Saltuk Samed Aksun'un kaleminden..
Ramazan ayına bir kez daha ulaştık hamdolsun. Her Ramazan geldiğinde aklımıza benzer sorular takılıyor: Bu ayı nasıl değerlendirelim, nasıl ibadet edelim, hangi davranışlarımız sevap, hangileri günah? Bugünkü yazımda, bir ilahiyatçı olarak değil, gönülden gelen samimi duygularımla ve yaşantımızda görmek istediğim naçizane düşüncelerimle Ramazan ayını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.
Ramazan ayında hayatımızda belirgin değişiklikler olur. İbadetlerimize daha fazla önem veririz, ancak çoğumuz bu ayı sadece diğer aylarda da yapmamız gereken ibadetleri gerçekleştirdiğimiz tek bir dönem gibi algılıyoruz. Elbette Ramazan ayı on bir ayın sultanıdır, ibadetlerin yoğunlaştığı bir aydır. Ancak önemli olan, bu ayda öğrendiklerimizi, Ramazan'daki güzel ahlakımızı ve ibadet alışkanlıklarımızı hayatımızın geri kalanında da devam ettirebilmektir.
Ramazan ayında insanlar davranışlarında daha dikkatli oluyor, ibadetlerini arttırıyorlar; ancak Ramazan bitince sanki her şey sona ermiş gibi davranışlarımızı tam tersi bir şekilde değiştirebiliyoruz. Bir anda neden 180 derece döndüğümüzü sorgulamamız gerekiyor. Ramazan ayı zaten Rabbimiz tarafından mübarek kılınmış bir aydır. Fakat biz kendimizi mübarek kılmazsak, Ramazan ayı boyunca yaptığımız ibadetlerin gerçek anlamı nedir? On bir ay boyunca günah işleyip sadece Ramazan'da ibadet ederek gerçek bir Müslüman hayatı yaşayabilir miyiz?
Bugünden itibaren gelin hep birlikte hayatımızı İslam’a uygun yaşayalım. Ramazan ayında gösterdiğimiz hassasiyet ve samimiyetle diğer aylarda da ibadet edelim. Unutmayalım ki belki de yaşadığımız bu Ramazan, bizim için son Ramazan olabilir. Kendimizi mübarek kılmazsak, gelecek Ramazan'a yetişemeyebiliriz. Öyleyse Ramazan’ın ruhunu tüm hayatımıza yayalım ve gerçek anlamda huzurlu ve mutlu olalım.
Next