Gazeteci Selçuk Özdemir'in Kaleminden...

Bazı şehirler var, daha ilk adımınızda sizi kendi evinizdeymişsiniz gibi sarıp sarmalıyor. Sivas da benim için işte tam böyle bir şehir. Bilirsiniz ya, bazen bir yere gidersiniz, oranın insanları, havası, sokakları hemen size dokunur, bir bakmışsınız “Burası bana iyi geldi” diye içinizden geçirmişsiniz. Bu yazıyı kaleme alırken Sivas’tan döndüm ama sanki hâlâ oradayım; aklımda o güler yüzlü insanlar, içime işleyen şehir kokusu, cebimde ise bambaşka bir aidiyet duygusu.

Türk İnternet Medya Birliği Sivas’ta Buluştu2

Herkesin Aynı Masada, Aynı Kalpte Olduğu Bir Toplantı

Bu şehirde TİMBİR ailesiyle buluşmak, bana yıllardır aradığım o samimi “birlikte olma” duygusunu yeniden hatırlattı. Son zamanlarda bu kadar içten, bu kadar heyecan verici bir toplantı yaşamadım desem yeridir. Belki de asıl farkı yaratan; masanın etrafındaki herkesin gözlerinde gördüğüm ışık, hepimizin mesleğe ve birbirimize duyduğu saf inançtı.

Sivas buluşmamızın baş kahramanlarından biri Genel Başkanımız Dr. Süleyman Basa. Öyle enerjik, öyle vizyoner bir lider ki, heyecanı bir kişiden herkese yayılıyor. Yanına, müthiş bir misafirperverlikle bizi ağırlayan Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Erdem Tokuş’u ve emeğiyle birliğe değer katan Fatih Tüten’i de koyunca, işte tam bir ekip ruhu!

Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilerle Sivas’ın havasını birlikte solumak anlatılmaz, yaşanır bir mutluluktu. İlk işimiz Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek’i ziyaret etmek oldu, ardından Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir ve MÜSİAD Sivas Başkanı Uğur Gürgön ile bir araya geldik. Her sohbet yeni bir umut, her karşılaşma Anadolu basınının geleceğine dair taze bir inanç demekti.

Timbirsivas

Sivas’ın Taşında, Esnafında, Havasında Hikâye Var

Elbette sadece toplantılarla sınırlı kalmadık; Sivas’ı gezmeden, o tarih kokan sokaklarında yürüyüp şehrin geçmişini hissetmeden dönmek olmazdı. Atatürk ve Kongre Müzesi’nde Cumhuriyet’in tohumlarına tanıklık ettik. Buruciye ve Çifte Minareli Medrese’de ise adeta tarihin içinde kaybolduk. Bir an durup “Biz nasıl bir kültürün mirasçılarıyız?” diye düşünmeden edemedim. Sivas’ın her taşı, esnafı, bakışı ayrı bir hikâye anlatıyor.

Toplantımızda, Anadolu basınının emeğini daha çok görünür kılacak olan Basın Ödülleri programını konuşmak da ayrıca heyecan vericiydi. Çünkü biliyoruz ki; bir gazeteci için ödül, emeklerinin karşılığını hissetmek, bir motivasyon kaynağıdır. Hele bu ödül Anadolu’nun kalbinden çıkacaksa, değeri katlanıyor.

Timbir Yönetim

Gürün’de Bir Basın Müzesi, Bir Şairin Evi ve Gökpınar Gölü’nde Hayata Mola

Sivas maceramız bitince, yolumuzu Gürün’e çevirdik. Orada bizi bambaşka bir sürpriz bekliyordu “Ercihan Çakmak Gürün Basın Müzesi.” Sevgili Ercihan Çakmak’ın bir ömre sığdırdığı arşivi, geçmişten bugüne bir köprü gibi uzanıyor. Müzede dolaşırken gazeteciliğin ne kadar meşakkatli, ama bir o kadar da anlamlı bir yolculuk olduğunu bir kez daha anladım.

Timbir Gürün

Bir başka anlamlı durak ise, Gürün’ün edebiyattaki gururu Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Anı Evi oldu. O mütevazı evde, şairin yaşadığı hayatı, daktilosunun başında yazdığı dizeleri görmek… İnsan ister istemez, “Gerçekten bir iz bırakabilmek ne büyük şeymiş” diye düşünüyor.

Gürün’den ayrılmadan önce bir de Gökpınar Gölü’nde nefes aldık. Kaymakam Abdullah Sarı ve Belediye Başkanı Nami Çiftçi’ yemekte bize eşlik ettiler. O berrak suya bakarken, “Burası dünya mı gerçekten?” dedirten bir huzur sardı içimi. Şehrin karmaşasından, gündemin yoğunluğundan uzak; doğanın kucağında, dostlarla kısa ama dolu dolu bir mola verdik.

Birlik Olmak, Anadolu’nun Değerlerini Yaşatmak

Tüm bu güzelliklerin sonunda, bir kez daha anladım ki; birlik olmak, yol arkadaşlığı etmek, Anadolu’nun değerlerini yaşatmak, işte asıl mesele bu. Sivas ve Gürün’de geçirdiğimiz o güzel günlerin mimarlarına; başta Mehmet Erdem Tokuş, Fatih Tüten ve Gürün’de sıcacık misafirperverliğiyle bizi ağırlayan Ercihan Çakmak’a, bizleri bir arada tutan değerli Genel Başkanımız Dr. Süleyman Basa’ya ve tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Her biri mesleğimizin ustası, her biri Anadolu basınının gerçek temsilcisi… Sivas’tan dönerken kalbimde sadece güzel hatıralar değil, aynı zamanda güçlenen bir inanç vardı: TİMBİR olarak Anadolu’nun dijital medyadaki sesi daha gür çıkacaksa, bu ancak yerelden başlayarak mümkün olacak.

Ve ben, bu yolculuğun bir parçası olmaktan her zaman büyük bir gurur duyacağım.