Eskişehir Kazan Tatarları Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından 9 yıl önce kurulan müze evinde gelen ziyaretçilere Kazan Tatar kültürü tanıtılıyor.

İçi, geleneksel bir Tatar evi şeklinde tasarlanan müze evinde bu kültüre has olan deri, demir el işlemeleri, müzik aletleri ve Eskişehir’e göç edenlerin eski fotoğrafları yer alıyor. Dernek Başkanı Vedat Doğu, müzenin, yöresel kıyafetleriyle günlük yaşamı canlandıran mankenlerin aracılığıyla da gerçek bir ev ortamı oluşturduklarını anlattı. Tarihi Odunpazarı bölgesindeki Yeşil Efendi sokağında hizmet veren ve 1992 yılında açılan dernek ile Eskişehir’de bulunan Kazan Tatarlarının birbirleriyle dayanışmasını sağlamlaştırmak istediklerini ifade eden Doğu, "Tataristan’dan gelen öğrencilere destekte bulunmak ve misafirleri ağırlama amaçlı faaliyet gösteriyoruz. 2013 yılında ise dönemin Tataristan Cumhurbaşkanının vesilesi ile Kazan Tatarları müze evi açıldı” dedi.

Doğu, müze evinin insanın özünü hatırlamasına yardımcı olduğunu ve geleneklerin unutulmamasını sağladığını da belirtti.

"Çocuklarımızı geleneklerimizi devam ettirsinler"

Dernek Başkanı Vedat Doğu Eskişehir’deki ilk Kuyumcular Çarşısının Tatarlar tarafından kurulduğunu söyledi. Doğu, “Tatarlar, dericilik, el zanaatkarlığı ve kuyumculuk sayesinde zamanında rahat ediyorlardı, ancak 80’lerde fabrikasyonun başlaması sonucu insanlar bu işleri bıraktı, şimdi ise çocuklarımızı geleneklerimizi devam ettirsinler diye teşvik ediyoruz” diye konuştu.

Bakan Yardımcısı Ergüneş’ten Vali Karadeniz’e ziyaret Bakan Yardımcısı Ergüneş’ten Vali Karadeniz’e ziyaret

"Tatarlar asıl beceri sahibi oldukları dericilik ve kuyumculuk"

Tatarların Türkiye’ye göç edişlerinin tarihini anlatan Eskişehir Kazan Tatarları Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Vedat Doğu, “Rusya’nın Kazan bölgesinde yaşadıkları zulüm sonrası 1800’lerin sonlarında çareyi Osmanlı’ya göç etmekte buldular. İlk olarak Bursa’ya, sonra da Osmanlı’nın o zamanki iskân politikasından dolayı Eskişehir’in Çifteler ilçesi Osmaniye (Kuruhöyük) köyüne yerleştirilmelerine karar verildi. Köyün kuru bir toprağa sahip olmasından ve bir höyük bulunmasından dolayı köye Kuruhöyük ismi konuldu. Hayvancılık ve tarımcılık ile geçinen Tatarlar asıl beceri sahibi oldukları dericilik ve kuyumculuk işiyle ön plana çıktılar” diyerek konuşmasını bitirdi.