Dina’nın babası Guy Serge Ibouanga: "Kızım için adalet istiyorum" Dina’nın babası Guy Serge Ibouanga: "Kızım için adalet istiyorum"

Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve dünyanın en iyi korunan 20 kentinden biri olan, aynı zamanda Safranbolu Belediyesi tarafından başlatılan girişimle Türkiye’de Cittaslow’a üye olan 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’da bayram bitti ama turizm yoğunluğu bitmedi.

Tarihi, han, hamam ve konakları ile ünlü Safranbolu’da Ramazan Bayramı tatilinde yaşanan yoğunluk hafta sonunda da yaşanıyor. UNESCO Miras kenti ve Safranbolu Belediyesi tarafından alınan Cittaslow sertifikası ile Türkiye’de bu turizm kuruluşuna üye 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’nun tarihi alanlarına yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterdi.

Safranbolu’nun tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleri, bu özel günlerde ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Şehirdeki tarihi konaklar, hanlar, camiler ve dar sokaklar, bayramın ruhuna uygun bir atmosfer oluşturdu. Kent, Cittaslow hareketinin değişmeyen prensipleri doğrultusunda sakin ve sürdürülebilir bir yaşamı teşvik eden aktivitelerle doluydu. Ayrıca, Ramazan Bayramı boyunca Safranbolu’nun meşhur yöresel lezzetleri de ziyaretçilere sunuldu. Lokumdan, baklavaya, yöresel tatlılardan çeşitli yemeklere ve coğrafi işaretli ürün safrana kadar birçok lezzet, şehrin sokaklarında ve tarihi mekanlarında ziyaretçilere sunuldu. Safranbolu Belediyesi Hıdırlık Tepesi tesislerinde ziyaretçiler kentin değerlerinden bağlar gazozu eşliğinde Safranbolu’nun tarihi dokusunu seyretti. Safranbolu Belediyesi ziyaretçilere şehrin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmak, korumak ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla hareket etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Safranbolu Belediyesi tarafından kurulan Safranbolu tarihindeki ilk yılbaşı panayırının ardından Ramazan ayı boyunca sayısız etkinliğe imza atan Ramazan Panayırının da kente olan ilgiyi artırdığı görüldü.

Safranbolu’nun Ramazan Bayramı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle birlikte sakin ve sürdürülebilir bir yaşamın da simgesi oldu. Bu özel günlerde şehir, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin bir araya gelip, tarihi ve kültürel değerleri paylaştığı, birlikte zaman geçirdiği özel bir mekan haline geldi.