Sarsılıyoruz..

Son istanbul depremi sonrası ortaya çıkan bina hasarları ve yapılan göstermelik değerlendirmeler üzerine takviye uygulaması yapmış bir uygulamacı olarak fikirlerimi paylaşmak istiyorum..

Öncelikle eski binalar ile başlayalım.

Eski binalar kontrolsüz ranta dayalı yetersiz donanımla yapılan uygulamalar ile birer tabut oldu adeta eski yapılarda en büyük risk mantolama yapılmış binalar bina sahiplerinin duyarsızlığı ile birleşince adeta canlı cenazeye dönüyorlar..

Demir donatılarında oluşan korozyonun ve beton kalitesi ile ilgili nedenlere hiç girmiyorum onlar artık herkesçe malum..

Eski bayındırlık poz tanımlarında kaba ve ince sıva tanımlarında 250 doz 2 cm dişli kaba sıva (bu uygulamada 3 cm altına düşmez malzeme ve işçilik hatalarını en iyi örten uygulama olarak sıva kalınlığı buna paralel fazla olur) ikinci uygulama 1 cm kalınlığında 400 dozlu ince sıva olup bunun üzerine en az 1 cm daha alçı sıva gelirdi.

Tüm bu uygulama detaylarında ana iki sebep vardı birincisi düz yüzey ikincisi ise iki farklı materyal olan duvar elemanı ve karkas yapının bütünlüğünü desteklemektir.

Geleneksel bu uygulama çoğu yerde malzeme ve işçilik hatalarından dolayı 5-7 cm kadar ulaşır deprem anında bağlaması gereken malzeme bağımsız hareket eder, kaplama sıva katil olur. Buna en iyi örnek binanıza yaptırdığınız yalıtımın zamanla binadan ayrışıp bağımsız katman oluşturması verilebilir.

Aslında tüm uygulamalarda amaçlanan sonucu elde etmenin çok basit ve sağlıklı bir yolu var hatta 500 yıldır kullanılıyor, Mimar Sinan nasıl çözmüştü devasa yapıları oluşan enerji nasıl tahliye edilmişti. Duvar bloklarına açılan ters u lara kurşun eriterek enerji tahliye kolonları oluşturdu Sinan bunu kurşun ile yapmış gelişen teknoloji ile bu sistem güncellenerek en basit ürün poliüretan veya türevi dolgulu ürünler ile esnek kolonlar oluşturulup hem enerji tahliye edilir hemde kopmanın önüne geçilebilir.

Tüm bunların dışında asıl bekleyen canavarlar kenarda duruyor.

Birincisi konsollar, duvar uygulamasının karkas ile bağı taban tavan yönlerinde sıkıştırmadan ibaret olan arsa maliyeti yüksek şehirlerde sıkça kullanılan konsollar kopma anında kurtuluş olan sokakları mezara dönüştürür.

İkincisi cam ve taş türevi ürünler ile yapılan kaplamalar teknik tanımda hareketli materyal olarak ele alınan bu metot uygulama alanında maliyetten imtina edildiği için yüzeye yapıştırma sureti ile yapılır. Buda sıkışan enerjinin boşaltma anında yüzeysel kopma ile binalardan fırlayacak kurşun gibi cam veya taş parçası yağmuru oluşturur.

Bunun çözümüde basit..

Binaların kolon donatı ve kesme kontrolleri ile aynı anda konsol cephe ve dış yüzeye bakan kısımlarda kontroller yapılarak varsa sorunlar kontrollü çözümler ile onarım süresi ile düzeltilebilir.

Arkadaşlar biz nasip olan bilgi ve tecrübe ile tavsiye niyetiyle sizlerle paylaştık gerisi yetkililerin işi..

Ya mezar gibi binalar ya ranta rağmen sağlıklı binalar.

Saygı ile..

YORUM EKLE