Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, 5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde gerçekleştirilen katliamın yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.
Başbağlar Katliamı’nın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı ve en vahşi olaylarından biri olduğunu ifade eden Tanoğlu, 33 masum canın vahşice katledilmesinin yalnızca Erzincan’ın değil, tüm Türkiye’nin hafızasında silinmeyecek derin bir yara olarak kaldığını belirtti.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin En Vahşi Akşamlarından Biriydi”
Başkan Ahmet Tanoğlu mesajında, 5 Temmuz 1993 tarihinin unutulmayacak bir acının adı olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin en vahşi akşamlarından biriydi 5 Temmuz 1993. Rakamlara vurulamayacak can kayıplarımız vardı. 33 canın vahşice katledilmeleri Türkiye’mizin, bilhassa Erzincan’ımızın hafızalarından asla silinmeyecek bir fecaatti. 33 canımızın katledilmesinin yanında okul, cami ve ev kundaklanmıştı.”
“Vandallar Arzularına ve Emellerine Asla Ulaşamadı”
Aradan geçen yıllara rağmen Başbağlar’da yaşanan acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirten Tanoğlu, katliamın yalnızca masum insanlara değil, aynı zamanda milletin birlik ve beraberliğine yönelmiş karanlık bir saldırı olduğunu kaydetti.
Tanoğlu açıklamasında, “33 sene sonrasından dönüp baktığımızda bu vandalların arzularına ve emellerine asla ulaşamadıklarını görüyorum, Rabbime şükürler olsun. Tarihsel ve kronolojik olarak Başbağlar Katliamı’na bakarsak bize hem dönemin karanlığı, istikrarsızlığı ve tekinsizliği görünürken hem de hain ellerin toplumu ayrıştırmak üzere ne tür cüretlere giriştiğini görebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Başbağlar Katliamı Dönemin Karanlık Yüzünü Gösterdi”
Başbağlar Katliamı’nın, 2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli faciasından yalnızca üç gün sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Tanoğlu, her iki acının da toplumu mezhepsel ve kökensel olarak kutuplaştırmak isteyen kirli odakların planı olduğunu belirtti.
Tanoğlu, “Henüz üç gün öncesi, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’ndeki vahşet, kirli bir elin toplumu mezhepsel ve kökensel olarak kutuplaştırmak istediğini açıkça göstermişti. Bu teşebbüsler kardeş kavgasına bizi itmeye çalıştıkça bizler birbirimize daha sıkı sarıldık. Provokasyon tetikçilerinin oyunlarına basiret, birbirimize duyduğumuz sevgi, inanç ve bağlılık ile düşmedik.” değerlendirmesinde bulundu.
“Acının Rengi, Irkı veya Mezhebi Olur mu?”
Başbağlar’da akşam namazının ardından camiden çıkarılan masum insanların hedef alındığını hatırlatan Tanoğlu, sivillere yönelen terörün insanlık dışı yüzünü Erzincanlıların çok yakından gördüğünü ifade etti.
Başkan Tanoğlu mesajında şu sözlere yer verdi:
“Akşam namazından sonra camiden çıkartılan masum Anadolu insanından kim ne isterdi? Acının rengi, ırkı veya mezhebi olur mu? Madımak gibi Başbağlar da güzel ülkemizin dinmek bilmeyen yürek sızısıdır. Belki bir köyü haritadan silmek istediler, ama biz birer filiz olarak doğduk. Daha çok toprağa köklendik ve bu ülkenin çocukları birbirlerine sımsıkı sarılmayı acı bir yöntemle bile olsa öğrendiler.”
“Başbağlar Haritadan Silinmedi, Silinemez”
Terörün acı ve çirkin yüzünü Erzincanlıların derinden yaşadığını belirten Ahmet Tanoğlu, nefret söylemlerinin kimden gelirse gelsin toplumlara zarar verdiğini vurguladı.
Tanoğlu, “Terörün acı ve çirkin yüzünü biz Erzincanlılar çok yakından gördük. Artık nefret söylemleri kim tarafından edilirse edilsin, asıl kaybeden hep o taraf olacaktır. Silahsız sivilleri hedef alan zihniyetin sona erdiğini görmek bizi mutlu etse de ülkemizde kardeşliğin, huzurun ve birliğin daim olmasını diliyorum. Başbağlar haritadan silinmedi, silinemez hafızalarımızdan ise asla.” ifadelerine yer verdi.
“33 Şehidimiz Yüreğimizde Yaşıyor”
Başbağlar’da hayatını kaybeden 33 vatandaşın aziz hatırasını rahmet, hürmet ve ihtiramla andığını belirten Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“33 şehidimiz yüreğimizde yaşamaktadır. Mekanları cennet-i ala olsun. Aziz hatıraları önünde ihtiram ve hürmetle eğiliyorum” dedi.