Nöroloji Uzmanı Dr. Duygu Aygün, dengeli beslenme, vücut ve beyin egzersizlerinin alzheimer hastalığı riskini azalttığını söyledi.

Alzheimer hastalığının ileri yaslarda ortaya çıkan, beynin bilgi, davranış ve gündelik hayatını sürdürmede gösterdiği yetersizlik olarak ifade edildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Duygu Aygün, "Alzheimer hastalığı bir demans (bunama) çeşididir. Yaşlanma ile ılımlı seviyede unutkanlık görülebilir. Değişimler günlük hayatı etkileyecek boyutta değildir. Ancak, ailenizdekiler değişimi fark edebilir. Bu tabloya hafif kognıtıf bozukluk denir. Bu hastaların ancak düzenli takipleriyle demans tablosu gelişip gelişmeyeceği belirlenebilir. Alzheimer hastalığı, öncelikli hafızada, sonrasında beynin tüm bilişsel fonksiyonlarında ilerleyici kayıpla karakterize bir hastalıktır. 65 yaş üzerindeki grubun yüzde 2-4’ünde, 85 yaş üzerinde ise yüzde 20’sinde görülmektedir” dedi.

Aygün, "Alzheimer hastalığının kesin sebebi tam bilinmemekle birlikte, irsî faktörler, asetilkolin azalması, beyin dış yüzeylerinde anormal protein birikimi ve buna bağlı hücre kaybı, hücreler arası iletilerin kaybolması vardır. Alzheimer hastalığı yavaş ilerleyen ve sinsi bir hastalıktır. Önceleri kısa süreli unutkanlıklarla başlar. Hasta yavaş yavaş yediklerini, eşyaları koyduğu yerleri unutur. Hastalık ilerledikçe kişinin günlük işleri aksamaya başlar. Sorduklarını tekrar sorar, çevre ile iletişim kurma yeteneğini kaybeder. Yakınlarını tanıyamaz olur, psikolojik olarak etkilenme başlar ve içine kapanık bir hale gelir. Kendi öz bakımda ihtiyaçlarını karşılayamaz ve en sonunda yatağa bağımlı hale gelir” diye konuştu.

Alzheimer hastalığının teşhisinin konması için nörolojik muayene, psikolojik değerlendirme ve demans tablosu oluşturacak diğer sebeplerin dışlanması için radyolojik beyin görüntülemesi ve kan tetkikleri yapılması gerektiğini belirten Aygün, “Sağlıklı ve dengeli beslenme, E, B ve C vitaminleri, folik asit, omega-3 ağırlıklı beslenme, Akdeniz diyeti, beyin ve vücut egzersizleri ile hastalık riskini azaltmak mümkündür. Hastalığın kesin tedavisi olmamakla birlikte erken teşhis çok önemlidir. Hastalığa eşlik eden davranış ve kişilik değişiklikleri takip edilmeli, uyku ve yeme düzeni kontrolü sağlanmalı ve psikiyatrik yardımla tedavi desteklenmelidir. Hastanın ilerleyici seyri düşünüldüğünde hasta ve yakınları için ileriye dönük planlar yapılmalıdır” dedi.