Büyükada’da bir kadın ve oğlunun yıllardır yaşadığı iş verenlerine ait müştemilat, kaçak olduğu gerekçesiyle Adalar Belediyesi ekiplerince yıkıldı. Mal sahibiyle daha önceden kira kontratı imzaladıklarını ve yıkım için mahkeme kararı alınmadığını savunan yaşlı kadın ile oğlu, mağduriyet yaşadıkları belirtti.

Büyükada’da seneler önce yanında çalıştığı A.F.’ye ait Büyükada Nizam Mahallesi’nde bulunan müştemilat şeklindeki yapıda yıllardır yaşayan Mecit Fahir Alp ve annesi Seniye Şener, iddialarına göre mal sahibinin mirasçısı ve oğlu A.T.İ. tarafından çıkartılmak istendi. Anne oğlun kaldığı yer, kaçak yapı olduğu gerekçesiyle Adalar Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldı. Kaldıkları yerin kaçak yapı veya gecekondu olmadığını, yapının inşa edildiği zamanın kanunlarına göre müştemilattan sayıldığını ve yeri 99 yıllığına kiraladıklarına dair ellerinde kira kontratı olduğunu iddia eden Mecit Fahir Alp, yapının yıkılması ile mağdur olduklarını belirtti.

"Rızam dışında evimde kalıyor"

Alınan bilgiye göre, A.T.İ.’nin şikayeti üzerine Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde ifadesi alınan A.T.İ., yerin anne babasından kaldığını, bu yerde şu an kendisinin ikamet etmediğini, ara sıra gelip gittiğini, bu ikamette Mecit Fahir Alp’ın kaldığını, bu kişinin 20 yıl önce kendi annesi ve babası yaşarken eve hizmetli olarak girdiğini, defalarca söylemesine rağmen evden çıkmadıklarını, bu zamana kadar evde kalmalarına müsaade ettiğini ancak uygunsuz davranış gerekçesiyle artık çıkartmak istediğini söyledi. A.T.İ., Alp’in kendisine eve uzun yıllar emek verdiğini söylediğini, kendisine herhangi bir şekilde kira vermediğini, Alp’in kendisine herhangi bir hizmet etmesinin söz konusu olmadığını ve rızası dışında evinde kaldığını söyleyerek Mecit Fahir Alp’ten şikayetçi olduğunu belirtti.

"99 yıllık kira kontratı imzalandı"

Mecit Fahir Alp ise, ifadesinde, A.T.İ’nin babası ile kendi babası arasında 1976 yılında Beyoğlu 16. Noterliği nezdinde 99 yıllığına kira kontratı imzalandığını, bu kira kontratına göre taşınmazda yaşadığını, müştemilata ait bütün faturaların kendisi tarafından ödendiğini, küçüklükten beri burada kaldığını, kira bedelinin peşin ödendiğini, kendisine ve ailesine manevi baskı yapıldığını, müştemilatın bakımını ve temizliğini annesi ile birlikte yaptıklarını söyledi.

Diyarbakır’da 72 saat sonra bir kadın canlı olarak enkaz altından çıkartıldı Diyarbakır’da 72 saat sonra bir kadın canlı olarak enkaz altından çıkartıldı

Savcılıktan takipsizlik kararı

Sahsın kendisince bir hakka dayanarak müştemilatta kaldığını belirten savcılık, konunun Sulh Hukuk Mahkemelerinin konusu olduğu için kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi.

"Adalar Belediyesi tarafından mağdur edildik”

Konu ile ilgili konuşan Mecit Fahir Alp, “Arsadan hisse verilerek buraya müştemilat şeklinde bir ev yaptırıldı. 99 senelik kira kontratı var. ‘Kira bedeli peşin ödenmiştir ve tamamını peşin aldım’ yazıyor. O zamanların kanunlarına göre yapılan her yapı evin müştemilatından sayılacağı için gerekli ve ilgili kurumlardan belgeler alınarak müştemilatımız yapılıyor. 2021 senesinde başlayıp bize türlü türlü yaptırımlar uyguluyorlar. Yerin su faturası benim adımadır. Yıllarca iki ev olarak İBB’ye ödedik. Yazın ortasında suyumuzu kestirdiler. Biz gidip tekrar açtırdık. Elektrik faturası annemin adınadır, elektriğimizi kestirdiler, tekrar açtırdık. Ondan sonra savcılığa bizi şikayet ediyorlar. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar çıkıyor. Buradan da sonuç alamayınca o kişi Adalar Belediyesiyle bir şekilde anlaşarak burayı gecekondu ilan ediyorlar. Adalar Belediyesinden bahçe kapısına isimsiz bir tebligat yapıştırılıyor. Buranın yıkılacağını öğreniyorum. Evraklarımı götürdüm imara; ‘evet siz haklısınız, burası gecekondu değil, kapı numarası olmaz müştemilattır, elektrik ve su sayacı tektir ve ana binaya bağlıdır’ denilerek, bize ‘mahkeme kararı olmadan yıkılamaz’ diye yazı veriliyor. Daha sonra beni zabıta arıyor. ‘Burayı 775’e göre yıkacağım’ diyor. Ben de kendisine ‘evrak size gelmedi mi’ dedim. ‘Bana gelen bir şey yok, ben evrak tanımıyorum, yıkacağım’ dedi. Tekrar belediyeye gittim görüşmeye. ‘Siz dolandırıcılarla iş yapıyorsunuz, evraklarım var, mahkeme kararı olmadan yıkılamayacağını yazan evrağım var’ diyorum, ‘o evrakı görürlerse herkesin memuriyet hayatı biter’ diyor. Daha sonra olay günü gelen polis memurlarına evraklarımı gösteriyorum. Annemi evden çıkarıyorlar zabıtalar. Adalar Belediyesi evimizi yıkıyor. Kendilerinden savcılığa suç duyurusunda bulundum. Gerekli belgeleri verdim. Bu şahısların en ağır cezayı almalarını bekliyorum. Kamu görevini kötüye kullanmak ve mala zarar vermek gibi birçok suç işledikleri ortadadır. Zararlarımızın Adalar Belediyesi ve bu kötü niyetli kişiler tarafından karşılanmasını bekliyorum. Adalar Belediyesi tarafından mağdur edildik” dedi.