Erzincan’ın doğusu ile Bingöl’ün Yedisu ve Tunceli’nin Ovacık ilçeleri arasındaki bölgede, Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kesimleri boyunca iki ayrı sığ magma rezervuarı bulunduğu belirlendi. Uluslararası bilim insanlarının yürüttüğü araştırmada, aktif fay sistemi ile yer altındaki magma yapıları arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelendi.
Prof. Dr. Özgür Karaoğlu liderliğinde Türkiye, İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya’dan bilim insanlarının katkısıyla gerçekleştirilen araştırmada, Erzincan Havzası ile Karlıova Üçlü Eklem bölgesinin altında iki ayrı sığ magma rezervuarı tespit edildi.
Nature Portfolio bünyesindeki Communications Earth & Environment dergisinde 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan çalışmada, yüksek çözünürlüklü sismik tomografi ve üç boyutlu sayısal modelleme yöntemlerinden yararlanıldı.
Erzincan Havzası altında magma rezervuarı
Araştırmaya göre magma rezervuarlarından biri Erzincan Havzası altında, diğeri ise Karlıova Üçlü Eklem bölgesinde bulunuyor.
Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, deprem verileri üzerinden gerçekleştirilen sismik tomografi çalışmalarının Erzincan-Yedisu hattı ile Tunceli’ye uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesine işaret ettiğini belirtti.
Çalışmada, batıda Erzincan Havzası altında bulunan rezervuarın büyük ölçüde sismik açıdan sessiz olduğu, doğuda Karlıova Üçlü Eklem bölgesindeki rezervuarın çevresinde ise daha belirgin ve sürekli sismik hareketlilik görüldüğü tespit edildi.
Araştırmacılar, iki rezervuarın farklı sıcaklıklara ve eriyik oranlarına sahip olabileceğini değerlendirirken, fay hareketlerinin magma sistemlerinin çevresindeki gerilme birikimini artırabileceğine dikkat çekti.
Fay hareketleri magma sistemlerini etkileyebilir
Araştırmada kullanılan üç boyutlu modellemeler, Kuzey Anadolu Fayı boyunca meydana gelen sağ yönlü hareketin magma rezervuarlarının çevresinde çekme gerilmeleri oluşturabildiğini ortaya koydu.
Bu gerilmelerin, rezervuar çevresindeki kayaçların kırılmasını ve magma damarlarının yukarı doğru ilerlemesini kolaylaştırabileceği değerlendirildi.
Çalışmada ayrıca söz konusu gerilme aktarımının, başlangıçta magma kaynaklı aşırı basınç bulunmasa dahi gerçekleşebileceği, fay zonundaki kırıklı yapının ise gerilmenin yüzeye doğru aktarılmasını kolaylaştırabileceği belirtildi.
“Deprem veya patlama olacak” anlamına gelmiyor
Araştırmanın sonuçlarında, belirli bir tarihte deprem ya da volkanik patlama meydana geleceğine yönelik herhangi bir öngörüde bulunulmadığı özellikle vurgulandı.
Elde edilen bulguların, Doğu Anadolu’daki aktif fay sistemleri ile yer altındaki magma yapılarının birlikte değerlendirilmesinin önemini ortaya koyduğu ifade edildi.
Araştırmacılar, bölgedeki sismik hareketlilik ile olası magmatik hareketlerin bütüncül biçimde takip edilmesi gerektiğine dikkat çekerken, özellikle Erzincan Havzası çevresindeki magma-fay etkileşiminin bölgenin sismik ve volkanik tehlikelerinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Next





