UNICEF ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, mülteci çocukların sorunlarına odaklanarak çözüm aradığı Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) programında kazanılan tecrübeler ve elde edilen veriler açıklandı.

Ankara Cermodern’de Avrupa Birliği finansmanı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğinde 2017’den beri mülteci çocuklara yönelik yürütülen Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) programı düzenlendi. Programda Şartlı Eğitim Yardımında gelinen noktalar, şimdiye kadar elde edilen veriler ve Türkiye’nin 81 ilinde 811 binden fazla çocuğa düzenli nakit yardımı sağlanarak eğitimleri desteklenirken, 15 ilde 170 binden fazla çocuğa da koruma hizmetlerine erişim imkanlarından yararlanması yer aldı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı İsmail Ergüneş, mülteci insanlar ve birçok üst düzey yönetici katıldı.

Şartlı Eğitim Yardımında tecrübe paylaşımı ve kaydedilen ilerlemeye ilişkin en son verilerini paylaşarak kurumlar arasındaki iş birliği ve iletişimi daha da geliştireceklerine inandıklarını dile getiren Ergüneş, “2017 yılından geçtiğimiz Ekim ayına kadar yabancı çocuklar için yürütülen şartlı eğitim yardım programını, koordinasyonunu UNICEF gerçekleştiriyordu. Bugüne kadar titizlikle yürütülen bu görevi UNICEF’ten Türkiye hükümeti olarak ekim de devraldık. Hedefimiz ülkemizdeki en kırılgan yabancıların onurlu bir hayat sürdürmelerini sağlamaktır. Göçle gelen insani değerleri yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Maalesef ki küreselleşmenin yeni sınavı insanın masumiyeti üzerine olmaktadır. İnsan masumiyetini yok eden insan varlığını tehdit eden küreselleşme sadece mülteciler açısından değil insanlığın geleceği açısından da ciddi tehditler oluşturmaktadır” diye konuştu.

BMC POWER’dan Türk Silahlı Kuvvetlerine yeni güç: “TTZA Motoru” BMC POWER’dan Türk Silahlı Kuvvetlerine yeni güç: “TTZA Motoru”

“Yıllardır göç ve savaşları bu coğrafya yaşamak zorundaymış gibi bir türlü nihayete erdirilememiştir”

Ergüneş ülkenin demokrasisinin ve ekonomisinin güçlenmeye başlanmasıyla göç ve mülteci konusunun daha ciddi bir şekilde ele alınmasının ertelenemez bir hal aldığını belirterek şunları kaydetti:

“Dünya, son yüz yılda insanlığın ortak değerleriyle daha fazla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Savaşın yıkıcı ve tahrip eden gücü insanları, doğup büyüdükleri topraklardan söküp atmıştır. Anneler, çocuklar koca bir maziyi arkalarında bırakarak yeni bir umuda yürüyor. İklim koşulları, ekonomik şartlar, insanın refah arayışı, savaşlar, iç çatışmalar, terör olayları göçü hızlandıran nedenler arasında ilk sırada yer alıyor. Göç ve mülteci sorunun özellikle İslam coğrafyalarında odak haline gelmesi üzerinde çok yönlü düşünülmesi gereken bir konudur. Yıllardır göç ve savaşlar bu coğrafyanın yaşamak zorundaymış gibi bir türlü nihayete erdirilememiştir. Şu an dünyada 103 milyonun üzerinde yerinden edilmiş kişi ve 32 buçuk milyon civarında da mülteci bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 2017 verilerine köre bu rakam 68 buçuk milyon yerinden edilmiş kişi varken bunun 25 milyonu mülteci konumdadır. Son 5 yılda bu rakamın yüzde 50 artması gerçekten düşündürücüdür ve bu 103 milyon yerinden edilmiş kişinin maalesef yüzde 70’ini kadın ve çocuklar oluşturmaktadır. Burada yok edilen insanlığın onurudur, insanlığın sahip olduğu ortak değerlerdir, yok olan adalet duygusudur, yok olan insanlığın geleceğidir.”

“Okumak bir kız çocuğu için kendine yapabileceği en büyük iyiliktir”

Programı Urfa’da okurken duyduğunu belirten katılımcı Hiba Alkhatib, ailesinin eğitime verdiği önemle bugünlere geldiğini aktararak, eğitimin insanın kıymetini arttırdığını söyledi. İnsanlara kalmaması önerisinde bulunan Alkhatib, “Okumak bir kız çocuğu için kendine yapabileceği en büyük iyiliktir” dedi.

Eğitimin insanın özgüvenini arttırdığını ifade eden mülteci Hamza Sakhen, eğitim desteğinin ulusal medeniyeti ilerlettiğini kaydederek, göçmen oldukları için ŞEY programının onlar için önemli olduğunu dile getirdi. Sakhen ayrıca program ile hem kendilerini tanıtma hem de Türk öğrencileri kültürlerini tanıtma fırsatı bulduklarını kaydetti.

Program, tecrübe paylaşım etkinliğinin ardından hatıra fotoğraf çekimi ile sona erdi.