Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Şükrü Çağatay, geleneksel Türk el sanatlarından olan camaltı resim boyama sanatını, 4 metrekare atölyesinde icra ederek gelecek nesillere ulaştırmak istiyor.

Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Şükrü Çağatay, geleneksel Türk el sanatlarından olan camaltı resim boyama sanatını, 4 metrekare atölyesinde icra ederek gelecek nesillere ulaştırmak istiyor.

(ÖZEL) Bilecik’te 800 kedi ve 2 bin köpeği kısırlaştırıp çip takıldı (ÖZEL) Bilecik’te 800 kedi ve 2 bin köpeği kısırlaştırıp çip takıldı

Geleneksel Türk el sanatları arasında önemli bir yeri olan, 19. yüzyılın başlarında ülkemizde büyük bir gelişme gösteren ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş sanat dalları arasında yerini alan camaltı resim boyama sanatı, Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Şükrü Çağatay’ın (70) ellerinde zamana direniyor. Cam levhaların arka yüzeylerine çizdiği resimleri toz boya, guaj, cam boyası ve akrilik boyalarla boyayan Çağatay, 57 yıldır bu sanatı yaşatmak için çalışıyor. 13 yaşında camaltı resim sanatı ile tanışan ve kendi imkanlarıyla sanatını geliştiren Çağatay, bu güne kadar 600’e yakın eser meydana getirdi. 2010 yılında 450’ye yakın eserini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verirken bir kısmının da satışını İstanbul’da gerçekleştirilen kültür ve sanat günlerinde yaptı. Sanatını 4 metrekare atölyesinde severek icra eden camaltı Ustası Çağatay, unutulmaya yüz tutmuş sanatı, gelecek nesillere aktarmak için çalışıyor.

"Bu sanatı kendim öğrendim"

Camaltı sanatını kendi imkanları ile 13 yaşında öğrenmeye başladığını söyleyen Şükrü Çağatay, “1960’lı yıllarda cam altı boyama sanatına ilgi duydum. Evde annemin bir resmi vardı ona bakarak kendim yapmak istedim. Camın üzerindeki yağlı boyaları, divit ile boyamaya çalıştım ve bu sanatı kendim öğrendim. Buna alışınca da cam altı resimlerini çoğaltmaya başladım. O günden bu güne bu işle uğraşmaya başladım. Şu ana kadar 550-600 eserim oldu, 450 tanesini Kültür ve Turizm Bakanlığına verdim. Bir kısmının da fuarlarda satışını yaptım. Son 15 yıldır da yaptığım resimlerde kutuların içinde bekliyor” dedi.

"İç Anadolu Bölgesinde sadece ben yapıyorum"

Camaltı resim sanatını gelecek kuşaklara aktarmak istediğini de belirten Çağatay, “Camları çarşıdan alıyorum, resmin ebatına göre camları kesiyorum, boyuyorum. Bu sanatı İç Anadolu Bölgesinde sadece ben yapıyorum. Benden başka da bu bölgede yapan yok. 70 yaşındayım, bu sanattan kopamıyorum. Bu iş maddiyat istediği için eskisi kadar uğraşamıyorum, elimde olan resimler satılsa yine bu işi yaparım. Bu sanat Osmanlı Döneminde çok ilgi görmüş ve bu zamana kadar da benimle geldi. Ben de bu sanatı geliştirmek, yaygınlaştırmak istiyorum. Gençleri eğitmek istiyorum ama elimde eğitici belgesi yok. Okullarda kurs verip bu sanatı yaymak istiyorum” şeklinde konuştu.

Vatandaşın isteğine göre siparişte aldığını ifade eden Çağatay, “Bana gelen her türlü resmi yapıyorum, sorunsuz olarak vatandaşın isteğine göre yapıyorum. Amacım benim sanatımı başka birileri de öğrensin ve benden sonra da onlar yaşatsın. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat, kimse yapmıyor, ilgi de duymuyor. Gelecek nesillerde benim gibi fırçayı ellerine alsın, daha iyilerini yapsınlar, onlarda bu sanatı yaşatmaya uğrasın.” açıklamalarına yer verdi.