14.01.2021, 13:37

Şehir ve Eşraf

Şehirler sadece meskenlerden, yollardan, fabrikalardan ve kalabalıklarından ibaret değildir. Bizler, insanoğlunun binlerce yıllık birikiminin ve yaşam serüveninin izlerini en canlı şekilde şehirlerde buluruz. Tarih, kültür ve medeniyet söz konusu olduğunda akla ilk önce şehirler gelir. Kültür ve gelenek şehirlerde doğar, yaşar ve kuşaktan kuşağa akar. Her türlü yenilik, gelişme ve kalkınma öncelikle şehirlerden başlar, zamanla çevreye yayılır. Bununla birlikte bozulma, çürüme ve çöküş de ilk olarak şehirlerden başlar. Esasen her bir şehir, ülkesinin ve milletinin geçmişini, bugününü ve hatta geleceğini yansıtan bir aynadır. Bu aynaya dikkatli bakanlar; dünü, bugünü ve yarını kolaylıkla görürler.   

Biz Türkler kadim bir medeniyetin mensuplarıyız. Doğuda Çin Seddi’nden başlayıp, batıda Viyana’ya kadar uzanan geniş coğrafyada varlığını sürdüren yüzlerce şehir şu ya da bu şekilde medeniyetimizin izlerini taşır. Kaşgar, Buhara, Semerkant, İsfehan, Bağdat, Şam, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul, Selanik, Kosova, Saraybosna ve Mostar bunlardan sadece birkaçıdır. Bu bağlamda medeniyetimizin gerçek bir şehir medeniyeti olduğunu söylemek fazla abartılı olmayacaktır. Bu şehirlerden bazıları kültür ve edebiyat alanında çok değerli çalışmalara da konu olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş şehir”i bunların başında gelir.

Şehirlerimiz büyüklükleri, işlevleri, siluetleri ve etkileri itibariyle birbirlerinden çok farklı özelliklere sahiptirler. Kuşkusuz bu olağan bir durumdur. Bununla birlikte bazı ortak yönleri de yok değildir. Örneğin bizim medeniyetimizde her şehrin bir eşrafı vardır. Eşraf kelimesi sözlükte “şeref sahipleri, itibarlı kişiler, önde gelenler” şeklinde tarif edilmektedir. Eşrafın şehir yaşamı üzerinde bu tanıma uygun bir biçimde geçmişten beri büyük etkileri olagelmiştir. Bu etkiyi yönetimden ticarete, eğitimden kültüre, mimariden ekonomiye, sanattan estetiğe yaşamın her alanında gözlemlemek mümkündür. Kuşkusuz bu durum sebepsiz yere ortaya çıkmış değildir. Her şeyden önce eşraf bunu hak etmiştir. Şöyle ki; bizim lügatimizde eşraftan olmak, almadan vermesini bilmek demektir.  Hayır, hayrat işi denince akla ilk önce onlar gelir. İlim ve irfan onların nezdinde itibar görür. Okurlar, okuturlar. Sanattan, musikiden, estetikten, edebiyattan anlarlar. Oturup kalkmasını, örfü ve töreyi bilirler. İkamet ettikleri konaklar birer ev olmanın ötesinde, geleneğimizin ve kültürümüzün yaşatıldığı güzide mekânlardır. Onlar; bulduğu gün bayramı, bulmadığı gün ramazanı yaşayan sıradan kalabalıklardan farklı olarak; idealleri, hedefleri ve endişeleri olan insanlardır. Endişeleri kişisel ve sınıfsal olmaktan ziyade; şehirlerine, ülkelerine ve mensubu oldukları medeniyete dönüktür. Yaşadıkları şehre emanet bilinciyle evlatları gibi titrerler. Şehirlerinin başına gelen her iyiliği ya da musibeti kendi başlarına gelmiş addederler. Onlar yüceldikçe şehir, şehir yüceldikçe onlar yücelir. Güçlerini İngiliz aristokratları gibi kan bağından ya da güçten değil, asaletlerinden ve mümtaz kişiliklerinden alırlar. Öncü ve önderdirler. Şehirleri onlardan sorulur, onlar da şehirlerinden. Hiçbir resmî kimlikleri olmamasına karşın, kalabalıklar onlara bakarak yönünü ve duruşunu tayin eder. Bütün bunlara bakarak şehirlerimizin tarihinin biraz da eşrafın tarihi olduğunu söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. 

Tabi bütün bunlar büyük ölçüde mazide yaşandı ve bitti. Bize, bugüne ise sadece tortusu kaldı. Pek çok şey gibi eşraf da hem sözcük, hem de hayatımızdaki yeri itibariyle sıradanlaştı. O kadar ki her gün karşılaştığımız ölüm ilanlarında sadece mensubiyet belirtmek için kullanılan basit bir sözcük düzeyine indirgendi. Şimdilerde gerçek eşrafın, o müstesna zümrenin yerini, parası olmaktan başka dikkate değer bir meziyeti olmayan sıradan zenginler aldı. Bu zenginlerin nezdinde ilmin ve irfanın fazla bir kıymeti yok. Onların gözünde yaşadıkları şehir tez zamanda yağmalanması gereken bir ganimet, hemşerilik bağıyla bağlı oldukları kalabalık halk kitleleri ise sağımlıktan ibarettir. Onlar, şehirlerinin başına gelen musibeti dahi kendi çıkarlarına kullanmanın hesabını yapmakta pek mahirdirler. Mallarını, mülklerini, konforlarını teşhir etmekten ve birbirleriyle desinler yarışına girmekten derin bir haz duyarlar.

“İstanbul’un taşı toprağı altın” sözünün sloganlaşması, İstanbul örneğinde şehirlerimize hangi gözle bakıldığının özlü bir ifadesi olsa gerek. Geçmişte eşrafın yaşadığı o nezih konakların yerini, şimdilerde şatafatlı olmakla birlikte estetikten, sanattan ve en önemlisi o derunî ruhtan yoksun dubleksler, tripleksler aldı. Kural, ilke, adap ve ahlak tanımayan yeni yetme zenginler, yüzyılların birikimi olan maddi ve manevi varlığımızı da silip süpürmektedirler. Yaptıklarının halk nezdinde nasıl karşılık bulduğunu pek düşünmezler, düşünseler bile dert etmezler. Bu türedi zenginler başta kültür ve ahlak erozyonu olmak üzere yaşamakta olduğumuz çürümenin de öncüleridir. Böyle olmalarına karşın, başta siyaset ve ticaret olmak üzere her şeye öncelikle kendilerini layık görürler. İçlerinde istisnaları, yani gerçek anlamda eşraf olmayı hak edenleri varsa da, ortalama tablomuz budur.

Ortada çözüm bekleyen esaslı bir sorunumuz var. Bu konulara biraz kafa yoranların şöyle bir itirazda bulunduklarını işitir gibiyim: “Efendim, bu durum yaşamakta olduğumuz batılılaşma ve kapitalistleşme sürecinin doğal bir sonucudur, yapılabilecek fazla bir şey yok”. Şunu hemen ifade edelim ki, bu çok doğru bir tespit değil. Ancak bu itirazın cevabı belki ayrı bir yazının konusu olabilecek kadar zor ve uzun.

Yorumlar (0)
12
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@