük nedenlerinden birinin yemek alışkanlığıdır. Kırmızı et, işlenmiş et ürünleri, aşırı yağlı ve kalorili gıdalar ve bir takım yiyeceklerin yüksek ısıda pişirilmesi ile ortaya çıkan kimyasal ürünler kolon kanseri riskini artırıyor" dedi.

Sağlık 25.02.2021, 11:51
"Kolon kanserinin nedenlerinden biri aşırı yağlı ve kalorili gıdaların tüketilmesidir"

Kolon kanseri hakkında bilinmeyenler ve alınması gereken önlemlere ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlker Sücüllü, "Türkiye’de kolon kanserinin bu kadar yaygın olmasının en büyük nedenlerinden birinin yemek alışkanlığıdır. Kırmızı et, işlenmiş et ürünleri, aşırı yağlı ve kalorili gıdalar ve bir takım yiyeceklerin yüksek ısıda pişirilmesi ile ortaya çıkan kimyasal ürünler kolon kanseri riskini artırıyor" dedi.

Pendik Medipol Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi, Cerrahi Onkoloji Bölümünden Prof. Dr. İlker Sücüllü, Türkiye’de akciğer kanserinden sonra en çok görülen kanser türü olan kolon kanseri hakkında bilinmeyenler ve alınması gereken önlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’de kolon kanserinin bu kadar yaygın olmasının en büyük nedenlerinden birinin yeme alışkanlığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sücüllü, “Kırmızı et, işlenmiş et ürünleri, aşırı yağlı ve kalorili gıdalar ve bir takım yiyeceklerin yüksek ısıda pişirilmesi (mangal, ızgara gibi) ile ortaya çıkan kimyasal ürünlerin kolon kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Sücüllü, vücutta hücrelerin kontrol dışı bir şekilde çoğalmaya başlaması ile kanser oluşumunun gerçekleştiğini belirterek, "Vücudumuzun her yerindeki hücreler kanserleşebilir. Bunun kolondan köken alanına kolon kanseri denir. Çoğu kolon kanseri, kolon iç tabakasında yer alan ve adına ’polip’ denilen küçük oluşumlar ile başlar. Polip türlerinin kansere dönüşmesi yaklaşık 5 ila 7 yıl gibi uzun bir süreçtir. Her polip kansere dönüşecek diye de bir kural yoktur" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Sücüllü, sık karşılaşılan polipler konusunda sözlerine şöyle devam etti: "Adenomatöz polip (adenom); Bu polipler kansere dönüşebilir. Henüz kanser olmayan fakat kansere dönüşme ihtimali yüksek olan lezyonlardır. En sık kolon kanseri tipi adenokarsinom yani kolon veya rektumu kaplayan bezleri oluşturan hücrelerin yüzde 95 oranında anormal büyümesidir. Hiperplastik polip; Daha sık görülen polip çeşididir. Çok büyük oranda kansere dönüşmezler. Kolon duvarı birçok katmandan oluşur. Kolon kanseri mukoza adı verilen en iç katmandan başlar ve diğer tabakaların içine doğru hatta çevredeki lenf ve kan damarlarına doğru büyüyerek vücudun uzak bölgelerine taşınabilirler".

Kolon kanserinde risk faktörlerine de değinen Prof. Dr. Sücüllü, "Yaş faktörü çok önemlidir, 50 yaşından sonra risk belirgin olarak artmaktadır. Bunun yanı sıra iltihabi bağırsak hastalığı, chron ya da ülseratif kolit gibi hastalıklar ile birlikte bağırsak uzun süreli iltihabi durumla karşı karşıya kalmakta, bu da zaman içinde displazi denilen kanser öncesi lezyonlara dönüşebilmektedir. Bu hastalık grubunun kolon kanseri riski nedeniyle daha erken yaşta ve daha sık aralıklarla takip edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda genetik dediğimiz yani ailesinde kolon kanseri ya da adenomatöz polip (Kolon veya rektumu kaplayan bezleri oluşturan hücrelerin anormal büyümesi) birinci derecede akrabalarda kolon kanseri olması yüksek risk anlamına gelir. Ayrıca bu akrabanın kolon kanseri tanısını 45 yaşından genç almış olması riski daha da arttırır. Ortalama her 5 hastanın 1’inde ailede kolon kanseri tanısı almış biri vardır. Bu nedenle aile öyküsü olan kimselere 50 yaş beklenmeden 35-40 yaş civarında kolonoskopi kontrolü önerilir. Kolon kanserinden koruyabilecek kesin bir yöntem olmamakla birlikte kişinin önlenebilir risk faktörlerine dikkat edilmesi ile riski azaltılabilir. Düzenli taramalar ile kolon kanseri tamamen tedavi edilebilecek, erken bir evrede saptanabilir. Henüz kansere dönüşmemiş polipler kolonoskopik olarak çıkartılarak kanser önlenebilir. Anormal hücrelerin büyüyerek polip oluşturmasının başlangıcı ile kolon kanseri gelişimi arasında geçen süreç yaklaşık 7-10 yıldır. Düzenli tarama ile polipleri henüz kanser oluşturmadan çıkartmak mümkündür" dedi.

Eş zamanlı olarak kolonun iki farklı bölgesinde kanser belirlenmesine senkron tümör adı verildiğini belirten Prof. Dr. Sücüllü, "Yüzde 2-12 oranında görülür. Farklı zamanlarda ve farklı kolon bölgelerinde kanser belirlenmesine ise metakron tümör adı verilir. Gaitada gizli kan tahlili hem kolay uygulanabilir olması hem de ucuz olması nedeniyle tüm toplumun taramasında kullanılabilecek en pratik yöntemlerden biridir. Burada kişinin verdiği örnekten gaitada kan bulunup bulunmadığı pratik bir yöntemle ortaya konmakta ve eğer böyle bir durum söz konusu ise de kişi kolonoskopiye yönlendirilmektedir. Risk faktörü olmayan hastalara tarama 50 yaşında başlanmalıdır. 10 yılda bir kolonoskopi altın standarttır. Bu inceleme ile sadece kanser tespit edilmemekte kanserin öncüsü olan polipler de hem bulunup hem de çıkartılabilmektedir. Kolonoskopi aynı zamanda bir tedavi aracı olabilmektedir. Kolonoskopinin uygun olmadığı hastalarda 5 yılda bir sigmoidoskpi (kısa kolonoskopi) ve dışkıda gizli kan diğer alternatiftir. Anne, baba, kardeş gibi yakın akrabalarında kolon kanseri saptanmış kişilere tarama 40 yaş yada en genç kanser tanısı almış akrabasından 10 yıl önce başlanmalıdır. İlk kolonoskopi normal ise takibe 5 yıl ara ile devam edilmelidir" ifadelerini kullandı.

Kolon kanserindeki tedavi yöntemlerinden de bahseden Prof. Dr. Sücüllü, "Kolon kanseri tedavisi, genel cerrahi, onkoloji, nükleer tıp, radyoloji ve patoloji uzmanlarından oluşan multidisipliner bir kurulun gözetimi altında gerçekleştirilir. Cerrahi tedavi açık cerrahi, laparoksopik cerrahi ve robotik cerrahi yöntemleri ile gerçekleştirilebilir. Cerrahi olarak kanser içeren kolon kısmı çıkartılır ve ardından kalan her iki sağlam uçlar birbirine bağlanır" açıklamalarında bulundu.

Prof. Dr. Sücüllü, kolon kanserinde laparoskopik cerrahinin farkından bahsederek, "Açık yöntem ile yapılan kolon ameliyatları karın cildinde yapılacak uzun bir kesiyle mümkün olmaktadır. Bu uzun kesinin neden olduğu ameliyat sonrası ağrı ve karın içi yapışıklıklar hastaların hastanede kalış süresini ve normal günlük yaşama dönme sürelerini uzatmaktadır. Laparoksopik cerrahide cerrah, yarım santimetre genişliğinde bir kesi yaparak buradan karın içine, laparoskop denilen ince metal bir teleskop cihazı yerleştirir. Cerrah karın içini hastalığın durumunu ve yaygınlığını değerlendirdikten sonra yapılan diğer küçük kesilerden diğer cerrahi aletler karın içine yerleştirilerek ameliyata başlanır. Hastalıklı kolon kısmı yine küçük bir kesiden vücut dışına alınır. Her hasta ya da hastalık laparoskopik cerrahi için uygun olmayabilir. Hastalar ve cerrahlar için asıl önemli olan hangi teknik uygulanırsa uygulansın başarılı bir cerrahinin gerçekleşmesidir. Bu nedenle başarılı bir laparoskopik cerrahi için tecrübe ve deneyim çok önemlidir. Laparoksopik cerrahi; yapılan kesilerin küçüklüğü nedeniyle ameliyat sonrası hastanede kalış süresi ve günlük yaşama dönme süresi daha kısa, ameliyat sonrası ağrı çok daha az ve kesi yerlerden kalan yara izi daha azdır. Bu özellikleri nedeni ile laparoskopik cerrahide daha hızlı iyileşme görülmektedir" diye konuştu.

Prof. Dr. Sücüllü, sözlerini şöyle tamamladı:

"Düzenli beslenme ve fiziksel aktivite ile kolon kanseri riskini azaltan unsurlar: Göbek çevresinin artmasına neden olan kilo alımı ve obezite engellenmeli, sigara ve alkolden kaçınılmalı, kırmızı ve işlenmemiş et tüketimi azaltılmalı, D vitamini ve kalsiyum düzeyinin normal seviyede tutulmalı, menopoza geçiş döneminde hormon tedavisi, düzenli aspirin kullanımı.

Kolon kanserinde değiştirilebilir risk faktörleri nelerdir?

Aşırı kilolu veya obez olmak: Erkeklerde biraz daha fazla olmak üzere her iki cins için bir risk faktörüdür.

Fiziksel aktivite: Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzının olmaması kişiyi risk grubuna sokar. Günde düzenli 30-60 dakika spor riski yüzde 40 azaltır.

Beslenme alışkanlıkları: Kırmızı et, işlenmiş et ürünleri, aşırı yağlı ve kalorili gıdalar, gıdaların yüksek ısıda pişirilmesi (mangal, ızgara) ile ortaya çıkan kimyasal ürünlerin kolon kanseri riskini arttırdığı net olarak bilinmektedir. Bunun yanında tahıl, sebze ve meyvede zengin bir şekilde bulunan, bol posalı diyet, probiyotikler ise riski azaltır.

Multivitamin desteği: Düzenli folik asit, D vitamini ve kalsiyum preparat kullanımı riski azaltabilir.

Sigara ve alkol, kolon kanseri riskini arttırır.

Ailede kolon polibi veya kolon kanseri varlığı: Böyle bir durumda genetik danışmanlık almak ve p genetik testleri yaptırmak riski azaltabilir.

Kolon kanseri belirtileri nelerdir?

Dışkıda kan görülmesi: Dışkı parlak kırmızı ya da koyu siyah renkli olabilir. Hastaların yüzde 35-60’ında görülebilir ya da gaitada gizli kan mevcuttur.

Karın ağrısı: Kramp tarzında aralıklı gelen karın ağrısı olabilir.

Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik: Hastaların yüzde 25’inde bir haftadan uzun sürebilen kabızlık ya da ishal dönemleri olabilir. Dışkı çapında incelmeler görülebilir.

Zayıflama: Diyet yapmaksızın kilo kaybı gelişebilir. Bağırsak tıkanıklığı: Hastalarda büyüyen tümörün bağırsakta tıkanıklık yapması ile oluşur. Acil çözülmesi gereken bir problemdir.

Bağırsakta delinme (perforasyon): Tümörün oluşturduğu tıkanıklık ile birlikte delinme gelişebilir. Bu durumda aynı tıkanıklıkta olduğu gibi acil cerrahi işlem gerektiren bir durumdur.

Hastaların yaklaşık yüzde 3’ünde herhangi bir şikayet yoktur".
Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@