Aydemir: ‘Ekonomide önceliğimiz, üretim, yatırım ve istihdamdır’ Aydemir: ‘Ekonomide önceliğimiz, üretim, yatırım ve istihdamdır’

Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, eleştirilere açık olmanın insanın kendini geliştirmesine yardımcı olduğunu, yapılan eleştirilerin kişiyi daha iyiye ulaştıracak bir araç olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, yeni yılı yeni bir başlangıç olarak düşünüp yaşanan tüm olumsuzlukları geride bırakmanın zamanı olduğunu belirterek, “Her yıl sona erdiğinde yaşadıklarımızın bir muhasebesini yapıp kah pişmanlık duyuyor kah doğru kararlar vermiş olmanın huzurunu yaşıyoruz. Ancak bizi mutsuz eden davranış ve alışkanlıklarımız değişmedikçe istediğimiz gibi bir yaşam sürmek pek de mümkün olmuyor” dedi.

Karaçiçek, mutlu olmak için bazı davranışlardan sadece yeni yılda değil ömür boyu uzak kalmak gerektiğini kaydederek 6 adımda neler yapılması gerektiğini şöyle anlattı:

"1. Mükemmellik kaygısından vaz geçin

Mükemmellik kaygısıyla yapılan işler, kalitesi açısından iyi sonuçlar doğursa da ruh sağlığı yönünden genellikle o kadar da iç açıcı olmuyor. Belli bir süre sonra tükenmişlik hissi yaşanmasında büyük rol oynayan bu kaygı, kişiyi hayal kırıklıkları yaşadığı ve kendinden şüphe ettiği bir hayata itebiliyor. Bu nedenle mükemmel olma isteğinden vaz geçip ‘yeteri kadar iyi’ olmaya çabalamanın kişinin kaygısını azaltarak elde ettiği başarılar ile hayatta daha mutlu olmasını sağladığını unutmayın.

2. Geçmişe takılmayın

Hayat akıp giderken ve sürekli yeni şeyler yaşarken bazen eskiye tutunmak insana daha kolay geliyor. Bu nedenle de birçoğumuz zaman zaman geçmişe takılıp kalıyor, önümüze bakmayı ihmal ediyoruz. Ancak yaşanan olumsuzluklara gereğinden fazla odaklanmak, olan iyi şeylerin de üzerini örterek kişiyi geleceğe dair umutsuzluğa sürükleyebiliyor. Bu nedenle gerçekçi değerlendirmeler yapmak her zaman geleceğe daha olumlu bakmanıza yardım edecektir.

3. Bugünü yaşayın

İnsan hayatında üç zaman bulunuyor; geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman. İçinde bulunduğumuz anı yaşamıyorsak ya geçmişte ya da gelecekte takılıp kalmışız demektir. Geçmiş muhasebesi ve gelecek kaygısının içine hapsolmak ise mevcut zaman diliminden mahrum kalarak adeta kendimizi cezalandırmak anlamına geliyor. Bundan dolayı geçmiş ve geleceği bugüne taşımadan bugünün tadını çıkarmaya çalışarak hayattan keyif alın.

4. Kapınızı eleştirilere kapatmayın

Eleştirileri kabullenmek insanların en zorlandığı durumların başında gelir. Özellikle kişiliğimize yönelik eleştiriler genellikle üzerimizde kötü etkiler bırakırlar. Eleştiriyle başa çıkabilmek içinse öncelikle alınganlık duygusuyla baş etmek gerekir. Ancak burada eleştirinin kimden geldiği de önem kazanır. Eleştirilere açık olmanın insanın kendini geliştirmesine yardımcı olduğunu aklınızdan çıkartmayın ve bir art niyet olmadıkça yapılan eleştirileri, sizi daha iyiye ulaştıracak bir araç olarak görmeye gayret edin.

5. Affetmeye istekli olun

Geçmişte size kötü şeyler yaşatanlara karşı öfke besliyor olabilirsiniz. Ancak bu şekilde yaşayarak sadece kendinize zarar verirsiniz. Elbette ki geçmişimizi tamamen unutmayacağız. Fakat bir şeyleri affetmeyi öğrenmedikçe mutlu olmak da zorlaşacaktır. Bu nedenle hayatta her şeyin yaşanabileceği gerçeğinden uzaklaşmadan hem bağışlamayı hem de geçmişten dersler çıkarmayı öğrenin.

6. Gerçekçi hedefler seçin

En iyi hedef kişinin kendisine ait olandır. Hedef koymak ise nereye, nasıl, ne zaman ve ne şekilde varmak istediğinizi belirlemenizi sağlar. Ayrıca iyi bir hedef olumlu enerji oluşturarak hayata heyecan katar. Bununla beraber belirlediğiniz hedeflerin ulaşılabilir ve gerçekçi olması da gerekir. Aksi halde gelecekte, belirlediğiniz hedeflere dair başarısızlıklar yaşayarak hayal kırıklığına uğramanız şaşırtıcı olmayacaktır.”