Murat Çetin'nin kaleminden..

Yaklaşık altı yıldır, Erzincan'ın gelişimi için hayati önemde gördüğüm bir konuyu her fırsatta dile getiriyorum: Teknokent veya Teknopark kurulması gerektiği. Bu konu adeta benim için bir saplantıya dönüştü. Çünkü biliyorum ki, şehrimizin geleceği teknoloji ve inovasyonla şekillenecek. Ancak bugüne kadar gerekli mercilerle yaptığım görüşmelerden hep aynı oyalayıcı cevapları duydum: "Açılacak ama yer yok" veya benzeri bahaneler... Bu süreçte kaç müdür, kaç görevli değişti, inanın artık sayamıyorum.

Bu durum, şehirdeki teknoloji ve inovasyon altyapısının gelişimi önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Çevre iller bu alanda önemli adımlar atarken, Erzincan’ın hâlâ geride kalıyor olması kabul edilebilir değil. Şehrimiz her geçen gün bu fırsat trenini kaçırıyor.

Size bu konudaki hayal kırıklığımı daha iyi anlatabilmek için küçük bir anekdot paylaşmak isterim: Marmara Üniversitesi Teknokent Kuluçka Merkezi'ne yaptığım proje başvurusu, sadece üç gün içinde ön elemeyi geçerek kabul aşamasına geldi. Bu, teknoloji ve inovasyon ekosisteminin hızlı ve etkin bir şekilde işleyebileceğinin somut bir göstergesi. Peki ya Erzincan?

2006 yılında kurulan üniversitemize bakacak olursak, aradan geçen 19 yıla rağmen hâlâ bir Teknokent’in ya da benzeri bir yapının hayata geçirilememiş olması gerçekten düşündürücü. Bunun sebebi gerçekten “yer olmaması” mı? Yoksa daha derinlerde yatan başka nedenler mi var? Bana göre bu sorunun cevabı çok net: Yer problemi, bu konuda yaşanan gecikmenin gerçek nedeni olamaz. Türkiye'nin dört bir yanında uygun araziler bulunabilirken, Erzincan’da yer bulunamaması inandırıcılıktan uzak.

Asıl sorun, irade ve vizyon eksikliğidir. Şehrimizin potansiyelini harekete geçirecek, genç beyinlere fırsatlar sunacak ve ekonomik büyümeyi destekleyecek bu tür stratejik yatırımların görmezden gelinmesi, uzun vadede Erzincan’a büyük zararlar verecektir. Çünkü teknokentler yalnızca yazılım ve teknoloji firmalarının faaliyet gösterdiği alanlar değil; aynı zamanda üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren, nitelikli iş gücü yaratan, genç girişimcileri destekleyen ve şehir ekonomisinin çeşitliliğini artıran kurumlardır.

KOSGEB gibi kamu kurumlarının sağladığı destekler de göz önüne alındığında, Erzincan’ın bu fırsatı değerlendirmemesi affedilemez bir ihmaldir. Erzincan’ın sadece doğal güzellikleriyle ve tarihi mirasıyla değil; aynı zamanda teknoloji ve inovasyonla da anılan bir şehir olması gerektiğine inanıyorum.

Bu artık sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkıdır. Bahanelerin arkasına saklanma lüksümüz yok. Erzincan’a Teknokent kazandırılması için yetkilileri bir kez daha göreve davet ediyorum. Bu konuda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya da hazırız.

Sizce Erzincan’ın teknoloji ve inovasyon alanında hak ettiği yere gelmesi için başka hangi adımlar atılabilir?